T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1234 KARAR NO : 2025/1110 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/03/2025 ESAS NO: 2024/426 KARAR NO : 2025/242 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 08/10/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasınd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1234 KARAR NO : 2025/1110 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/03/2025 ESAS NO: 2024/426 KARAR NO : 2025/242 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 08/10/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.04.2022 - 01.04.2023 başlangıç ve bitiş tarihli servis hizmet sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin servis taşımacılığı faaliyetini eksiksiz ve özenli bir şekilde yaptığını, 30.11.2022 tarihinde 8.878,00 TL, 31.12.2022 tarihinde 19.515,76 TL ve 31.01.2023 tarihinde ise 18.105,76 TL tutarlı hak edişine karşılık davalı adına faturalar kestiğini, bu kesilen faturalara karşılık davalı taraftan hiçbir iade faturası veya sözlü ve yazılı itirazın müvekkiline gelmediğini, bu kapsamda müvekkilince başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi'nin 2023/78678 E. sayılı ilamsız icra takibince haksız itiraz edildiğini, fatura alacağının takip tarihi itibari ile alacak TBK'nın 146. ve 161. maddeleri gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan takip tarihi itibari ile takibe konu alacağın zamanaşımına uğramadığını, müvekkili tarafından 31.01.2023 tarihli 50.000,00 TL ödeme tutarlı iade tipli faturaya Bakırköy 6. Noterliğinin 07.02.2023 tarihli 02480 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 01.04.2022 tarihli Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılınması nedeniyle öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, şoförü ile birlikte araç kiralama işi olması nedeniyle davaya bakmakla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, cezai müeyyide sebebiyle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, 31.01.2023 tarihinde 18.105,76 TL tutarlı değil 21.869,76 TL tutarlı fatura bulunduğunu, bu faturaya da müvekkilinin Beyoğlu 57. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 07.02.2023 tarihli ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, diğer fatura bedellerinin bir kısmının havale yoluyla, bir kısmının kullanmış olduğu yakıttan ve kesilen cezai şart faturasından mahsup edildiğini, sözleşmenin fesih başlıklı 11. maddesine uyulmaması halinde cezai şartın kararlaştırıldığını, davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak herhangi bir bildirim yapmaksızın fiilen sözleşmeyi fesederek rakip firma ile çalışmaya başladığını, sözleşmenin 13. maddesinin 8. paragrafında 50.000,00 TL cezai şart belirlendiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, servis taşımacılığına ilişkin faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin davada, davalı aralarındaki sözleşme kapsamında yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu iddia etmişse de, davacının işletme hesabına göre defter tutması, gerçek kişi tacir kaydının bulunmaması kapsamında, salt tacirler arasında yetki sözleşmesinin yapılmasının mümkün olması sebebiyle, yerinde görülmeyen itiraza itibar edilmediği, uyuşmazlığın davacının servis taşımacılığı kaynaklı faturaları kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız şekilde davacı tarafça feshedilip edilmediği, davalının cezai şart alacağı talep şartlarının oluşup oluşmadığı, icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu, taraflar arasında 01.04.2022-01.04.2023 tarihleri arasında geçerli olacak bir tedarikçi araç kiralama sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşme kapsamında servis taşımacılığı hizmeti verdiği, sözleşmenin 11. maddesinin 5. paragrafı ile sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi veya işin bırakılması halinde davacının son hakkedişinin ödenmeyeceği, ayrıca üç aylık hakkedişinin cezai şart olarak işverene ödeneceği düzenlendiği, sözleşmenin 13. maddesi kapsamında davacıya hizmet verilen kuruluşlara kendi adına veya başka kurum adına hizmet vermeyeceği yönünde bir rekabet etmeme şartının getirildiği, bu şarta aykırı hareketin ise 50.000,00 TL cezai şarta bağlandığını, davalı defterlerindeki borç kaydının, davacı tarafça düzenlenen 31.01.2023 tarihli faturanın davalı defterlerine kaydedilmemesi ile davalı tarafça davacıya düzenlenen 50.000,00 TL bedelli cezai şart faturasından kaynaklandığı, davacı, davalı ile imzaladığı tedarikçi araç kiralama sözleşmesi kapsamında 30.11.2022, 31.12.2022 ve 31.01.2023 tarihli hakkediş faturalarını düzenlediği ve bunlara ilişkin icra takibi yaptığı, sözleşme kapsamında davacının 01.04.2023 tarihine kadar söz konusu servis tedarik hizmetini davalıya vermesi gerektiği, İBB'ye yazılan müzekkere cevabı ile davacının, dava dışı ... Turizm A.Ş. firması ile ...Geliştirme ... A.Ş.'ye servis taşımacılığı hizmeti verdiği, hizmet başlangıç tarihinin 31.01.2023 olduğu görüldüğü, bu kapsamda davacının sözleşmeyi süresinden önce herhangi bir haklı sebep bildirmeksizin feshederek, rekabet yasağına da aykırı şekilde, davalının hizmet verdiği şirket/kuruma hizmet veren başka bir şirket ile çalışmaya başladığının anlaşıldığı, taraflarca imzalanan sözleşmenin 11. maddesi kapsamında, sözleşmenin süresinden önce haklı sebep olmaksızın feshedilmesi nedeniyle davalının son hakkediş faturasının kabul etmeyerek iade etmesi ve 13. maddesi kapsamında ise rekabet etmeme şartına aykırı şekilde davalının rakibi bir şirket ile davalıca hizmet verilen kurumlara hizmet verilmesi nedeniyle 50.000,00 TL cezai şart faturası düzenlemesi yerinde görüldüğü, rekabet yasağına ilişkin düzenleme her ne kadar süre yönünden bir sınırlama içermese de, bu husus tek başına ilgili rekabet etmeme şartının geçersizliğini gerektirir nitelikte olmadığından ve TBK'nın 444-447 maddeleri işbu uyuşmazlık için kıyasen dikkate alınarak rekabet yasağı sözleşmesinin süresinin mahkemizce sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren bir yıllık süre için geçerli olacağı değerlendirildiği, bu kapsamda davacının son hakkediş faturasına ilişkin bedeli talep edemeyeceği, toplam 43.657,77 TL bedelli diğer faturalar yönünden ise davalının mahsup iddiasına konu 50.000,00 TL'lik cezai şart faturası dikkate alındığında, alacak hakkının kalmadığı gerekçesiyle Davanın REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tamamen varsayımsal bir şekilde taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer almadığı halde rekabet yasağının bir yıllık süre için geçerli olacağı değerlendirilmesinin hukuk uygun olmadığını, İlk derece mahkemesinin uyarlama davası olmadığı halde iki taraf arasında imzalanmış bir sözleşmeye müdahale edip sözleşmede yer almayan bir hükmü varmış gibi değerlendirip karar vermesi mümkün olmadığını, TBK'nın 444-447. maddelerinin somut olayda uygulanmasına imkan bulunmadığını, TBK'nın ilgili maddelerinin hizmet sözleşmesini düzenlemesine rağmen somut olayda TTK kapsamında taşıma sözleşmesi söz konusu olduğunu, ilgili maddede rekabet yasağına ilişkin olarak rekabet yasağının geçerli olacağı coğrafi konum/yer hususunda ayrıntılı düzenleme yapılmaması, yasağın süresine ilişkin belirlemenin olmaması ve tek taraflı aleyhine düzenlenmesi