İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine yazılan rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı/karşı davalı vekili;müvekkilin ... ... markasının sahibi olduğunu, markayı kullanma hakkının sadece müvekkiline ait olduğunu, ayrıca müvekilinin ... ... markasının tescili için 01/06/2016 tarihinde başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirkette ortak olan da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2091 KARAR NO : 2025/1938 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/03/2022 NUMARASI: 2018/148 Esas - 2022/262 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12/12/2016 KARŞI DAVA TARİHİ: 17/02/2017 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine yazılan rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı/karşı davalı vekili;müvekkilin ... ... markasının sahibi olduğunu, markayı kullanma hakkının sadece müvekkiline ait olduğunu, ayrıca müvekilinin ... ... markasının tescili için 01/06/2016 tarihinde başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirkette ortak olan davalıların 03/06/2016 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, paylarının devir alınmasıyladavalılar hisselerini devrettikten sonra taraflar arasında bu markanın kullanılmamasına ilişkin 03.06.2016 tarihli taahhütname imzalandığını,taahhütnamenin müvekkilinin bu haklarını yani şirketin ismini, markasını kullanmasını yasaklayan, engelleyen, sözleşme hükümlerine uyulmadığı takdirde müvekkilinin yüksek miktarda cezai şart ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşme olduğunu, markanın tek sahibi müvekkili iken davalıların 03.06.2016 tarihinde aynı sektörde faaliyet gösteren ... ... Bilişim Sist. ve Dan Hiz Ltd Şti unvanlı şirketi kurduklarını, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini, sözleşmenin müvekkilinin ticari hayatını sekteye uğratacak ve yasal haklarını kullanmasını engelleyecek nitelikte olduğunu, sözleşmede irade sakatlığının mevcut olduğunu, belirterek, 03/06/2016 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, davalıların kurduğu aynı isimli şirketin haksız rekabete yol açması sebebiyle haksız rekabetin önlenmesine ve bundan doğan 200-TL maddi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı/karşı davacılar vekili; müvekkilleri ile diğer ortak ...'un anlaşmazlığa düşerek ortaklığı sonlandırmaya karar verdiklerini, buna göre şirket yetkilisi ...'un şirketin tek sahibi olacağı,karşılığında müvekkillerinin ... ... tescilsiz markasının sahibi olacağı konusunda anlaştıklarını; düzenlenen 03.06.2016 tarihli taahhütname ile davacı tarafın markayı kullanmayacağını açık bir şekilde taahhüt ettiğini, ancak davalının müvekkilleri hisseleri devretmeden 2 gün önce 01.06.2016 taahhüdüne aykırı olarak ... ... markasına çift imza ile verilecek yetki ile başvuru yapılması gerekirken, tek imza ile verdiği yetkiyle marka tescili için müracaat ettiğini, hisse devri karşılığı bedel almayan müvekkillerinin, markayı alma koşuluyla davacıya büyük bir müşteri potansiyeli bıraktıklarını, davacının hangi irade sakatlığı haline dayandığının belli olmadığını, taahhütnamede davacıya yeni markaya geçmesi konusunda 3 aylık bir geçiş süresi verilmesinin de tarafların birbiriyle örtüşen irade beyanında bulunduklarını gösterdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. KARŞI DAVA: Davalı/karşı davacılar vekili;03.06.2016 tarihli taahhütname ile davalının ... ... markasını 01/09/2016 tarihinden itibaren hiç bir şekilde ticari amaçlı olarak kullanmayacağını beyan ve taahhüt ettiğini, ancak asıl davadan ve gerekse davacı/karşı davalıya ait "www....com.tr" adresinden anlaşıldığı üzere, karşı tarafın ... ... markasını kullanmaya devam ettiğini,taahhütnamede, karşı yanın taahhüdüne aykırı davranması halinde 500.000-USD cezai şartı müvekkillerine ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, karşı yana 22.12.2016 tarihinde keşide ettikleri ihtarname ile ... ... markasının kullanımına son verilmesinin ihtar edildiğini, buna karşın davacı/karşı davalı tarafın müvekkillerine gönderdiği 30/12/2016 tarihli cevabi ihtarnamede, taahhüdün geçersiz olduğunu,markaya tescil başvurusunda bulunduklarını, markanın kullanımına son verilmesini ihtar ettiğini, dolayısıyla davacı/karşı davalının hak sahibi olmadığı marka üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunarak kullanmaya devam ettiğini, bu şekilde davalının taahhüdüne aykırı davrandığını belirterek, şimdilik 10.000-USD cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı/karşı davalı vekili; 03/06/2016 tarihli taahhütnamenin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, markanın tek sahibi müvekkili olmasına rağmen karşı davacıların aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı ismi taşıyan ... ... Bilişim unvanlı şirketi kurmalarının haksız rekabete yol açtığını belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; asıl davada davacı/karşı davalı tarafından gabin nedenine dayalı olarak taraflar arasındaki taahhütnamenin geçersizliğinin ileri sürüldüğü, davacı/karşı davalının hisse devri karşılığında marka kullanım hakkından vazgeçtiği, bulunduğu yapmama ediminin ivazlı olduğu, sözleşme kurulması anında ve sonrasında mali kayıtlarına göre de ekonomik anlamda müzayaka halinde olmadığı, edimler arasında aşırı bir oransızlık olmadığından taahhütnamenin geçerli olduğu, davacı/karşı davalının bir tescile dayalı marka hakkı olmadığı, davalı/karşı davacıların TTK'nın 55. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil eden bir eylemi bulunmadığı anlaşıldığından asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise taraflar arasındaki geçerli taahhütnamede yer alan markayı kullanmama ediminin karşı/davalı tarafça ihlal edildiğinin karşı davalı tarafça çekilen ihtarnameler ile ikrar edildiği, bu durumda kendisi de tacir olan karşı davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmek yükümlülüğü olduğu halde, taahhütnameye aykırı hareketi neticesinde cezai şart ödemesi gerektiği, karşı davanın diğer davacısı olan ... ... şirketinin ise taahhütnamenin tarafı olmadığı göz önüne alındığında, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince karşı davalıdan cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 10.000-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsili ile karşı davacı ... Tolan ve ...'ya verilmesine, diğer davacı ... ... .. Ltd. Şti. yönünden talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı/karşı davalı vekili; müvekkilinin tek başına büyük bir özveri ile kurduğu şirketin, isim hakkından bir taahhütname ile vazgeçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu taahhütnameyi kendi ve bağımsız iradesiyle imzalamayacağını, mantığa ters düşen bu taahhütnamenin imzalanmasının, taahhütnamenin geçerli olduğu anlamına gelmediğini, davalıların hisselerinin fazla olmasından bahisle şirketi kapatabileceklerine yönelik tehditleri sebebiyle imzalanan bu taahhütnamenin, ticari hayatın kurallarına uygun düşmediğini,sözleşmede irade sakatlığının mevcut olduğunu ve bu nedenle taahhütnamenin geçersizliğinin kabulü gerektiğini, ayrıca taahhütnamenin müvekkilinin ekonomik özgürlüğünü aşırı derecede sınırlandırması nedeniyle genel ahlaka da aykırı olduğunu, taahhütnamede belirlenen ,hükmedilen cezai şartın fahiş olduğunu, davalı/karşı davacıların ortaklıktan ayrıldıktan sonra aynı unvanlı şirket kurarak haksız rekabete neden olduklarını, ayrıca mahkemece tanık dinletme istemlerinin göz ardı edilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı/karşı davacılar vekili; mahkemece asıl dava yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 200-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca karşı davada şirket dışındaki müvekkilleri lehine hükmedilen 10.000-USD'nin karar tarihindeki TL karşılığı dikkate alınarak bu müvekkilleri lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu avukatlık ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, asıl ve karşı davada verilen kararın vekalet ücreti yününden kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava, taraflarca düzenlenen 03/06/2016 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ile maddi tazminat; karşı dava ise,cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı/karşı davalı...Teknolojileri şirketinde ortak olarak yer alan davalı/karşı davacı ... ile ...'nun şirkette bulunan tüm hisselerini 03.06.2016 tarihli hisse devri sözleşmesi ile ...'a devrederek şirket ortaklığından ayrıldıkları, aynı tarihte düzenlenen ve taahhüt eden ... ve ... şirketi ile paylarını devreden davalı/karşı davacıların