İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan ihtiyati haciz talepli bey…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ: 18/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 15/10/2025 NUMARASI : ... Esas DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan ihtiyati haciz talepli beyan dilekçesinde özetle; Müvekkilin alacağının semeresiz kalmaması adına davalı adına kayıtlı olan taşınmaz ve araçların kayıtları, 3. Kişilerdeki tüm hak ve alacakları üzerine iyiniyetli üçüncü kişilere devrinin engellenmesi bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür. Cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi 15/10/2025 tarihli ara kararında özetle; "Dava dilekçesi ve dosya içeriğine göre; Dava dilekçesinde talep edilen ihtiyati haciz konusu davalının taşınmaz ve araçların kayıtları, 3. Kişilerdeki tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz talebi var ise de dava konusu taleplerin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında ihtiyati haciz talebinin vicdani kanaat ile reddine karar verilmiş olup Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; söz konusu kararda İİK 257 maddesinin dikkate alınarak vadesi gelmemiş alacaklar hakkındaki düzenlemeye göre yargılamayı gerektirir bir uyuşmazlık bulunduğuna karar verilmişse de mahkemenin kararının mevzuata aykırı ve yanlış değerlendirme içerdiğini, ispat ölçüsü bakımından yaklaşık ispat kavramının kabul gördüğünü, mahkemece verilen 15/10/2025 tarihli ihtiyati haciz talebini kararının kaldırılmasını ve talepleri şeklinde karar verilmesini dilemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklı sigortacının ödediği bedeli, kusurlu zarar veren davalı üçüncü kişiden TTK 1472. Maddesi gereğince alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafın talebi ile dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda davalının malvarlığına ihtiyati haciz istenmesi üzerine, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından ihtiyati haciz kararı yönünden kararın istinafa getirildiği anlaşılmaktadır. Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder. İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder.Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından rücu konusu yapılan maddi tazminat alacağını teminen ihtiyati haciz talep edilmiş mahkemece talebin reddine karar verilmiştir. Alacak davacı tarafça ödemenin yapıldığı tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada delil olarak dayanılan bilgi ve belgelere göre davacının alacağının olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Ödeme tarihi itibarıyla davacının alacakları muaccel hale gelmiştir. Alacağın kesin olarak kanıtlanması gerekmez. Davacının alacağı rehinle de temin edilmediğine göre borçlunun elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarından uygun miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak davacının harçlandırılmış dava dilekçesi üzerinden %15 teminatla davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulması gerektiğine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ihtiyati HACZE yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda KABULÜ ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; 2-Davacının İİK’nun 257.maddesindeki yasal koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin harçlandırılmış dava esas değeri (497.500,00 TL) üzerinden %15 teminat mukabilinde KABULÜ ile; Davacının harçlandırılmış dava dilekçesinde belirlemiş olduğu 497.500,00 TL'lik alacağın teminine ilişkin ve bu miktarla sınırlı olarak, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine alacağa yeter miktarda İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi'nin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, 4-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan karar ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Karar tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-(f) gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/02/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.