Hukuk Genel Kurulu 2020/725 E. , 2022/943 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tenfiz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince verilen davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, maddi hata dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, ilk derece …
**Hukuk Genel Kurulu 2020/725 E. , 2022/943 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tenfiz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince verilen davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, maddi hata dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, ilk derece mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan alacak davasında Federal Almanya Cumhuriyeti Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesinin 8 O 30/14 sayılı kararı ile davalının 51.129,19Euro anaparayı 12.06.2014 tarihinden itibaren ve 2.994,04Euro tutarında ek meblağı 12.06.2014 tarihinden itibaren %5 faizle ödemesine hükmedildiğini, söz konusu kararın davalıya tebliğ edildiğini, yabancı mahkeme kararının temyiz edilmeyerek kesinleştiğini ileri sürerek Federal Almanya Cumhuriyeti Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesinin 8 O 30/14 numaralı dosyasında verilen kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; dava konusu kararın Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin münhasır yetkisinde olan uyuşmazlığa ilişkin olduğunu, kesin yetki bulunduğundan kamu düzenine aykırı olduğunu, davacının müvekkilinin şirket ortağı olmadığını, ortak olmayan bir kişinin ortaklık payının iadesine karar verilemeyeceğini, hakkın suiistimali niteliğinde olan dava sonucunda verilen kararın tenfizinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, tenfizin şirket sermayesinin azaltılması sonucunu doğuracağını, tenfiz koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/238 E., 2017/246 K. sayılı kararı ile; tenfize konu yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı olmadığı, kararın aslının ve tamamının onaylı tercümesinin sunulduğu, kararın mahkeme tarafından verildiği ve mahkeme hükmü niteliği taşıdığı, davalının mahkemeye usulünce çağrıldığı, kararın usulünce tebliğ edildiği, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 54/1-ç bendine aykırılığın bulunmadığı, her ne kadar iki devlet arasında karşılıklı, ikili anlaşma olmamakla beraber Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin kararlarının Almanya'da tenfizi mümkün olduğundan fiili uygulamanın mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Stuttgart 8. Eyalet Hukuk Mahkemesinin 06.01.2014 tarihli ve 8 O 30/14 sayılı kararın tenfizine karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: