T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/603 - 2026/1017 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/603 KARAR NO : 2026/1017 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20.02.2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/127 E…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/603 - 2026/1017 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/603 KARAR NO : 2026/1017 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20.02.2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/127 E., 2026/105 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 30.04.2026 YAZIM TARİHİ : 30.04.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Dava dışı işçinin, kıdem tazminatının kendisine ödenmesi talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan inceleme neticesinde dava dışı işçiye doğrudan müvekkili tarafından kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun başvuran işçiye karşı olan bir sorumluluk olduğunu, iç ilişkideki sorumluluğun BK 167/2. madde uyarınca rücu ilişkisi olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi hükümleri incelendiğinde müvekkilinin işçilik alacakları dolayısıyla tazminat ödemek zorunda kalması halinde ödediği borcun tamamını sözleşmede akdettiği taraftan isteyebileceğini, davalıların sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının tamamen kendilerine ait olduğunu, davalıların kıdem tazminatı ödenmesi dolayısıyla kendi sözleşme sürelerine isabet eden çalışma süresi ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını ve arabuluculuk dosyasında davalılarla anlaşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı işçiye ödenen 101.533,37 TL kıdem tazminatı ve 776,53 TL damga vergisi olmak üzere toplam 102.309,90 TL'nin ayrı ayrı ödeme tarihinden itibaren işletilecek sözleşmede belirlenen faizi veya bir hüküm belirtilmemişse ticari faizi ile birlikte davalılardan sorumlu oldukları miktarlar kadar rücuen tahsiline ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili özetle: Davalıların adresinin Ankara olduğunu ve taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığını, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve eki niteliğindeki genel şartnameye bakılmadığını, sözleşmenin 7.1. maddesinde sözleşmeye dahil olan giderler arasında kıdem tazminatının hariç tutulduğunu, emsal mahkeme kararlarında kıdem tazminatının hariç tutulması nedeniyle alt işverenlerin sorumlu olmayacağının ve asıl işverenin tümüyle sorumlu olacağının belirtildiğini, dava konusu hizmet sözleşmesinde teklif birim fiyatın unsurları arasında kıdem tazminatının yer almadığını, 6552 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda hizmet alımı ihalelerinde çalışan işçilerin kıdem tazminatlarının asıl işveren olan kamu kurumunca ödenmesi esasının getirildiğini ve hizmet alımı şeklindeki kamu ihalelerinde işyerinin devrinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...İş hukuku mevzuatı uyarınca, asıl işveren ile alt işveren işçinin işçilik alacaklarından (kıdem tazminatı dahil) işçiye karşı müteselsilen sorumlu olsalar da; asıl işveren ile alt işveren arasındaki "iç ilişkide" rücu hakkının kapsamı, taraflar arasında serbest iradeleriyle imzalanan sözleşme hükümlerine göre belirlenmelidir. Taraflar arasında akdedilen Hizmet Alım Sözleşmelerinin 7. maddesinde ve ayrılmaz parçası olan Teknik Şartnamelerin 8. maddesinde yüklenicinin sorumlulukları sayılırken (kıdem tazminatı hariç) ibaresine açıkça ve ısrarla yer verildiği ve bu durumun, davacı kurum tarafından hazırlanan sözleşme ve ihale şartnamesinde, kıdem tazminatının yüklenici firmaların maliyet hesaplamalarına dahil edilmediğini ve bu riskin açıkça asıl işveren (davacı) üzerinde bırakıldığını gösterdiği ve tacir olan davalı şirketlerin maliyetlerine yansıtmadıkları ve sözleşme ile açıkça sorumlu tutulmadıkları bir kalemden iç ilişkide sorumlu tutulmaları, sözleşme serbestisi ilkesine ve ahde vefa kuralına aykırılık teşkil edeceği kanaatiyle (taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde, davalı yüklenici alt işveren şirketlerin dava dışı işçinin kıdem tazminatı tutarından sorumlu olmayacaklarının ve bu konudaki tüm mali sorumluluğun asıl işveren davacı kurum üzerinde kaldığının tespiti nedeniyle) davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hizmet alım sözleşmesinde yüklenicilerin çalıştırdıkları işçilere karşı sorumluluklarının yer aldığı, "Kıdem tazminatı hariç" ifadesi ile sözleşme bedeline dahil olan giderlerin sayıldığı, yerleşik yargı içtihatlarında da kabul edildiği üzere, taraflar arasındaki rücu ilişkisinin bertaraf edilebilmesi için açıkça kimin hangi kalemden sorumlu olup olmadığının tereddütsüz belirtilmemiş olması gerektiği, somut olayda ise böyle bir açıklık bulunmadığı, ayrıca, iş hukukuna ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, işçinin korunması amacıyla emredici nitelik taşıdığı, bu kapsamda, kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğun sözleşme ile belirsiz hale getirilmesi veya dolaylı şekilde ortadan kaldırılmasının hukuken mümkün olmadığı, açık ve kesin bir düzenleme bulunmaksızın, yorum yoluyla alt işverenlerin sorumluluktan kurtarılmasının, kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil edeceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davalılardan rücuen tahsili taleplidir. Dava dışı işçi ...'nun çalıştığı dönemler itibariyle taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin sözleşme bedelinin kapsamına ilişkin 7.1 ve sözleşmelerin eki olan teknik şartnamelerin yüklenicilerin çalışan işçilerin özlük haklarından sorumluluklarını düzenleyen 8.3 maddelerinde davalı yüklenicilerin sorumluluklarının kıdem tazminatı hariç olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 30.04.2026 Başkan Üye Üye Katip