11. Hukuk Dairesi 2023/5533 E. , 2024/8897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/613 Esas, 2022/1055 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1206 E., 2019/1051 K. Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabul
**11. Hukuk Dairesi 2023/5533 E. , 2024/8897 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/613 Esas, 2022/1055 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1206 E., 2019/1051 K. Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... mirasçıları ve ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin emekli olduktan sonra birikimlerini değerlendirmek istediğini davalı ... ve davalı ... ve ...'nın murisi ...ye anlattığını, davalı ... ve ...nin davalı şirketin ortakları olduğunu, müvekkiline, işletmekte oldukları şirkete ortak olabileceğini söylediklerini, müvekkiline şirketin durumunu anlatıklarını, şirketin araçlarını, dava konusu taşınmazını belgeleriyle gösterdiklerini, müvekkilinin Adana 1. Noterliği'nin 18.04.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'ün 50 payını devraldığını, aynı tarihli ortaklar kurul kararı ile devrin kabul edildiğini, bu işlemin Ticaret Siciline 29.04.2011 tarihinde tescil ettirildiğini, Muammer'in 50 payını ...'ya, 12 payını da ...'e devrettiğini, ortaklar kurulu kararı ile pay devirleri kabul edilerek ...'ün şirket ortaklığının son bulduğunu, davalı ...'ün, 19.04.2011 tarihinde Adana Ticaret ve Sicil Müdürlüğüne başvurarak tapu işlem yetki belgesi aldığını, bu belgeyle şirket adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın 21/50 hissesini 20.04.2011 tarihinde şirket ortaklarından ...ye 121.800,00 TL bedelle, 29/50 hissesini de kendi adına 168.200,00 TL bedel üzerinden devrini yaptığını, satış konusunda ortaklar kurul kararı bulunmaması nedeniyle yetkisizlik ve şirketi işletmesiz bırakmak amacı taşıdığından geçersiz olduğunu, şirket kasasına giriş olmadığını, Muammer'in 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırı davrandığını, ... Özel Eğitim... Ltd. Şti.'nin zaman içerisinde işletmesiz kalması nedeniyle münfesih konuma gelmesinden dolayı Vergi Dairesinden kaydının resen silindiğini, devamında Adana Ticaret Sicil Memurluğu tarafından da 27.02.2015 tarihinde sicilden resen silindiğini, ihya davası açabilmek için yetki verilmesinin talep edildiğini, işbu davanın muvazaaya dayalı tapu iptali davası olduğunu, davalı ... ve ...nin muvazaalı şekilde hareket ettiklerini, taşınmazın değerinin çok altında değer gösterildiğini ileri sürerek muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, bu iddialarının kabul görmemesi halinde ortaklar kurulu kararı olmaması nedeniyle yetkisizlik sebebiyle satış sözleşmesinin iptaliyle davalılardan ..., ... ve ... adına kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptaline ve ... Özel Eğitim Özel Sağlık Hizmetleri ve Rehabilitasyon Merkezi Tic. Ltd. Şti. adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu taşınmazın sahibi olduklarını, taşınmazın satın alma işlemlerinin, davacının müvekkilinin paylarını satın almadan önce yapıldığını, satış yapıldığı süre içerisinde davacının şirketle bağı bulunmadığını, Muammer'in pay devrinden sonra şirket ortaklarının ..., ..., ... ve ...'den oluştuğunu, ... ile ...nin vefat ettiğini, bu nedenle davacının dava açma yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin payını devretmesinden sonra davacının, davalı şirkete ait taşınmazı kiraladığını ve kira akdinin devam ettiğini, davacının kira bedeli ödememek için dava açtığını, davacının, taşınmazın müvekkillerine ait olduğunu bildiğini, taşınmazın satışında muvazaa bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ... Özel Eğitim Özel Sağlık Hizmetleri ve Rehabilitasyon Merkezi Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasının sağlandığı, tarafların şirket ortağı oldukları, davalı ...'ün şirketteki hissesinin 14.08.