11. Hukuk Dairesi 2008/11306 E. , 2010/2051 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.07.2008 tarih ve 2007/55 - 2008/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2008/11306 E. , 2010/2051 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.07.2008 tarih ve 2007/55 - 2008/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinden ...’un işlettiği, diğer müvekkiline ait işyerinin hırsızlık rizikolarına karşı davalı tarafından sigortalandığını, meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan hasar bedelinin talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL’nın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılara ait işyerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle 8.490 YTL hasar meydana geldiği, davalı tarafından 2.064 YTL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.936 YTL’nın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davacılar vekili 08.03.2006 tarihli hırsızlık rizikolarını da içeren işyeri sigorta sözleşmesine dayalı olarak müvekkillerine ait işyerinde meydana gelen zararın tazminini talep etmiş ve mahkemece yazılı şekilde her iki davacı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, sigorta ilişkisi davacılardan ... ile davalı arasında kurulmuş olup, adı geçen davacı davalının sigortalısıdır. Bu itibarla rizikonun meydana gelmesi h...nde sigorta poliçesine dayalı olarak istemde bulunma hakkı sigortalı ...’ye ait olup, davacı ... yönünden hangi nedenle davanın kabul edildiği karar yerinde tartışılmamıştır. Kaldı ki, davaya konu işyerinin dolayısıyla içindeki emtiaların kime ait olduğu da, dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu itibarla, mahkemece, davaya konu işyerinin ve içindeki emtia ile demirbaşların kime ait olduğunun belirlenerek, davaya konu poliçeye dayalı olarak davacı ...’nin dışındaki davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve poliçenin teminat altına aldığı rizikoların neler olduğu tartışılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu’nun 1283. maddesi uyarınca gerçek zararı ödemekle yükümlü bulunan davalı ... şirketi, istenen tazminat miktarına itiraz etmiştir. Davalı vekili mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna da, itiraz etmiş olup, davacı tarafın dayandığı faturaların gerçeği yansıtmadığını savunmuştur. BK'nun 98/2. maddesi yollamasıyla, aynı Kanun’un 42. maddesinin ilk cümlesi hükmüne göre, zararın gerçek miktarını kanıtlamak yükü davacı sigortalıya düşmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının çalındığını iddia ettiği malların bedeline ilişkin tesbit yapılmış olup, bu malların hırsızlığa konu olup olmadığı hususunda davacı defter ve faturaları üzerinde inceleme yapılmamıştır. Oysa davacı tarafın delil olarak dosyaya sunduğu mal alım faturalarının bir kısmında alıcı olarak AYFA Ticaret ..., bir kısmında ise ... yazılı olduğu gibi, bir kısım faturaların da AYFA Ticaret tarafından davacı ...’ye satışı yapılan mallar nedeniyle düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı olan ciddi itirazları dikkate alınarak, işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalındığı iddia edilen malların neler olduğu ve bunların kime ait olduğunun belirlenmesi ve davacı tarafın tazminata esas olarak gösterilen faturaların sıhhatinin araştırılması, ekspertiz raporundan da faydalanılmak suretiyle uzman bilirkişi veya heyetinden davalı vekilinin itirazlarını karşılayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 4-Kabule göre de, mahkemece hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, sigorta tazminatının ne zaman muaccel hale geleceği hususunda poliçeye ekli hırsızlık sigortası genel şartlarının B.5 maddesine göre, sigortacının belirlenen tazminatı, rizikonun gerçekleştiğini belirleyen bilgi ve belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeme yapma zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu hükme göre belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği h...nde temyiz edene iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.