T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2257 KARAR NO : 2025/2460 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2024/491 E. - 2025/215 K. DAVANIN KONUSU : Asıl Dava, Tasarım Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti,Du…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2257 KARAR NO : 2025/2460 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2024/491 E. - 2025/215 K. DAVANIN KONUSU : Asıl Dava, Tasarım Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti,Durdurulması, Önlenmesi, Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat, İlan Karşı Dava, Tasarım Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/05/2025 tarih ve 2024/491 E. - 2025/215 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı- karşı davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı/karşı davalı vekili, müvekkili firmanın 2012 02707 sayı ile tescilli çoklu tasarımların sahibi olduğunu, davalılardan "... ... .Ltd.Şti" nin "..." ibareli tahin ve helva emtiası üzerinde tasarım tecavüzüne konu ürünleri satışa sunduğunu, tecavüze konu ürünlerin Ankara'da satışa sunulması nedeniyle Ankara Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde delil tespiti talebinde bulunulduğunu, 2012 02707/1,2,3 sayılı tasarımlara ilişkin olarak alınan teknik raporda; "Davalı Şirket'e ait ürünlerde kullanılan ambalaj desen tasarımlarının müvekkiline ait 2012 02707/1, 2, 3 sayılı desen tasarımlarının tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiğinin, desenlerin davacıya ait tasarımlardan yola çıkılarak meydana getirildiğinin, desen tasarımlarında var olan sınırsız seçenek özgürlüğünün kullanılmayarak davacı adına tescilli olan ve aktif olarak kullanılan tasarımların davalı Şirket ürünlerinde kullanılmasının davacının tüketici belleğindeki kaliteli, olumlu imajından faydalanma arzusunu gösterdiğinin" mütalaa edildiğini, ürünler üzerinde yer alan markaların ... adına tescilli olması ve satışının diğer şirket tarafından gerçekleştirilmesinin açıkça bu eylemlerin bilinçli gerçekleştirildiğini gösterdiğini, davalı firmanın satışa sunduğu ürünlerin ambalajını dahi aynı firmaya yaptırdığını ve müvekkili firmanın eskiden beri kullandığı telefon numarasını bu ürün ambalajları üzerinde kullandığını, taraf tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktıkları genel izleniminin aynı olduğunu, müvekkilinin eski ortağı ...'ın yapılan hisse devri sonrasında aynı emtia gurubunda müvekkiline ait tasarımları taklit yoluyla satışa çıkarmasının tesadüf olmayacağını, müvekkilinin ambalaj tasarımının itibarından haksız yarar sağlamaya çalışıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu, eylemin haksız rekabet oluşturduğunu, karşı davanın kötü niyetle açıldığını, davalının da benzer tasarımlar için tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait tasarımlara karşı gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, haksız tecavüzlerin önlenmesine ve kaldırılmasına, tescilli tasarımlarının her türlü basılı evrak broşür, katalog, internet sitesi tanıtımı ile diğer ticari evraktan çıkartılmasına, silinmesine, silinmesi mümkün olmuyor ise imha edilmesine, tecavüz eylemlerinden doğan zararlarının tazmini için davalıdan 200.000,00 TL manevi tazminat ile dava aşamasında oluşan maddi değerin hesaplanması halinde ortaya çıkacak zarar miktarı üzerinde davacının tazminat hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL maddi tazminata, www...com.tr isimli alan adı içerisinde yer alan ve izinsiz kullanılan tasarımların varlığı nedeniyle bu adrese erişimin engellenmesine, davalılar aleyhine verilecek kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 2 ayrı gazetede 15'er gün ara ile 2'şer defa ilan yolu ile kamuya duyurulmasına karar verilmesini, karşı davanın reddini talep ve dava etmiştir. Davalılar/karşı davacı vekili, müvekkillerinden ...' ın, ... Gıda'nın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü ve yaklaşık 8 ay önce şirketteki hisselerini mevcut ortaklara devrederek ortaklık yapısından ayrıldığını, yapılan hisse devir sözleşmesine göre müvekkilinin ve ailesinin aynı sektörde her türlü imalat, ticaret ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmasında iyi niyet kuralları gereğince açıkça rıza ve onay verildiğini, davalı ...'