4. Ceza Dairesi 2011/15836 E. , 2012/23306 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmem…
**4. Ceza Dairesi 2011/15836 E. , 2012/23306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- TCK'nın 184/1. maddesinde, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapılması cezalandırılmaktadır. TCK'nın 184/4. maddesinde "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" denilmektedir. Dairemiz kararlarında "özel imar rejimine tabi yerler"; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu gibi özel imar düzenlemeleri ve kısıtlamalar getiren yerler şeklinde anlaşılmaktadır. Nitekim 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4. maddesinde, belirtilen nitelikteki özel kanun hükümlerinin geçerliliği kabul edilmiştir. Belirtilen kanuni düzenlemeler karşısında, TCK'nın 184/1. maddesinin ruhsatsız veya ruhsata aykırı "bina yapılması" bağlamında özel kanunlardaki hükümlere göre daha özel nitelikli bir norm olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda özel hüküm - genel hüküm çatışmasında "özel normun önceliği ilkesi" gereği yalnızca TCK'nın 184/1. maddesi uygulanmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda sanığın, Bakanlar Kurulu'nun 12.06.1988 tarih ve 88/13019 sayılı kararı ile ilan edilen Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 11.12.1986 gün ve 2753 sayılı kararı ile tescil edilen 1. derece sit alanında yetkili kurumlardan izin ve yapı ruhsatiyesi almadan bina inşa etmek biçiminde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 184/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin aynı zamanda 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesini de ihlal ettiğinden söz edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi yollamasıyla en ağır cezayı gerektiren 2863 sayılı Kanun uyarınca hüküm kurulması, 2- İmar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanamamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilmesi karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, "eski hale getirilmemesi nedeniyle zarar karşılanmadığından" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,