7. Hukuk Dairesi 2012/2053 E. , 2012/6648 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı eski abonenin, borcunu yeni abone olan dava dışı şahsa devrettiği, bu devri…
**7. Hukuk Dairesi 2012/2053 E. , 2012/6648 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı eski abonenin, borcunu yeni abone olan dava dışı şahsa devrettiği, bu devri davacı alacaklının yeni borçlu ile abonelik sözleşmesi imzalamak ve eski abonenin aboneliğini feshetmek suretiyle kabul ettiği gerekçesi ile takip konusu borçtan davalı eski abonenin sorumlu olmayacağı gerekçesiyle dava red edilmiştir. Borçlar Kanununun 174. maddesine göre evvelki borçlunun yerine yenisinin kaim olması ve borçtan beraati borcun nakli müteahhidi ile vuku bulacağı ve borcun nakli mukavelesinin alacaklıya bildirilmesi ile alacaklının açık ya da örtülü rızasının bulunması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda eski abone olan davalı ile yeni abone dava dışı şahıs arasında imzalanan borcun nakli sözleşmesinin alacaklı davacı tarafından eski borçlunun borcundan beraatinin kabul edildiği konusunda açık veya örtülü bir kabulünün bulunduğu dosya içerisinden anlaşılamamaktadır. Eski abonenin borcunun belirlenip sözleşmesinin fesh edilmiş olması borcun nakline açık ya da örtülü bir muvafakat olarak kabul edilemez. Davacının eski aboneliği fesh edip, dava dışı üçüncü kişi ile yeni abonelik sözleşmesi imzalamasını, eski abonenin borcundan dolayı yeni abonenin önceki borca katılması olarak değerlendirmek gerekir. Bu durumda asıl borçlu davalının borcu sona ermediğine göre, davacının asıl borçlu eski aboneden alacağını talep etmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece, davanın bu kapsamda değerlendirilip sonucuna göre karar vermesi gerekirken, hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek davanın reddine karar vermesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 03.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.