ın "... ..." ibareli markayı oluşturduğunu ve diğer müvekkili ... ...'a lisans yoluyla kullandırdığını, davacının delil olarak sunduğu ürünlerin hiçbirinin ...'a ait bir Şirket tarafından üretilmediğini pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili ... ...'un henüz Ankarada toptancısı veya satış ağının bulunmadığını, ambalaj desenlerinin bulunduğu silindirik metal ve /veya kare/ dikdörtgen plastik kutu tasarımları bakımından davacının herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığını, bu ambalajların, ambalaj üreticisi firmanın kendi ürünü olup isteyen her gıda üreticisinin bu ambalajları alıp ürünlerini içine koyabildiğini, ambalaj desenleri bakımından ise, tasarım dilinin oldukça basit ve ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, Ankara 5.FSHHM'nin 2020/57 D. İş sayılı kararı akabinde yeni tahin ambalajı ile ürünlerin piyasaya sunulduğunu, karşı dava yönünden ise davacı-karşı davalıya ait 2012/02707-1, 2,3,4,5,6,9 ve 10 no.lu tasarımların başvuru tarihi 17.04.2012 olduğuna göre geriye dönük 12 aylık süre hesaplandığında 17.04.2011 tarihinden önce sergileme, satış gibi yöntemlerle kamuya sunulduğu için yenilik kriterini haiz olmadığını ileri sürerek asıl davanın reddi ile karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dosyada yer alan “...” markasını taşıyan ürün örneklerinde, 0324 616 24 77 numaralı telefon numarasının tespit edilemediği, dosyaya hangi dilekçe ekinde sunulduğunu tespit edelemeyen bilirkişi raporundaki (syf.3) görselde, ... başlığı altında 0324 616 24 77 numarasının yer aldığı, davacının, dava dilekçesi ekinde sunduğu, www...com.tr adresinden 11.01.2021 tarihinde alındığı anlaşılan bilirkişi raporundaki (syf.4) görselde 0324 616 24 77 numarasının bulunmadığı, aynı ambalaj üreticisi ile çalışılmasının, haksız rekabete yol açmayacağı, ... isimli işletmenin 24-30 Ekim 2020 tarihli ürün broşüründe, dava konusu edilen bilirkişi raporundaki (syf.5) ürünün bulunduğu, ürünün tanıtım kısmında “... ...” açıklamasının yer aldığı, davacının, aynı zamanda, ... Market’e Tarsus 2. Noterliği 23 Ekim 2020 tarihli 016269 yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererek, ... markasını kullanmayı durdurmasını ihtar ettiği, “... MARKET” yetkilisi ...'ın beyanında, bir hata sonucu "... ..." ifadesinin yalnızca bir el ilanında yer aldığını, bunun bir tanıtım hatası olduğunu ve bu hatanın, davalı şirket ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu hususun davalının talebi ile yapılmadığını, hatanın tek seferlik olduğunu beyan ettiği, davacının ve davalının “plastik ve metal kutudaki tahin helvası” ürünü, ambalaj deseni ve ürün kabı olarak benzer olmakla birlikte, ambalaj deseninin konu edildiği tasarımın hükümsüz kılındığı, ürün kaplarının ise, harcı alem tasarımlar olduğu, ayrıca, ürünlerin farklı marka ile piyasaya sunulduğu, ambalajın desen ve şekil olarak benzerliğinin haksız rekabet yaratmadığı, neticede 2012 02707/1, 2, 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 sayı ile tescilli tasarımların sunulan belgeler karşısında yeni ancak ayırt edici nitelikte olmadığı, bu sebeple tescilli tasarım olarak korumadan yararlanamayacağı ve 2012 02707/1, 2, 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 sayılı tasarımların hükümsüzlük şartlarının somut olayda gerçekleştiği, 2020/57 D.İş dosyasında yer alan davalı/karşı davacılar desen tasarımlarının davacı/karşı davalı adına 2012 02707/1, 2 ve 3 sıra numarası ile tescilli desen tasarımı ile genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer tasarımlar olduğu, 2020/57 D.