İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı firma, davalı borçlu ... Kooperatifi'nin üyelerinden olup, davalı kooperatif bünyesinde ... isimli gemisi ile yolcu taşıma hizmeti verdiğini, davalı borçlu k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/301 KARAR NO : 2026/285 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/01/2026 NUMARASI : 2025/989 Esas - 2026/4 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı firma, davalı borçlu ... Kooperatifi'nin üyelerinden olup, davalı kooperatif bünyesinde ... isimli gemisi ile yolcu taşıma hizmeti verdiğini, davalı borçlu kooperatife, her ay verilen taşıma hizmeti karşılığı hizmet bedeli için e-fatura kesildiğini, davacı firmanın faturaları, itiraza uğramaksızın davalı tarafın defter ve hesaplarına işlemekte ancak iş bu fatura bedelleri davacı firmanın hesabına en az 5 ay geriden gelmek suretiyle kısım kısım ödendiğini, yine bu şekilde ödenmeyen 2024 yılı Temmuz (bakiye), Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ilişkin taşıma hizmet bedeli alacakları, şifahen yapılan tüm görüşmelere rağmen davacı firmaya süresinde ödenmediğini, bunun üzerine tarafınca İstanbul 24. İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. ile başlatılan ilamsız takip, kooperatif tarafından yapılan haksıız ve mesnetsiz itirazla durdurulduğunu, davalı 03.01.2025 tarihli itirazında, davacıya karşı kesinleşmiş bir borcu bulunmadığını iddia ve beyan ederek takibe, borca, işlemiş faize, borcun tüm fer'ilerine, faiz türüne, faiz oranına, ödeme emrine ve takip dayanağına itirazda bulunduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, takipten sonra asıl alacağa yönelik olduğu düşünülerek yapılan, yukarıda tarih ve meblağları belirtilmiş ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasını, davalı borçlunun itirazda bulunmaktaki kötü niyeti sabit olduğundan, yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, arabulucuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle arabuluculuk vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ",davacı talebinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturanın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taşımanın deniz yolu ile yapıldığı ve denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşıldığından, davanın denizcilik ihtisas mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekle, davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesine özetle; davacı tarafça, müvekkil aleyhine icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve taleplerin taraflarına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, bu nedenle dava konusu alacağın dayanağı, miktarı, yapılan ödemeler, bakiye bulunup bulunmadığı, görev hususu ve davacının sair taleplerine ilişkin olarak cevap ve savunmalarını sunma imkanlarının taraflarına tanınmadığını, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları alınmaksızın yalnızca dava dilekçesindeki beyanlar esas alınarak görev yönünden değerlendirme yapılmış ve davanın usulden reddine karar verildiğini, bu haliyle, savunma hakkı kısıtlanarak tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/989 Esas ve 2026/4 Karar sayılı ilamının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına, her halükârda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini, talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, deniz taşımasına konu yolcu taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davada Deniz İhtisas Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. HSYK 'nın 20/07/2004 tarih ve 370 sayılı kararı ile İstanbul 'da kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlenmiş ve yine 09/09/2014 tarihli ticaret mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür(HGK'nın 11.04.2019 tarih, 2017/15-2141 esas ve 2019/442 karar).Somut olayda uyuşmazlık deniz taşımasına konu yolcu taşıma bedeline ilişkin fatura alacağına ilişkin olup, uyuşmazlığın deniz taşımasından kaynaklanmasına göre eldeki davada denizcilik ihtisas mahkemeleri görevlidir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin yazılı şekilde davanın görev/dava şartı yokluğundan usulden reddi ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-c maddesi uyarınca Kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2026