T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/104 KARAR NO : 2026/139 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/10/2021 NUMARASI : 2018/57 Esas - 2021/675 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (... Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/104 KARAR NO : 2026/139 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/10/2021 NUMARASI : 2018/57 Esas - 2021/675 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (... Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... ettiren ...A.Ş. sigortalı ... A.Ş.'ye ait, ... OS- İzmit'de bulunan "Ambalaj Fabrikası" inşaatının, 23.03.2016-31.12.2016 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde ... numaralı İnşaat ...... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, inşaata, 16.01.2017 tarihinde hırsızlık amacıyla kimliği belirsiz kimseler tarafından ... RM kod ve ebadında kabloların bir kısmının çalınması ile sigortalı şirketin zarara uğratıldığını, davaya konu hırsızlık hadisesi ile ilgili hazırlanan olay yeri inceleme raporunda bahse konu hırsızlık olayının tutanak altına alındığını, meydana gelen zarar sonucu sigortalı tarafından müvekkili şirkete yapılan müracaata istinaden ... sayılı Hasar Dosyası açıldığını ve müvekkili tarafından bağımsız ve uzman eksper aracılığıyla hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, hazırlanan ekspertiz raporundaki bulgular doğrultusunda davalı Özel Güvenlik şirketinin söz konusu hasardan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından yaptırılan eksper incelemesi neticesinde işbu haksız fiil nedeniyle meydana gelen 30.835,46-TL tutarındaki hasarın ilgili poliçe çerçevesinde sigortalıya 04.10.2017 tarihinde ödendiğini, davalı ... Ltd. Şti. arasında sahanın tüm güvenliğinin sağlanması kapsamında sözleşmesi bulunduğunu ve davalının bahsi geçen olay sonucu sözleşmeye aykırı davrandığını, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hak, alacak ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; teminatsız olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 30.835,46-TL'nin 04.10.2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Soruşturma dosyasında yer alan ve tahkikat aşamasında bilgileri alınan ... ve ... beyanlarında çalındığı iddia edilen kabloların makineden kesilip atılmasının imkanı olmadığını, 1000 metre 2 tona yakın kablonun çıkarılıp götürülmesinin imkansız olduğu, hırsızlık iddiasına konu malın niteliği gereği çalınmasının mümkün olmadığını belirtmiş, soruşturma dosyasında da daimi arama kararı verilmiş olup, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hırsızlık fiili nedeniyle zayi olduğu belirtilen 1012 metre uzunluğundaki kablonun şantiye sahasında mesai saatleri dışında açıkta makara üzerinde muhafaza edildiği, kablo makaraya sarılı olduğu halde hem makaranın boyutlarının büyük, hem elektrik kablosunun ve makaranın ağırlığının fazla olması, hem de hırsızlık fiili öncesi montajına başlanmış olması nedeniyle mesai saatleri dışında şantiye sahasında kapalı ve kilitli bir alana veya depoya taşınamadığı, 17/01/2017 tarihli olay yeri inceleme raporunda da makaraya sarılı olan ve çalındığı iddia edilen kablonun ağırlığının beyanlar doğrultusunda yaklaşık 2000 kg olduğunun anlaşıldığı, makaraya sarılı 2000 kg ağırlığındaki kablonun insan gücü ile taşınmasının mümkün olmadığı, bir kişi75 kg taşısa bile yaklaşık 26 kişiye ihtiyaç duyulacağı ve bu kişilerin dere üzerindeki merdivenden kablolarla geçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kesilerek çıkarılması/atılması durumu için ise kesilen kabloların forklift ile yüklenerek kamyonet ile taşınabileceği ve olay tarihinde kış mevsiminde etrafı tarla ve toprak olan şantiye çevresinde araçların sesinin duyulabileceği gibi olay yeri inceleme raporunda tekerlek izlerine rastlandığına dair ifade bulunmadığı, böylece araç kullanılarak taşınması ihtimalinin gerçekleşmediği, kabloların çalındığına dair bir tanık veya kamera kaydı da bulunmadığı hususları dikkate alındığında, konu emtiaların (kabloların) çalındığına dair dosya kapsamında yeterli delil/belge bulunmadığından Mahkememizce de kabloların çalındığına dair kanaat oluşmamıştır. Bu nedenle davacının hırsızlık nedeniyle sigortalısına ödediği bedele ilişkin herhangi bir rücu hakkı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortalı iş yerinde meydana geldiği iddia olunan hırsızlık neticesinde sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre; dava dışı ... ettiren ...A.