İş dosyasında yer alan davalı/karşı davacılar desen tasarımının davacı adına 2012 02707/5 sıra numarası ile tescilli desen tasarımı ile farklı tasarımlar olduğu, 2012 02707/1, 2, 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, davalı/karşı davacıların fiillerinin tasarım hakkına tecavüz olarak kabul edilemeyeceği, somut olayda davalı/karşı davacılar eylemlerinin haksız rekabet oluşturmadığı, davacı/karşı davalının maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 2012/02707-1,2,3,4,5,6,9 ve 10.nolu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı- karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile karşı firmanın ürünlerinin ambalajlarının aynı metal ambalaj üreticisi firma olan Kontensan tarafından hazırlanması ve ambalaj şekil/ ebatlarının aynı olması dışında, kutuların altındaki tasarımlar, bilgilerin konumlandırılması, ürün içeriğinin sıralandırılması, ürüne ait bilgilerin aynı düzende verilmesi ve hatta Türkiye logosunun konumunun dahi aynı olduğunu, davalının ürün ambalajlarında müvekkiline ait eski telefon numarasının kullanılmasının ve ambalaj tasarımının müvekkilinin ürünleri ile benzerliğinin görmezden gelindiğini, dosya kapsamında söz konusu telefon numarasının davalının internet sitesinde "..." sayfasında kullanıldığının bilirkişi raporuyla açıkça tespit edildiğini, güncel "..." markasının kullanıldığı sitelerde Tarsus mağazasının iletişim numarasının halen müvekkilinin esti iletişim numarası olan 3416162477 olarak göründüğünü, basın kaynaklarıyla da bu durumun teyit edildiğini, mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, davalının hem müvekkilinin ambalaj tasarımlarını hem de telefon numarasını aynı sektörde aynı ürünler üzerinde kullanmasının açıkça haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin tasarımı hükümsüz kılınsa dahi haksız rekabet hükümlerine göre haklarının korunmasının gerektiğini, ... Market broşüründe "... ..." ibaresinin kullanılmasının da haksız rekabet yarattığını, davalı ...'ın, davacı şirketin eski ortağı olması sebebiyle davacının ticari bilgilerine vakıf bulunduğunu, piyasaya sunduğu ürünlerin müvekkilinin ürünlerine bu derecede benzemesinin bilinçli bir tercihin ve kötüniyetin sonucu olduğunu, haksız rekabet değerlendirmesinde yalnız teknik benzerliğin değil ticari bağlamın da dikkate alınmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Asıl dava, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat, hükmün ilanı, karşı dava, tasarım hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde endüstriyel tasarım uzmanı bilirkişilerin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime elverişli bilirkişi raporu ile karşı davanın konusunu oluşturan 2012 02707/1, 2, 3, 4, 5, 6, 9 ve 10 sayılı tasarımların sunulan belgeler karşısında yeni olmakla birlikte ayırt edici nitelikte bulunmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, bu nedenle davalı/karşı davacıların fiillerinin tasarım hakkına tecavüz olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafın iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına tabi bulunmayan dava ve cevaba cevap dilekçelerindeki, davalı tarafın ürün ambalajlarında davacı firmanın eskiden beri var olan telefon numaralarının kullanıldığı iddiasının, sunulan ürün görselleri ile doğrulanmadığı, davalının internet sitesinde bu numaranın kullanıldığı yönündeki iddialarının dava ve cevaba cevap dilekçelerinde yer almadığı, ürün ambalajlarının davacı ile aynı firmaya yaptırılmasının haksız rekabete yol açmayacağı, dava dışı ... Market kataloğundaki davalılara atfı için delil öne sürülmeyen ibare nedeniyle davalıların haksız rekabette bulunduğundan söz edilemeyeceği, harcı alem nitelikteki ürün kaplarının davalı tarafından kendi markası ile kullanılmasının da haksız rekabete sebebiyet vermeyeceği, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin 18. maddesinde, "İşbu sözleşmenin akdinden önce veya sonra tarafların kendilerinin, eş ve/veya çocuklarının daha önce kurucu ortak veya ortak oldukları veya yönetim kurulunda yer aldıkları veya yetkili müdür olarak bulundukları şirketlerin ticari faaliyet konularına giren işlerde gerek imalat gerek ticaret gerekse pazarlama faaliyetlerinde bulunması hususunda taraflar birbirlerine açıkça rıza ve onay vermişlerdir. Söz konusu rıza, M.K. 2. maddesinde sayılan iyi niyet kuralları çerçevesinde verilmiştir." hükmüne yer verildiği, dosya kapsamında davalının iyiniyet sınırlarını aşan bir kullanımının tespit edilemediği anlaşılmakla, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...