imzalarının bulunduğu taahhütname ile; davacı/karşı davalı .. şirketi ile şirket yetkilisi ...'un "... ..." markası üzerinde hak iddia etmemeyi, haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunmamayı, taahhüde aykırılık halinde ise karşı tarafa 500.000-USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri, ancak davacı şirketçe hisse devri ve taahhütname tarihinden 2 gün önce 01.06.2016 tarihinde markanın adına tescili hususunda marka vekiline vekaletname verildiği, davalı/karşı davacılar tarafından aynı alanda faaliyet göstermek üzere ... ... .. Ltd. Şti. unvanlı şirketin 06.06.2016 tarihinde kurularak ticaret siciline tescil edildiği, davalı/karşı davacılar tarafından davacı/karşı davalı şirket ile yetkilisine keşide edilen 22.12.2016 tarihli ihtarname ile taahhüde aykırı olarak ... ... markasının kullanıldığı belirtilerek, markanın kullanılmasına son verilmesinin ihtar edildiği, davacı/karşı davalı şirket tarafından keşide edilen 30.12.2016 tarihli cevabi ihtarname ile markanın hakları kendilerinde olup tescil başvurusunda bulundukları, taahhütnamenin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğu, karşı tarafın eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilerek bu eylemlere son verilmesinin istenildiği, ... ... markasının tescili için davalı/karşı davacı ... şirketinin tescil başvurusunun 12.10.2017 tarihinde işlemden kaldırıldığı, markanın yaptığı başvuruya istinaden 09.01.2018 tarihinde davalı/karşı davacı ... ... şirketi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Asıl davada davacı tarafça, 03.06.2016 tarihli taahhütnamenin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülmüşse de, hangi irade sakatlığına dayanıldığı açıklanmamıştır.Davacının geçersizlik iddiasının gabine dayalı olduğunun kabulü halinde de davacı/karşı davalı şirketin müzayaka hali bulunmadığı tesbit edilmiştir.Taahhütte bulunan tarafın tüzel kişi tacir olduğu da gözetildiğinde, şirketin kullanımında olan tescilsiz markanın kullanımının sözleşmenin diğer tarafına terk edileceğine dair taahhütnamenin, davacı/karşı davalı şirketin ekonomik özgürlüğünü sınırlandırmasından ve buna bağlı olarak genel ahlaka aykırı olduğundan söz edilemez. Bu nedenle taahhütname başlıklı sözleşme geçerli olup, asıl davada davacının taahhütnamenin geçersizliğine dair iddia ve talebi yerinde değildir. Davacı/karşı davalının markanın kullanımını karşı tarafa terk etme taahhüdü karşısında, markayı davalı/karşı davacıların kullanması haksız rekabet teşkil etmediğinden, davacı/karşı davalının asıl davadaki haksız rekabetin önlenmesi ve buna dayalı maddi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Karşı davada ise, davalı/karşı davacılar tarafından 03.06.2016 tarihli taahhütnamenin ihlali nedeniyle kararlaştırılan cezai şart talep edilmiştir.Taahhütnamede davacı/karşı davalının ... ... markasını kullanımını karşı tarafa bırakmış olup, taahhüdü ihlalin yaptırımı olarak 500.000-USD cezai şart öngörülmüştür.Davacı/karşı davalının taahhüdüne aykırı olarak markayı kullanmaya devam ettiği sabit olup, cezai şart talep koşulları oluşmuştur. Davalı/karşı davacı ... ... şirketi 03.06.2016 tarihli taahhütnamede taraf değildir. Sözleşmenin nispiliği kuralı gereğince karşı davacı şirketin taahhütnamede lehine cezai şart öngörülen kişilerden olmadığından cezai şart talebinin aktif husumet nedeniyle karar verilmesi yerindedir.Lehine cezai şart kararlaştırılan karşı davacılar bakımından cezai şart talep koşulları oluşmuştur.Taahhütnamede kararlaştırılan 500.000-USD cezai şarttan kısmi davada talep olunan 10.000-USD cezai şarta hükmedilmiştir. Davacı/karşı davalı vekili, cezai şartın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.Kısmi davada talep olunan miktarın da fahiş olması halinde tenkis yapılması mümkündür. TTK'nın 22. maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da, cezai şart tacirin iktisaden mahvını gerektirecek derecedeyse tenkise karar verilebilecektir.Bilirkişi raporunda, davacı/karşı davalı şirketin mali tablolara istinaden öz kaynaklarının 1.021.320,67-TL olduğu, 10.000-USD cezai şart tutarının şirketin ekonomik olarak mahvına neden olmayacağı belirtilmiştir. Bu halde ,davacı bakımından iktisaden mahva sebeb olmayacak miktarda talep olunan cezai şartın fahiş olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Asıl davada davacının talepleri haksız rekabetin tesbiti - önlenmesi ve buna dayalı 200-TL maddi tazminata ilişkin dir.Maddi tazminat istemi bakımından davalılar lehine 200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekle birlikte, haksız rekabetin önlenmesi istemi bakımından ayrıca davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.Karşı davada ise karşı davacıların cezai şart talebi 10.000-USD olup, karşı dava tarihi itibariyle karşılığı (kur: 3.6784) 36.784-TL'dir. Mahkemece de bu dava değeri üzerinden karar tarihindeki tarifeye uygun olarak nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı/karşı davacılar vekili, hükmedilen tutarın karar tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.Yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değeri, dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Yargılama sürecinde yabancı paranın değerinin düşmesi veya artması dava değerini değiştirmez. Aksinin kabulü, dava değerinin kur değiştikçe azalıp artması sonucuna götürür. Buna göre yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda, vekalet ücretinin yabancı paranın dava tarihindeki karşılığı Türk Lirası üzerinden hesaplanması gerekmektedir (Dairemizin 2023/1805 esas 2023/1410 karar sayılı, 2020/427 esas 2022/1624 karar sayılı, 2021/1867 esas 2021/1868 karar sayılı ilamları, Yargıtay 11. HD'nin 2020/6387 E. 2022/3774 K. sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle; davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; reddedilen asıl davada davalılar yararına maddi tazminat istemine ilave olarak reddedilen haksız rekabetin önlenmesi istemi bakımından da maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta bir hüküm verilmemesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı/karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, yeniden karar verilmesine asıl davada reddedilen haksız rekabetin önlenmesi istemi bakımından davalı/karşı davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı/karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 Tarih 2018/148 Esas - 2022/262 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Asıl davanın reddine, Karşı davada davacı ... ... Bilişim Sistemleri ve Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti. tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine,Karşı davacılar ... ve ... tarafından açılan karşı davanın kabulüne, 10.000-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacılar ... ve ...'ya verilmesine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl Davada; alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 29,20-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 586,20-TL harcın davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalılar vekili için AAÜT uyarınca reddedilen maddi tazminat istemi yönünden 200-TL, reddedilen haksız rekabetin önlenmesi istemi yönünden 45.000-TL olmak üzere toplam 45.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Karşı Davada; Alınması gereken 2.512,71-TL karar ve ilam harcından,karşı davacılar tarafından yatırılan 31,40-TL'nin mahsubu ile kalan 2.481,31-TL harcın davacı -karşı davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Karşı davacılar tarafından yatırılan 45,90-TL peşin harçların davalıdan alınarak karşı davacılar ... ve ...'ya verilmesine,Karşı davacılar vekili için takdir olunan 5.517,60-TL nispi vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak karşı davacılar ... ve ...'ya ödenmesine,Karşı davalı vekili için takdir olunan 5.517,60-TL vekalet ücretinin davacı ... ... Bilişim Sistemleri ve Danışmanlık Hiz. Ltd. Şti'den alınarak davalıya ödenmesine,"Asıl davada alınması gereken 615,40-TL, karşı dava nedeniyle alınması gereken 2.512,71-TL olmak üzere toplam 3.128,11-TL istinaf karar harcından, davacı/karşı davalı tarafından asıl ve karşı davada yatırılan toplam 708,88-TL peşin istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 2.419,23-TL harcın davacı/karşı davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davalı/karşı davacılar tarafından yatırılan 161,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Davacı/karşı davalı ile davalı/karşı davacı ... ... Bilişim Sistemleri Ve Dan. Hiz. Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2025