dikkate alındığında geçersiz olduğunın açıkça ortada olduğunu, cezai şartı kabul anlamına gelmemekle birlikte 50.000,00 TL cezai şart bedelinin de fahiş olduğunu, müvekkilin tacir olmayıp esnaf olduğu gözetildiğinde rekabet yasağı ve cezai şart hükümlerinin uygulanamayacağının izahtan vareste olduğunu, İstanbul il sınırları içerisinde servis taşımacılığı faaliyeti gösteren gerçek veya tüzel kişiler İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü'nün (UKOME) belirlediği "Taşımacı ile Sözleşmeli Taşımacı Arasında Yapılan Servis Taşımacılığı Tip Sözleşmesi" ile faaliyet gösterdiğini, bahsi geçen sözleşmenin 5. maddesinde bildirim yükümlülüğünün 30 gün ile sınırlı tutulduğunu, bu husus da göz önüne alındığında uygulanabilecek cezai şart miktarının en çok 30 günlük ücreti karşılığı olacağını, ancak dönemin şartları göz önünde bulundurulduğunda istenen 50.000,00 TL'lik ücretin makul olan seviyenin neredeyse 3 katına tekabül ettiğini, davalı kurumca kaybedilen ihale neticesinde müvekkilinin çalışamaz hale geldiğini, müvekkilinin davalı tarafından yeni bir görevlendirme yapılmasını beklemişse de davalı yeni bir sözleşme kapsamında müvekkili görevlendirilmediğini, işbu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili açısından çekilemez bir hal aldığını, huzurdaki dava itirazın iptali davası olup cezai şartın işbu davanın konusunu oluşturmadığını, bir an için cezai şart değerlendirilecekse dahi ispat yükümlülüğünün davalıda olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanı kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki tedarikçi araç kiralama sözleşmesi isimli taşıma sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava dosyasında Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/607 E. 2023/980 K. sayılı 07.11.2023 tarihli davanın usulden reddine, dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair görevsizlik kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizin 24.04.2024 Tarih ve 2024/270 E. 2024/545 K. sayılı:"...Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, asliye hukuk mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 maddesine aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına..." dair karar verildiği, ardından Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yukarıda yazılı esas numarası ile yargılamaya devam edildiği, davanın reddine dair verilen karara karşı da davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Davaya konu Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ..., borçlunun ise ... Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu, toplam 46.499,52 TL üzerinden 14.02.2023 tarihinde başlatılan icra takibinde 31.12.2022 tarihli ve ... numaralı 19.515,76 TL, 30.11.2022 tarihli ve ... numaralı 8.878,00 TL ve 31.01.2023 tarihli ve ... numaralı 18.105,76 TL fatura alacaklarına ilişkin borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 25.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 22.02.2023 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan tedarikçi araç kiralama sözleşmesinin ilgili hükümleri şu şekildedir.Madde 1. İş bu sözleşme bir tarafta İ.O.S.B. Esenler sanayi sitesi 18. Blok ... Başakşehir/İstanbul adresinde mukim ... TURİZM NAKLİYAT İNŞAAT SANAYİ TİCARET LTD. ŞTİ. (bundan sonra işveren olarak anılacaktır.) ve diğer tarafta ... plakalı aracın sahibi ... (bundan sonra tedarikçi olarak anılacaktır.) Madde 2. İş bu sözleşmenin konusu işverenin imzalamış olduğu taşıma sözleşmelerindeki taşıma yükümlülüğünü yerine getirmesinde yararlanılmak üzere Tedarikçinin maliki olduğu araçların kiralanmasına ilişkin koşul ve şartların belirlenmesidir.Madde 4. 