Ş.'nin yapımını üstlendiği ... ...... Bölgesi İzmit adresinde bulunan ambalaj fabrikası inşaatının davacı ... ... A.Ş. nezdinde 23/03/2016-28/02-2018 tarihleri arasında İnşaat ...... Poliçesi ile sigortalandığı, ... süresi içinde 16/01/2017 tarihinde inşaat sahasında iddia olunan hırsızlık neticesinde davacı ... şirketince, ... ettiren ...A.Ş.'ye 15/01/2018 tarihinde 30.835,46 TL ödeme yapıldığı, hasar bedelini ödeyen davacı şirketin halefiyet ilkesi uyarınca davalı şirketçe gerekli güvenlik tedbirlerin alınmadığı, malların çalınmasında kusuru olduğu iddiası ile hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde, sigortacının ... tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği ... bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı ... rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.18.09.2017 tarih ve 2017/13 sayılı Ekspertiz Raporunda ; Şantiye etrafı tel çit ile çevrili olduğu, şantiye sahasında güvenlik kamerası bulunmadığı, şantiye sahasında 1 adet bariyerli personel giriş-çıkış kapısı ve 1 adet giriş-çıkış kapısı bulunduğu ve şantiye sahasında bir güvenliğin 7/24 esası ile özel güvenlik firması tarafından sağlandığı belirlendiği, hırsızlık fiilini gerçekleştiren şahıs veya şahısların, projeye göre güneydoğu yönünde kalan ehiller binası olarak kullanılacak binanın bulunduğu bölümdeki tel çitleri keserek sahaya girdikleri anlaşıldığı, bu itibarla, kesilen kabloların durumu da dikkate alındığında hırsızlık fiilinin gerçekleşmiş olabileceği, buna karşılık özel güvenlik kuruluşunun kabullenmemesinin ise rücu işlemini önlemek amaçlı olabileceği kanaati oluştuğu, 16.01.2017 tarihindeki hırsızlık olayı nedeniyle zayi olan kablosunun uzunluğunun 1.012 m. olduğu ve ... Ltd. Şti.den alınmış olduğu anlaşıldığı, hırsızlık filli nedeniyle zayi olan 1.012 m uzunluğundaki 1x240 mm” ... kablonun şantiye sahasında mesai saatleri dışında açıkta makara üzerinde muhafaza edildiği anlaşıldığı, zayi olan elektrik kablosunun, makaraya sarılı halde olduğu ancak hem makaranın boyutlarının büyük ve elektrik kablosunun ve makara ağırlığının da fazla olması ve elektrik kablosunun hırsızlık fiili öncesinde montajına başlanmış olması nedeniyle, elektrik kablosunun sarılı olduğu makaranın mesai saatleri dışında şantiye sahasında kapalı ve kilitli bir alana/depoya taşınamamış olduğu anlaşıldığı yönünde tespitte bulunmuştur.... ettiren ...tarafından düzenlenen 03.02.2017 tarihli yazıda; 16.01.2017 tarihi gece muayyen bir saatte fabrika içerisine girilmek suretiyle projemiz dahilinde olan ara beslemelerde kullanılacak ......-0 1x240 RM kodu ve ebadında tahmini 1.012 m kablo çalınmış olup maddi zarar meydana geldiği ifade edilmiştir....A.Ş. yetkilisi ... 'nin kolluğu verdiği 17.01.2017 tarihli şikayetçi ifade tutanağında; Bekçilerin hırsızlık olayından haberdar olmadıklarını, hırsızlık olayının nasıl gerçekleştiğini araştırdıklarını, inşaat alınına inşaat alanın kuzey yönünden boş tarlalardan geçmek suretiyle ayrıca yolları üzerinde bulunan dereye merdiven dayayarak inşaat alanına geldiklerini ve tekrar bu yolu kullanarak kaçtıklarını tespit ettiklerini, gelen ekiplere de bunu gösterdiğini, şüpheli şahıs yada şahısları tespit edecek herhangi bir inşaat sahamızda ne de kaçtıkları yönde kamera olmaması sebebiyle tespit etmenin mümkün olmadığını,... vardiya amiri ...'un kolluğa vermiş olduğu 18.01.2017 tarihli beyanında: ...'da güvenlik vardiya amiri olarak çalıştığını, her gece 5 kişi güvenlik vardiyasında 24 saat esasına göre çalıştıklarını, 4 kulübe olduğunu, 3 nolu kulübede 2 kişi vardır. 2 nolu kulübede 1 kişi olduğunu, her 10 dakikada bir arkadaşları devriye gezdirdiğini, onlardan sonra 10 dakikada bir kendisi gezdiğini, arka tarafta iki yönlü tel örgü etrafında aydınlatma olduğunu, belirtilen kablo arka tarafta 4 gündür durduğunu, orada çalışma yapılmakta olup, bu bin m2 tona yakın kablonun oradan çıkartılıp götürülmesi imkansız olduğunu, ... görevlisi ...'