11. Hukuk Dairesi 2025/3762 E. , 2026/512 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1017 Esas, 2025/1118 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/207 E., 2025/79 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne kara…
11. Hukuk Dairesi 2025/3762 E. , 2026/512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1017 Esas, 2025/1118 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/207 E., 2025/79 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Niğde ilinde hayvancılık işi ile uğraştığını, keşide tarihi 09.03.2022, ödeme tarihi 10.08.2022, lehtarı ... olan 475.000,00 TL bedelli bono üzerinde keşideci olarak müvekkilinin adı yazılmışsa da müvekkilinin cebir ve tehdit altında senedi imzalamak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin söz konusu bono nedeniyle borçlu olmadığını, senet üzerinde alacaklı görünen ... isimli şahıstan herhangi bir nakit veya mal alımına ilişkin hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen davalı ...'nün oğlu ... ve ..., ... ve ... tarafından zor kullanılarak davaya konu edilen senedin müvekkile imzalattırıldığını, bu konuya ilişkin olarak kolluk birimine müracaatta bulunarak 20.05.2022 tarihinde ilgili kişilerden tehdit ve yağma suçu nedeniyle şikayette bulunulduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara borcu bulunmadığının ve borcun dayanağı olarak gösterilen bononun geçersizliğinin tespitine ve iptaline, (olası icra takibinin de iptaline) davaya konu bono icra takibine konu edildiği takdirde, teminatsız veya teminatlı olarak takibin tedbiren durdurulmasına, davaya konu bono, icra takibine konu edildiği takdirde %20 kötüniyet tazminatının davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının bono düzenleme iradesinin olmadığı ve bononun cebir ve tehditle imzalatıldığı iddiası gerçek dışı olup davacının bonoyu hür iradesiyle borcuna karşılık verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların hiçbirinin davacının iddialarını doğrulayan beyanlarda bulunmadığı, sadece davacının oğlu olan tanık ...'nun kendi görgüsüne dayanmayan, davacı babasından aktarıma dayalı beyanlarla davacının iddialarını doğruladığı, ancak, davalı tanıklarının kendi içinde tutarlı ve birbiriyle örtüşen beyanlarıyla, senedin cebir yahut tehdit uygulanarak alınmadığının ispatlandığı, öte yandan Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/1211 sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde davalı hakkında tefecilik ve mağdurun bir senedi vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma suçlarından hakkında başlatılan soruşturmanın 27.01.2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonlandırıldığı ve buna ilişkin kararın 29.01.2024 tarihinde kesinleştiği, son olarak iddiasını diğer delillerle ispat edememiş olduğu anlaşılan davacı vekiline, dilekçeler aşamasında dayanmış olduğu yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça dosyaya yemin metni sunulmadığından, yemin delilinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine, düzenleyeni davacı ..., lehtarı davalı ..., hamili ise dahili davalı ... olan, 09.03.2022 düzenleme tarihli, 10.08.2022 vade tarihli, 475.000,00 TL tutarlı bono yönünden davacının borçlu olduğunun tespitine, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin fer'i talebin reddine, takip konusu alacağın %20'si tutarındaki 95.000,00 TL tazminatın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4 hükmü uyarınca davacıdan alınarak davalı ...'ye ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın senedin düzenleme tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde 09.08.2022 tarihinde açıldığı, davalı tanığı ... mahkeme huzurunda alınan yeminli beyanında bononun verildiği esnada davacıya herhangi bir cebir ve tehdit uygulanmadığını beyan ettiği, davacı tarafından bononun zorla, tehditle imzalattırıldığı iddiasında bulunulmuş olup ispat külfetinin davacıda olduğu, takibe dayanak bonoda “bedeli malen ahzolunmuştur” kaydı bulunduğu, senet karşılığı malın kendisine verilmediğinin iddia edilmediği gibi aynı ispat gücüne sahip bir belge ile ispat etme yükümlülüğünün davacıda olduğu, mahkemece icra dosyasında bulunan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği ve uygulandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.