11. Hukuk Dairesi 2022/6159 E. , 2024/2406 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1337 Esas, 2022/854 Karar DAVALILAR : 1.İris İleri Tarım ve Gıda Teknolojileri vekili Avukat ... 2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03.07.2020 SAYISI : 2019/220 E., 2020/77 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve …
**11. Hukuk Dairesi 2022/6159 E. , 2024/2406 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1337 Esas, 2022/854 Karar DAVALILAR : 1.İris İleri Tarım ve Gıda Teknolojileri vekili Avukat ... 2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03.07.2020 SAYISI : 2019/220 E., 2020/77 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından beri “ERİŞ” markası ile faaliyet gösterdiğini, ilk olarak 1994 yılında markasının tescil ettirdiğini, müvekkilinin “ERİŞ” markasını ve ticaret unvanının 40 yılı aşkın bir süredir aralıksız kullanım sonucunda tanınmış marka haline getirdiğini, “eriş” markasının 2011 yılından beri tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, aynı şekilde yurtdışında da birçok ülkede markanın tescilli olduğunu, dava konusu 2018/106222 sayılı “iris gurme” markasına karşı itirazlarının reddedildiğini, dava konusu markanın “iris” esas unsuruna gurme kelimesi ve şekil unsuru eklenmesiyle oluşturulduğunu, “gurme” kelimesinin hem anlam bakımından hem de markadaki konumu bakımından ikincil unsur konumunda kullanılmış ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğunu, markadaki tek asli unsurun “iris” ibaresi olduğunu, “gurme” kelimesinin ortalama tüketici tarafından hizmetin cinsini, çeşidini belirten bir kavram olduğunu, davalı tarafında anılan ibareyi markanın sonuna ve daha küçük ve ince puntolarla yerleştirerek esaslı unsur olarak “iris” ibaresini kullanma iradesini ortaya koyduğunu, yine markadaki şekil unsurunun da markaya kattığı bir ayırt edicilik bulunmadığını, dava konusu markadaki “iris” ibaresinin müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, daha önce 35 inci sınıfta tescilli 2010/06914 sayılı “ariş” markası ile müvekkili markasının, müvekkilinin tanınmışlığı da gözetilerek karıştırılma ihtimaline yol açacağının tespit edildiğini, benzer şekilde verilmiş kararların bulunduğunu, davaya konu markanın 29, 30, 32, 35 ve 40 ıncı sınıflarda tescil edilmek istenildiğini, müvekkili markalarının hepsinin 29 ve 30 uncu sınıfta tescilli olduğunu, ayrıca 2015/22505 sayılı markasının 29, 30, 32, 35 ve 40 ıncı sınıflarda tescilli olduğunu, dolayısıyla markalar kapsamındaki tüm emtianın benzer olduklarını, müvekkilinin aynı zamanda gerçek hak sahibi olduğunu, başvurunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu belirterek YİDK karar iptali ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili, müvekkilinin gerçekleştirdiği marka başvurusu ile davacı markalarının görsel olarak birbirlerinden tamamen farklı olduklarını, müvekkilinin gerek www.iristarim.com sitesinde gerekse de diğer mecralarda, faaliyet alanı ile özdeş hale gelen yeşil renk temasını “iris gurme” markasında da kullandığını, müvekkili markasındaki şekil unsurunun ayırt edici olduğunu, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının da somut olayda oluşmayacağını, davacının itirazlarına dayanak tüm markalarının zaten tescilli olduğunu ve her halde taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, bu nedenle anılan maddenin üçüncü fıkrası kapsamındaki iddiaların somut uyuşmazlık bakımından bir etkisinin bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, yine davacının ticaret unvanı ile müvekkili markası arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve Yasa'ya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunda yer alan mal ve hizmet sınıflarının tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile aynı tür emtia olduğu, markadaki asıl sözcük unsuru “İRİS” kelimesi olup bu kelimenin dilimizde “saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü” anlamına gelen bir sözcük olduğu, davacı taraf markalarına bakıldığında ise davacı yanın dayanak markalarınının genel anlamda “şekil+eriş” şeklinde bir logo ile birlikte kulanılan “ERİŞ” kelimesi ve bu kelime etrafında yaratılmış logolu ya da logosuz şekildeki markalarının bulunduğu, davacı markalarının esas unsuru olan “ERİŞ” kelimesinin “erme işi” anlamına geldiği gibi “erişmek” fiilinin de kökü olarak algılanabilecek somut bir anlamı bulunmadığı, dolayısıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi altında bulunmadığı, karşılaştırılan işaretler arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal düzeydeki farklılıkların davacı yan tanınmışlığına bir zarar vermeyeceği, her ne kadar tanınmışlıktan kaynaklı korumada iltibas ihtimalinin varlığı aranmasa ve asıl olanın önceki markanın ayırt edici gücünün zayıflatılması veya sulandırılmasının önüne geçilmesi ise de davalı yana ait dava konusu markanın tescilinin, herhangi bir şekilde davacı markasına bir zarar verme ihtimalinin bulunmadığı gibi davalının da bu tescil sayesinde davacı markalarından haksız bir yarar elde etme ihtimalinin mevcut olmadığı, kötü niyet iddiasına dayalı hükümsüzlük istemi yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının sadece 35/1-4 ve 40 ıncı sınıflarda değil, bilinç ve dikkat düzeyinin düşük olduğu gıda sınıflarında da benzer olduğunu, gıda ürünleri bakımından tüketicilerin bilinç düzeylerinin daha düşük bulunduğunu, bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğu gözetildiğinde davalının marka başvurusunun tescil edilmemesi gerektiğini, zira ibareler arasında çok benzerlik olduğunu, markalar arasında gerek görsel gerek işitsel anlamda ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, 6769 sayılı sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fırkası uyarınca benzerlik şartının gerçekleştiğini, anılan Kanunun 5 inci fıkrasındaki koşulların da olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının sadece 35/1-4 ve 40 ıncı sınıflarda değil, bilinç ve dikkat düzeyinin düşük olduğu gıda sınıflarında da tescilli olduğunu, müvekkile ait markanın tanınmış marka statüsünde olduğu, bu durumun TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığı kararı, mahkeme ve yargıtay kararları ile de tespit ve tescil edildiğini, müvekkil markasının farklı ürün ve hizmetler karşısında dahi tescil edilmesi gerektiğini, markalar arasında benzerlik olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fırkası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.