16. Ceza Dairesi 2020/5015 E. , 2020/4966 K. "" I-TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2020 tarih ve 2020/54874 sayılı yazısı ile; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/11/2019 tarihli ve 2019/25321 soruşturma, 2019/7581 esas, 2019/1180 sayılı iddianamenin iadesine dair Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ve 2019/339 iddianame değerlendirme sayıl…
**16. Ceza Dairesi 2020/5015 E. , 2020/4966 K.** **"İçtihat Metni"** I-TALEP: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2020 tarih ve 2020/54874 sayılı yazısı ile; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/11/2019 tarihli ve 2019/25321 soruşturma, 2019/7581 esas, 2019/1180 sayılı iddianamenin iadesine dair Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ve 2019/339 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/12/2019 tarihli ve 2019/325 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Her ne kadar şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin, "...şüphelinin cezalandırılmasına dayanak asıl iddianın gizli tanık Duru'nun beyanları olduğu, diğer tanık ...'nın şüpheli aleyhine bir beyanı bulunmadığı; bu hali ile gizli tanığın beyanının 5726 sayılı tanık koruma kanununun 9/8. maddesi gereğince tek başına hükme esas alınamayacağı..." gerekçesiyle iadesine karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21/03/2019 tarihli ve 2018/7658 esas, 2019/4059 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturması sebebiyle iddianame düzenlenmiş olması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 22/06/2020 gün ve 94660652-105-09-1261-2020-Kyb sayılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir. II-OLAY: