Hukuk Genel Kurulu 2011/19-426 E., 2011/516 K. Hukuk Genel Kurulu 2011/19-426 E., 2011/516 K. - DİRENME KARARI - EKSİK İNCELEME İLE KURULAN HÜKÜM - YEMİN- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 182 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 83 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 86 ] "" Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü g…
Hukuk Genel Kurulu 2011/19-426 E., 2011/516 K. **Hukuk Genel Kurulu 2011/19-426 E., 2011/516 K.** **- DİRENME KARARI - EKSİK İNCELEME İLE KURULAN HÜKÜM - YEMİN**- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 182 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 83 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 86 ] **"İçtihat Metni"** Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece; taraflar arasında mevcut akdi ilişki kapsamında davalıya ham kumaş satışı yapıldığı davalının kısmi ödemede bulunduğu, davacı şirketin usulüne uygun tutulmuş ve sahibi lehine delil vasfına haiz ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak sabit görülerek, TTK nun 83 maddesi uyarınca eda ettirilen yemine nazaran davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yüksek Özel Daire'ce; davacının kısmen ödeme iddiası da gözetilerek teslimini kanıtladığı malın miktar ve bedelinin belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediğine işaretle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece, fatura ve sevk irsaliyeleri kapsamlarıyla da doğrulanan tanık anlatımlarından, davalı tarafa saten dokuma kumaşın ham olarak satıldığı ve bu kumaş üzerinde boya-terbiye işlemleri yaptırıldığı, savunmanın aksine, taraflar arasında akdi ilişkinin mevcut olduğu, davalı yanın imza itirazının da yerinde olmadığı, kısmi ödemeden sonra kalan miktar yönünden başlatılan takibe haksız olarak itiraz edilmek suretiyle takibin durdurulduğu kanaatine varılarak, davacı şirketin usulüne uygun tutulmuş ve sahibi lehine delil vasfına haiz ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak TTK'nun 83. maddesi uyarınca eda edilen yemine de dayanılarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki kararda direnilmiş; hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. İlk karar, bozma ve direnme kararlarının kapsamı itibariyle taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve iade edilen mallar konusunda özel daire ile yerel mahkeme arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen uyuşmazlık; kısmen ödeme iddiası da gözetilerek davacının teslimini kanıtladığı malın miktar ve bedelinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Öncelikle, konuya ilişkin yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “ “İki Tarafın Hak Ve Vazifeleri” ” başlıklı 182.maddesi; “Beyi bir akittir ki onunla bayi, satılan malı müşterinin iltizam ettiği semen mukabilinde müşteriye teslim ve mülkiyeti ona nakleylemek borcunu tahammül eder. Hilafına adet veya mukavele mevcut değil ise bayi ile müşteri borçları aynı zamanda ifa etmekle mükelleftirler.