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ..., ... ve ...'e devrettiği, devir sözleşmesinin Ticaret Siciline 29.04.2011 tarihinde tescil ettirildiği, davalı ...'ün hisse devir sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra, henüz Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil işlemi yapılmadan, şirket adına kayıtlı olan taşınmazı Ticaret Sicil Müdürlüğünden aldığı 19.04.2011 tarihli yetki belgesine istinaden 20.04.2011 tarihinde davalı ... ve ...'nin murisi olan ...ye ve kendi adına tapuda satış işlemi yaptırarak devrettiği, taşınmazın satış bedelinin tapuda 290.000,00 TL olarak gösterildiği, şirket defterlerine satış bedelinin 140.000,00 TL olarak işlendiği, davalı şirket hesabına yatırılan satış bedelinin, aynı tarihte davalı ... tarafından çekildiği, dava konusu taşınmazın şirketin faaliyet gösterdiği tek taşınmaz olduğu, bu nedenle taşınmazın, satış tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 441 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ortaklar kurul kararı doğrultusunda satılması gerektiği, davalı şirket tarafından bu yönde bir karar alınmadığı, taşınmazın satışının genel kurul kararı olmaksızın yapılması nedeniyle geçersiz olduğu; ancak dava konusu taşınmazın 20.04.2011 tarihli satış işleminden sonra 01.11.2011 tarihinde, şirket temsilcileri olan davacı ... ve dava dışı Murat Saygın tarafından, davalılardan şirket adına kiralandığı, davalı şirketin ticaret sicil müdürlüğünden resen terkin edilmesiyle aynı taşınmazda, davacının kurucu ortağı olduğu dava dışı Sevgiyle ...... Ltd. Şti.'nin faaliyet gösterdiği ve davacının, bu taşınmazı 01.06.2013 ve 01.06.2014 tarihli kira sözleşmeleri ile davalılardan kiralamaya devam ettiği, Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/700 E. sayılı dosyasında, 09.06.2015 tarihinde davalılar tarafından kira alacağına ilişkin dava açılmasından 1 gün sonra 10.06.2015 tarihinde bu davanın açıldığı, davacı ...'nin kira sözleşmesinin imzalandığı tarihte taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu bildiği, taşınmazın ortaklar kurulu kararı olmaksızın devredildiğini, devrin şeklen geçersiz olduğunu ileriye sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu, bu davanın açılmasının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereği dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesin işlemin geçerliliğine etkisi olmayıp, bu durumun tek başına muvazaayı kanıtlamaya yetmeyeceği, davalılar arasında muvazaa sayılacak bir anlaşmanın bulunduğunun da ispatlanamadığı, şirket hesabına yatan taşınmaz bedelinin davalı ... tarafından çekilmesi nedeniyle davacı veya şirket tarafından açılmış bir sorumluluk davası da bulunmadığı, muvazaa olgusunun ispatlanamadığı, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazın 01.11.2011 tarihli kira kontratı ile kiraya veren ... ve ..., kiracı ..., ... ve ... Özel Eğitim...Ltd.Şti. olmak üzere kiralandığı, 01.06.2013 tarihli kira kontratı ile kiraya veren ... ve ..., kiracı ... ... Özel Eğitim...Ltd. Şti olmak üzere kiralandığı ve 01.06.2014 tarihli kira kontratı ile kiraya veren ... ve Mine Kilisli, kiracı ..., Sevgiyle ... Özel Eğitim Şirketi olmak üzere kiralandığı, ... Özel Eğitim....Ltd. Şti.'nin Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 27.02.2015 tarihinde resen silindiği, davacının kira kontratlarındaki imzaya itirazının bulunmadığı, tüm bu husular birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince davacının kira sözleşmelerinin imzalandığı tarihte taşınmazın davalılar adına olduğunu bildiği, devrin şeklen geçersiz olduğunu ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunun kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından taşınmaz devrinin davacının bilgisi haricinde muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının ispat edilemediği, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muvazaa ve geçersizliğe dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... mirasçıları ve ...'ye verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.