12. Hukuk Dairesi 2016/4454 E. , 2016/22210 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda; kambiyo…
**12. Hukuk Dairesi 2016/4454 E. , 2016/22210 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek imza itirazında bulunmuş, mahkemece itirazın süresinde olmadığından reddine karar verilmiş olup, kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08/09/2015 tarih ve 2015/9263 Esas 2015/20088 Karar sayılı ilamı ile; öncelikle tebligat usulsüzlüğü şikayetinin incelenerek, tebligat usulsüzlüğünün tespiti halinde işin esasının incelenmesi, usulüne uygun olduğunun belirlenmesi durumunda ise istemin süreden reddi gekirken bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması sebebiyle karar bozulmuş, mahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak tebligatın usule uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin ve imzaya itirazın süresinde yapılmadığından reddine karar verilmiştir. 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanun'un 3. maddesiyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen 2. fıkraya göre; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır''. Yine Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Bilinen Adreste Tebligat" başlıklı 16/2. maddesinde de; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır'' hükmü yer almaktadır. 6099 Sayılı Kanun'un genel gerekçesinde; ''...Uygulamada yaşanan sorunları önlemek üzere tasarıda yer verilen en önemli değişiklik, 25/4/2006 tarihli ve 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda kabul edilen "adres kayıt sistemi"nin Tebligat Kanunu'na intibakının sağlanmasıdır. Hatta bu yolla, bazen on-onbeş tebligatla dahi sonuç elde edilemeyen durumlarda (ilânen tebligatın gerektirdiği istisnaî hâller hariç), en fazla iki veya üç tebligatla sorun çözülebilecektir'' ifadesine yer verilmiştir.