T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/07/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/07/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı arsa sahibinin, ... İnşaat Ltd. Şti. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını,14/02/2014 tarihinde ...'ın bu şirkette kat karşılığı inşaat sözleşmesini devir aldığını, ...'ın inşaat yapımında bazı kalemleri ... isimli şahsa taşeron olarak verdiğini, davalının da dava dışı ... ile 56 adet çelik kapı alımı konusunda anlaştıklarını, bu kapıları inşaata getirdiklerini ve bunun karşılığında davalının çek aldığını, çekin ... tarafından ödenmediğini, davalının inşaata gelip düzenli olarak parasını istediğini, söz konusu senetin üst tarafının kesilmiş olduğunu, üstüne tüm yazıları sığdırmak için küçük küçük yazıldığını, senetin üstündeki yazılar ile müvekkilinin ve davalının imza ve isimlerinin belgeye sonradan eklendiğini, senedin resmi unsurlarını oluşturmak amacıyla yazılan yazıların gerek ebat gerek karakteristik özellik olarak farklı olduğunu, bu senedin icraya konulduğunu, bu nedenlerle Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline, haksız takip nedeniyle % 20 kötü niyet tazminatının davalı alacaklıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, öncelikle kambiyo senedine karşı açılan dava olduğunu, Kambiyo Hukuku'nun Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğini, dava ticari mahiyette bir dava olmakla Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, davanın görev yönünden usulden reddi gerektiğini, davacının davasını kısmi dava olarak açtığını, davayı nitelendirirken de haksız fiilden doğan dava gibi göstermeye çalışıldığını, davanın İİK'nın 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davası olduğunu, dava konusu miktarın belli ve muayyen olmasına rağmen davacı borçlu hem dava değerini sadece 10.000,00 TL olarak göstermekte hem de 10.000,00 TL'lik davası ile ... USD olarak kesinleşen icra takip dosyasına ilişkin yapılan icra takibinin durdurulmasını talep etmekte olduğunu, davacı borçlunun önceklike dava değerini icra takip dosyası miktarı üzerinden artırması ve harcını ikmal etmesi gerektiğini, davacı davasını dava ile ilgisi olmayan ve esasen suç teşkil eder mahiyette davalı ile olan kişisel telefon görüşmelerinin belli bir kısmını kaydetmeyip konuşmaların işine geldiği kısımlarını kaydeden ses kayıtlarına dayandırmakta olduğunu, davalının iradesine aykırı olarak kişisel verileri kaydeden hakkında suç duyurusu da bulunulmakta olduğunu, bu yöntemle hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin delil olarak bir değeri olmamakla birlikte davalının davacı borçlu ile konuşmanın başına öncelikle kendisine verdiği borç paradan bahsettiğini, ödememesinden dolayı yeğenlerine karşı zor durumda kaldığını söylediğini, telefon görüşmelerinin tarafı olan kişinin görüşmeyi izinsiz kaydetmesinin yasaya aykırı bulunduğunu, davacı tarafça imzanın kabul edildiğini, ancak senedin verilmediğini para alınmadığını iddia ettiğini, senede karşı senet kuralları gereğince davacı borçlu bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, usulüne uygun yeterliliği haiz sahtecilik ve grafoloji uzmanlarından alınacak bir inceleme ile de orta bir tahsile sahip alacaklı ve borçlu tarafından A4 kağıdına el yazısı ile yazılan yazıların sahte olmadığı ve muteber olduğu anlaşılacağını, bütün bu nedenlerle haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere davacı borçlunun tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "..Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinden; katılanın ... olduğu, sanıkların ... ve ... olduğu, Resmi Belgede Sahtecilik, Özel Belgede Sahtecilik suçlarından yargılama yapıldığı, sanık İzzettin Demir hakkında beraat kararı verildiği, diğer sanık ...'in üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görüldüğü ve cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararların kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava, davalı tarafça davacı aleyhine Antalya 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan kambiyo takibine konu bononun başka kağıttan kesilerek elde edildiği gerekçesi ile sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkememizce yapılan yarılama, toplanan deliller, iddia ve savunma ve Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ... ESas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde dava konusu senedin davalı tarafça davacının imzasını taşıyan başka bir belge elde edilerek bu belgenin üzeri doldurularak senet haline getirilmesiyle oluşturulduğu, Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen mahkumiyet kararı ve gerekçesi karşısında tespit edilen maddi olayın mahkememizi bağlayacağı, buna göre dava konusu senedin sahtecilikle elde edildiği anlaşılmış olmakla.." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hukuka aykırı ses kayıtlarına dayandığını, davacının dayandığı uzman görüşü raporunun belge aslı görülmeden düzenlendiğinden kabulünün mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, hukuk hakiminin ceza hakimi kararı ile bağlı olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... esas , ... karar no'lu 27/04/2011 karar tarihli kararında belirtildiği üzere, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi , zarar tutarı, temyiz gücü ve isnat yeterliliği , illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamamasına ancak hukuk hakiminin bu bağımsızlığının sınırsız olmamasına, gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağının kabul edilmesine, diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşımasına (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.1.975 tarihli, 1971/T-406 E. ve 1975/1 K; 23.1.1985 tarihli, 1983/10-372 E. ve 1985/21 K.; 27.04.2011 tarihli, 2011/1750 E. ve 2011/231 K.; 03.04.2013 tarihli, 2012/19-873 E.,2013/433 K. sayılı kararları; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/5506 Esas, 2025/5265 Karar sayılı emsal ilamı), dava konusu belgeyle ilgili olarak Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinden; katılanın iş bu davanın davacısı ... olduğu, sanıkların iş bu davanın davalısı ... ve bunun yanında ... olduğu, ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı beraat kararı verildiği, iş bu davanın davalısı ... hakkında ise kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 19/11/2021 tarihli olarak kesinleştiği hususlarının anlaşılmasına (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi, 2021/1344 Esas, 2021/2941 Karar), ceza mahkemesi kararının bu yönüyle kesin delil oluşturmasına, buna göre dava konusu belgenin davalı tarafça davacının imzasını taşıyan başka bir belge elde edilerek bu belgenin üzeri doldurularak senet haline getirilmesiyle oluşturulduğunun maddi vakıa olarak kabulünün gerekmesine, bu haliyle davacının söz konusu belge gereği davalıya borçlu olmadığının anlaşılmasına, icra mahkemesi kararlarının da kesin hüküm oluşturmamasına, ayrıca bununla birlikte davalı vekili Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının ret ile sonuçlandığını belirtse de, yapılan incelemede de mahkemenin ret kararının istinaf kanun yoluna götürüldüğü, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 27/11/2019 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile takip dayanağı senedin kayıtsız şartsız ödeme vaadi içermediği için kambiyo vasfında olmadığı gerekçesi ile borçlunun itirazının kabulüne, takibin borçlu yönünden iptaline karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 02/11/2020 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilerek kararın kesinleştiği hususlarının görülmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 42.026,53 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 10.176,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.850,13 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...