T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/727 - 2026/921 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/727 KARAR NO : 2026/921 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2023 NUMARASI : 2022/400 E. - 2023/224 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sın…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/727 - 2026/921 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/727 KARAR NO : 2026/921 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2023 NUMARASI : 2022/400 E. - 2023/224 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/05/2023 tarih ve 2022/400 E. - 2023/224 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2021/19633 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-11113 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğunu; davacının "..." esas unsurlu markalarıyla bu mağazalarında satışa sunduğu çocuk ve bebek grubu ürünleriyle tüketiciler nezdinde ayırt edicilik kazandığını, "..." ibareli markaların "..." markasının tanınmışlığının etkisiyle bilinir hale geldiğini, dava konusu edilen markanın tescili halinde müvekkilinin markalarından haksız bir yarar sağlayacağını, ayırt edici karakterini zedeleyeceğini başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanması olasılığının yüksek olduğunu, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini; marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, zira davalının müvekkilinin tanınmış markasından haberdar olmaması ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ... YİDK’nın 2022-M-11113 sayılı kararının iptaline ve 2021/19633 sayılı markanın tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamına alınmak istenen 03, 05, 10, 12, 20, 24 ve 28. sınıflara giren emtiaların 35. sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği; taraf markalarında geçen ve markasal hüviyette soyut/somut ayırt edici niteliği zaten de zayıf olan "..." ibaresinin mevcudiyeti/ortaklığı, markaları görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olacak derecede yakınlaştırmaya yeter güçte bir ortaklık olarak nitelendirilemediği; davacının, bilhassa bebeklerle ve çocuklarla ilintili emtialarda markasal hüviyette somut ayırt edici niteliği zayıf bu ibarenin, marka hüviyetinde başkaca aktörler tarafından da kullanılmasını engelleyebileceği bir hukuki korumanın gerektiği sonucuna varılamadığı; dava konusu edilen markadaki gibi, "ticari dürüstlük kuralları" içerisinde kalan bir şekilde, yani başkaca kelime unsurlarıyla bir arada, "..." şeklinde birleşik bir kelime içerisinde kullanılmış halinin, karşılaştırılan markaları görsel, işitsel ve kavramsal açılardan farklı kıldığının değerlendirildiği; tüketicilerin/alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayacakları, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünmeyecekleri; taraf markaları benzer olmadığından, davacının markasının ilgili sektörde tanınmış olduğu kabul edilse dahi, tanınmış markanın bir benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması somut olayda söz konusu olmayacağından SMK'nın 6/5. maddesinin şartlarından birinin gerçekleşme ihtimalinin olmadığı; mesnet markanın "tanınmış" olduğunun söylenmesinin de mümkün görülmediği; davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında işaret ve emtia benzerliği bulunduğunu, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarının yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını, tanınmış markanın benzerini seçenin haklı bir gerekçe ortaya koyması gerektiğini, davalının müvekkilinin markalarının bilinirliğinden faydalanmak istediğini ve başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar dava konusu başvuru ile davacının mesnet markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, "küçük çocuk, bebek, kısa" anlamlarına gelen bu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu; davacının mesnet markalarının ayırt edici hale getirildiğinin de ispatlanamadığı; bu tarz zayıf ibarelerin koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, diğer bir deyişle, yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulünün gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvuruda yer alan "cool" kelimesinin başvurunun davacının itiraza mesnet markalarından farklılaşmasını sağladığı; öte yandan, davacının tanınmışlık iddiası kanıtlanamadığı gibi, taraf markaları benzer olmadığından, davacının tanınmışlık iddiasının da somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı; başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 05/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.