7. Hukuk Dairesi 2024/1749 E. , 2025/236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2356 E., 2024/471 K. KARAR : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/113 E., 2022/341 K. Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davcıl
**7. Hukuk Dairesi 2024/1749 E. , 2025/236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2356 E., 2024/471 K. KARAR : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/113 E., 2022/341 K. Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davcılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve davalı ... arasında Vize Tapu Müdürlüğünde 10.03.2016 tarihli ve 1250 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi düzenlendiğini, davacının sözleşmede bakım alacaklısı olarak edimini yerine getirdiğini, sözleşmeyle ... Köyü 109 ada 344 parsel, 109 ada 424 parsel, ... Köyü 114 ada 77 parsel, ... Köyü 127 ada 12 ve 34 parsel, 132 ada 26 parsel, 167 ada 54, 85 ve 86 parsel sayılı taşınmazları bakım borçlusu ... e'ye temlik ettiğini, ancak 15 ay sonra bakım borçlusu ... 'nin vefat ettiğini, sözleşmeye konu taşınmazların intikalinin merhum bakım borçlusunun mirasçılarına yönelik gerçekleştirdiğini, bakım borçlusunun bakım alacaklısı müvekkilinden önce vefat etmesinin somut olayda sözleşmedeki borcunu bir seferde gerçekleştiren bakım alacaklısının edimi ile bakım borçlusunun edimi arasında büyük bir nispetsizlik ve haksız bir orantısızlığı meydana getirdiğini, merhum bakım borçlusunun üzerine düşen bakım borcunu gerektiği özeni göstermeden ifa ettiğini, bakım ediminin devredilmezliğini ihlal ettiğini, bakım borçlusunun kendi ailesi vasıtasıyla sadece müvekkiline yemek götürerek ve müvekkili ile ihtiyaçlarına yüzeysel bir alaka göstererek münasebet kurduğunu, yaz ve ... ayları boyunca müvekkilinin evinde bakılmadığını ileri sürerek ölünceye kadar bakma sözleşmesi çerçevesinde fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı tutularak davalılar adına tescil edilen taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde taşınmazların bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının davalı ...'nin kayınpederi, diğer davalıların dedesi olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin davacı ile oğlu ... ... arasında düzenlendiğini, ... ...'nin vefat ettiğini, ...'nin eşi ...'nin 35 yıl kadar önce ... yaklaşık 60 yaşındayken vefat ettiğini, ...'nin bakımının sözleşmenin yapılmasından 30 yıl önce başladığını, 60 yaşında bir erkeğin elinden hiçbir işin gelmeyeceğini, davacının her işini gelininin yaptığını, davacının tüm ihtiyaçları ile ... ... ve davalıların ilgilendiğini, davaya konu taşınmazlardan 109 ada 344 parsel ve 424 parsel sayılı taşınmazların ... ...'nin parası ile alındığını, eşinin vefatından sonra ...'nin diğer iki çocuğunu da alarak ... ...'nin yanına taşındığını, davacının ilerleyen yaşı ile birlikte hastalıklarının arttığını, davalıların gerekli tüm tedaviyi yaptırdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... bakım borçlusu ...'ın bakım alacaklısı Musa'yı kendisi ölünceye kadar bakıp gözettiği, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, bakım borçlusu ...'ın ölümü ile bakım alacaklısı Musa'nın kendi isteği ile diğer oğlunun yanına taşındığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosyada dinlenen davacı tanıkları ve özellikle tanık ...'ın beyanına göre murisin kendisine bakılmadığı yönünde beyanının bulunduğu, tüm dosya kapsamına göre gerek bakım borçlusu ... gerekse onun vefatından sonra mirasçılarının bakım alacaklısı Musa'ya ahlaki yükümlülüğü aşan boyutta bir bakım edimi yerine getirmedikleri, bu haliyle muris Musa'nın sağlığında bakım edimini yerine getirmediği gerekçesiyle yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile sözleşmeye konu taşınmazların adına tesciline yönelik açtığı davayı açmakta haklı nedeni bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacı tanığı ...'ın beyanlarının dava açıldıktan sonraki dönemi kapsadığından itibar edilemeyeceğini, ayrıca ...'ın davacının akranı olmadığını, sohbet etmelerinin mantık dışı olduğunu, davacının diğer tanıklarının davacının çocukları olduğu, davacının davayı kazanmasında menfaatleri olduğunu, davalı tanıklarının ise komşular ve çalışanlar olduğunu, davacıya bakıldığını beyan ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma akdinden kaynaklanan, bakım borcunun yerine getirilmediği iddiası ile açılmış tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. 1. Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmelerinde bakım alacaklısının ölümü sözleşmenin sona ermesini gerektirdiği halde bakım borçlusunun ölümü ile sözleşme son bulmaz, bakma ve görüp gözetme borcu bakım borçlusunun mirasçılarına intikal eder. Ancak yasa koyucu bakım alacaklısına, isteği dışında, bakım borçlusunun mirasçıları ile birlikte yaşamaya zorlamamak için ölüm tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeyi bozma (fesh etme) hakkı tanımıştır (818 sayılı BK'nun 518, 6098 sayılı TBK'nun 618. maddesi). Ne var ki, bakım alacaklısının ölüm nedeniyle sözleşmeyi bozması (fesh etmesi) halinde bakım borçlusuna verdiği malı aynen mirasçılarından geri istemesine yasal olanak yoktur. Bu durumda Türk Borçlar Kanunu'nun 618. maddesinde açıkça belirtildiği üzere sadece borçlunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir para talep edebilir. Nitekim bu ilke 05.06.1957 tarihli ve 25/22 sayılı İçtihadları Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmış, uygulama bu yönde kararlılık kazanmıştır. 2. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde davacı tanıkları ile özellikle ...'ın beyanına değinmiş ise de tanık ...'ın beyanının yalnızca bakım alacaklısı ...'dan duyumuna dayandığı, bakıma ilişkin görgüye dayalı tanıklığının olmadığı, diğer davacı tanıklarının bakım alacaklısı ...'nın diğer çocukları olduğu ve her ne kadar bakım alacaklısı yargılama devam ederken ölmüş ise de davanın başından itibaren menfaatleri bulunduğu, sonrasında da davacı konumuna geldikleri, buna karşılık, davalı tanıklarının komşular ve çalışan olduğu ve beyanlarının görgüye dayalı olduğu, davalı tanıklarının bakım alacaklısı ...'ya davalılar murisi bakım borçlusu ...'ın ve vefatından sonra davalıların baktığını beyan ettikleri değerlendirildiğinde bakım görevinin yerine getirilmiş olduğu sabittir. 3. Ancak dava açılmakla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 618. maddesi gereğince irat bağlanması gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.