Hukuk Genel Kurulu 2010/14-29 E. , 2010/66 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/11/2009 Taraflar arasındaki "Temliken tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.2.2009 gün ve 2007/12-2009/54 sayılı kararın incelenmesi,davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 25.6.2009 tarih 4954-8020 sayılı ilamı ile; (...Dava, Türk Medeni Kanununun 724. madde…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/14-29 E. , 2010/66 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/11/2009 Taraflar arasındaki "Temliken tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.2.2009 gün ve 2007/12-2009/54 sayılı kararın incelenmesi,davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 25.6.2009 tarih 4954-8020 sayılı ilamı ile; (...Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı,davacıya taşınmazından pay satmadığını, bedel de almadığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının satış belgesi olmadığı, davalıya bedel de ödenmediği gerekçeleriyle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 684. ve 718.maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722,723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Konunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul,malzeme sahibinin iyi niyetli olmasıdır; Türk Medeni Kanununun 724.maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanununun 3.maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. Malzeme sahibinin tescil istemi ile açtığı davada iyi niyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü, bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. b) İkinci koşul ise yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olmasıdır;