T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:03/10/2025 DAVANIN KONUSU:Konkordatonun Feshi GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:03/10/2025 DAVANIN KONUSU:Konkordatonun Feshi GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçluların Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile konkordato mehil verilmesi talebinde bulunmuş olup taleplerinin kabul edildiğini, ancak konkordato tasdik edildikten sonra borçluların konkordato şartlarını ihlâl ederek, konkordatoda öngörülmüş olan tarihte ödemesi gereken taksitleri müvekkilline ödenmediğini, tasdik edilen konkordatoya göre davalılardan ... Turizm İşletmecilik Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin aylık ödemesi gereken 152.351,57 TL olmak üzere toplam 914.109,42 TL ödenmesi gerekirken bu paranın ödenmediğini, diğer davalı ... Turizm Ve Ticaret Limited Şirket tarafından Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin aylık ödemesi gereken 423.601,57 TL olmak üzere toplam 2.541.609,42 TL ödenmesi gerekirken bu para ödenmediğini, belirterek müvekkiline hiç ödeme yapılmaması nedeniyle konkordatonun müvekkili bakımından feshine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı, konkordatonun feshi istemi ile dava açmıştır. Davalı şirketler konkordatonun tasdiki istemi ile dava açmış ve Mahkememizin 12/03/2025 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de karar istinaf edilmiş olup henüz kesinleşmemiştir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden, bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Henüz tasdik kararı kesinleşmemiş bir konkordato alacaklısı, mahkememin hükmünde ödemelere kararın kesinleşmesinden önce başlanacağı açıkça karara bağlanmış olsa bile, ödemenin zamanında ve gereği gibi yapılmadığından bahisle konkordatonun feshi istemi ile mahkemeye başvuramaz. Zira kesinleşmemiş bir konkordatonun tasdiki kararının kanun yolu aşamasında ortadan kalkma ihtimali bulunduğundan alacaklının bu şekilde konkordatonun feshini istemekte hukuki menfaati bulunmamaktadır. Davalı şirketler hakkında verilen konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmemiş olması, davacının, işbu davayı açmasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca hukuki yararın olmaması, hukuki yararın da anılan kanunun 114/h. maddesi uyarınca dava şartı olması nedenleri ile davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/h ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi verilmesi gerekmiş.." şeklindeki gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fesih talebinde bulunabilmek için tasdik kararının kesinleşmesine gerek bulunmadığından verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/e maddesi uyarınca davacı yönünden konkordatonun feshi istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, henüz tasdik kararı kesinleşmemiş bir konkordato alacaklısının, mahkememin hükmünde ödemelere kararın kesinleşmesinden önce başlanacağı açıkça karara bağlanmış olsa bile, ödemenin zamanında ve gereği gibi yapılmadığından bahisle konkordatonun feshi istemi ile mahkemeye başvuramayacak olmasına, kesinleşmemiş bir konkordatonun tasdiki kararının kanun yolu aşamasında ortadan kalkma ihtimali bulunduğundan alacaklının bu şekilde konkordatonun feshini istemekte hukuki menfaati bulunmamasına (Coşkun, Mahmut, Konkordato ve İflas, Seçkin yayınevi, 3. Baskı, Ankara 2024, s. 343-344), konkordato kararına ilişkin aynı mahkemenin ... E. ... K. sayılı kararı kararının kesinleşmediğinin ve istinaf incelemesinde olduğunun yapılan uyap incelemesinden anlaşılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...