ın kolluğa vermiş olduğu 18.01.2017 tarihli beyanında: 15'er dakika arayla değişmeli devriye attıklarını, yarım saat ara ile de vardiya amiri devriye attığını, o tarz bir kablonun makaradan kesilip atılmasının imkanı olmadığını, olsa kendilerinin mutlaka göreceğini, kendisinin oturduğum yerden kulübeden direk makara gözükdüğünü, sadece sabah vardiya değişiminde 15 dakika bir boşluk olduğunu, o saatte de gün ağarmış olduğunu, tellerin kenarında 20'şer metrelik aralıklarla çift taraflı aydınlatma mevcut olup karanlık ortam olmadığını, ışıklar da kendisinin talimatı ile söndüğünü, böyle bir hırsızlığın olması imkansız olduğunu ifade etmişlerdir.17.01.2017 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu'nda; Bahse konu olayın yukarıda belirtilen adres üzerinde şantiye içinde açık alanda bulunan makaraya sarılı kablonun kesilmiş, bina bahçe dışı korumalığının 240 cm yükseklikte demir tel örgü önünde 250 cm genişliğinde kanalın olduğu, demir korkuluğunun öbür tarafındaki toprağın çiğnenmiş vaziyette, merdivenlerin kanal üzerine konulmuş vaziyette olduğu görüldüğü, yapılan incelemede herhangi bir iz ve bulguya rastlanılmadı tutanak tutulmuştur.Davaya konu iddia olunan hırsızlık olayına ilişkin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/2932 soruşturma dosyasında faaliler tespit edilmediğinden, failler hakkında daimi arama kararı verildiği görülmüştür.Bir güvenlik uzmanı, bir ... uzmanı bir makine mühendisinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden oluşanı 26/02/2019 tarihli raporda özetle; "... Çalındığı iddia edilen makaraya sarılı 1012 metre uzunluğundaki kablonun ağırlığının beyanlar doğrultusunda 2000 kg olduğu değerlendirildiğinde, makaraya sarılı kablonun insan gücü ile taşmmasının mümkün olamayacağı, 2000 kg ağırlığındaki makaraya sarılı kablonun kişi başına 75 kg kaldırabileceği değerlendirildiğinde ise ortalama 26 kişiye ihtiyaç duyulduğu, 26 kişinin dere üzerinde bulunan merdiven üzerinden makaraya sarılı kablo ile geçmesinin hayatın olağan aşına aykırı olduğu, parçalar halinde kesilerek 3-5 şahıs tarafından şantiye alanının dışındaki tel çitlerin dışma kanal üzerine konulan merdiven üzerinden geçilerek çıkarıldığı veya atıldığı düşünüldüğünde ise, olay yeri inceleme raporunda belirtilen demir korkuluğun öbür tarafındaki yani şantiye alanının dışındaki toprağın çiğnenmesinin şüpheli şahısların ayak izleri olarak tarafımca değerlendirildiği, iddia edilen hırsızlık olayının ocak ayı yani kış mevsimi oluşu, şantiye etrafının da tarla ve yumuşak toprak oluşunun değerlendirilmesiyle, bahse konu bölgeden itibaren 1012 metre ve yaklaşık 2000 kg olan kablonun kamyonet ile taşınahileceği, kamyonete yüklenebilmesi için forklifte ihtiyaç olduğu, motorlu aracın motor sesinin gece sessizliğinde görevliler tarafından duyulmasının mümkün olabileceği, dolayısı ile o alanda herhangi bir araç tekerlek izine rastlandığına dair Olay Yeri İnceleme Raporunda bir ifade bulunmadığı, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere şantiye alanında kameraların bulunmadığı belirtilmiş olup, çalındığı iddia edilen 1012 metre ve yaklaşık 2000 kg olan kablonun çalındığına dair somut bir bilgi, görgü tanığı ve kamera kayıtları bulunmadığı, güvenlik yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde bahse konu emtiaların çalındığına dair kanaat oluşmadığı, mahkemece hırsızlık olayının meydana geldiği yönünde hüküm kurulması halinde davalı güvenlik şirketinin %50 oranında kusur olduğu" kanaatine varıldığı bildirilmiştir.TTK 1409/1 maddesinde, sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Davacı ... şirketince, sigortalı iş yerinde meydana geldiği iddia olunan hırsızlık neticesinde sigortalıya ödenen hasar bedelinin, TTK 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmini talep edildiğine göre o halde öncelikle sözleşme kapsamında belirlenen rizikonun gerçekleştiği ispatlanması ve söz konusu rizikonun gerçekleşmesinde davalı güvenlik şirketinin kusurunun bulunduğu ispatlanması gerekmektedir. Ancak söz konusu hırsızlık olayına ilişkin ne bir kamera kaydı ne görgü tanığı, ne de tespit edilmiş faailler bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere sigortalanan inşaatının konumu, çevresel özellikleri ile çalınan malın miktarı, hacmi, ağırlığı dikkate alındığında herhangi bir araç olmadan yaklaşık üç beş insan gücü ile söz konusu kabloların taşınması yahut onlarca kişi ile inşaat alanından çıkarılması fiilen mümkün olmadığı gibi araç ile yahut onlarca kişilerce taşındığı dair olay yerinde herhangi bir iz, belirti ve bulguya rastlanmadığı görülmüştür. Bu itibarla iddia olunan hırsızlığa konu emtiaların (kabloların) çalındığına dair dosya kapsamında yeterli delil/belge bulunmadığı, dolayısıyla hırsızlığın nasıl, ne şekilde gerçekleştiği ispatlanamadığı gibi davalıya atfedilecek bir kusur da bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/01/2026