1) 1. Servise yapılan müessese:KAPI Güzergah:... Fiyat(tek):700,00 TL10 KM kadar olan yol güzergah uzamalarında her hangi bir bedel ödenmeyeceği tedarikçi tarafından kabul edilmiş olup, bu km uzamalarından dolayı tedarikçinin hiçbir bedel talep hakkı bulunmamaktadır.Madde 6. İş bu sözleşme 01/04/2022 tarihinden başlayacak oluo 01/04/2023 tarihinde sona erecektir. Ancak işverenin sözleşmenin sona erme tarihinde sözleşmeyi feshettiğini tedarikçiye bildirmezse iş bu sözleşme müteakip yılarda da aynı şartlarda devam edecektir. İşveren sözleşme süresinin bitimini beklemeksizin dilediği zamanda iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedebilir. Tedarikçi, bu durumu peşinen kabul eder.Madde 7.17 Tedarikçi, seyir anında trafik kural ve kanunlarına eksiksiz olarak uyacaktır. Taşıdığı yolcular ile birlikte kendi can güvenliğini tehdit edecek davranışlarda bulunamaz. Madde 11. İşten ayrılmak isteyen tedarikçi, ayrılmak istediği günün en az 60(altmış) iş günü öncesinden işveren yetkileri tarafından kendisine verilen "Araç Tedarikçisi İşten Ayrılma Tutanak Formu'nu doldurmak suretiyle işten ayrılma bilgisini yerine getirmekle yükümlüdür. Tedarikçi tutanak formunun imzalandığı gün itibariyle en az 60(altmış) iş günü daha işverenin talepleri doğrultusunda ve sözleşme şartlarına uygun olarak işini aynı şekilde yapacağını taahhüt etmiş olur.Tedarikçinin, İşten Ayrılma Tutanak Formunda belirtilmiş tarihten önce işi bırakması ya da Tedarikçinin sözleşme süresi içinde başka herhangi bir nedenle işi bırakması halinde, ayrıca hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın sözleşme işveren tarafından sona erdirilerek son bir aylık hakedişi tedarikçiye ödenmeyecek olup, Tedarikçi ayrıca üç aylık hakedişi tutarındaki bedeli cezai şart olarak işverene nakden ve defaten ödemeyi peşinen kabul eder.Madde 13. Araç sahibi olarak, kendi aracında şoförlük yapan Araç Tedarikçileri SGK belgelerini ve prim ödeme makbuzlarını İşverene vermek zorundadır... İşbu sözleşmenin taraflar arasında yenilenmesi veya işverenin taşıma işini yaptığı kurum ve kuruluşlar ile arasındaki sözleşmenin yenilenmemesi halinde Tedarikçi, işverenin hizmet verdiği kurum veya kuruluşların taşıma işini hiçbir şekilde, kendi adına veya söz konusu kurum veya kuruluşların taşıma işini gerçekleştiren yeni firma adına hiçbir surette gerçekleştirmeyecektir. Sözleşmenin yürürlükte olduğu sürede ve hangi nedenle olursa olsun sözleşmenin sana ermesinden sonra Tedarikçi İşverenin müşteri listesi, müşteri dosyaları, İşverenin ticari ve sair defterleri, kayıt ve ve yazışmalarındaki bilgiler ile çeşitli alanlarda kulanılan, işverene özgü sistemlere, çalışma biçimlerine, iş hacmine, hazırlanmış veya hazırlanmakta olan projelere, mülkiyet ve fikri hakları işverene alt olan hususlara ilişkin bilgi ve belgeleri açıklayamaz. Tedarikçi bu belgeleri özel falliyetleri için veya ücret karşılığı olsun yada olmasın başka kişi, kurum ve kuruluşların yararına kullanamaz. Tedarikçi, iş bu zel hükme uymaması halinde; Mevzuattan kaynaklanan haksız rekabet ve aynca kanunların verdiği ceza-i ve hukuki talep hakları, müşteri kaybından doğan zarar, maddi ve manevi kayıplarını talep hakları da saklı kalmak şartı ile onlar yerine geçmeksizin ve onlarla beraber anılmakasızın müstakilen işverene 50.000 TL ceza-i şart ödemeyi şimdiden beyan, kabul ve taahhüt etmekte olup bu ceza-i şart hiçbir şekilde tenkise tabi değildir.İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 03.10.2024 tarihli raporda:"...Davalının ticari defterlerinde davacının hesabı 2022 yılına 19.594,53 TL davacı alacaklı olarak devretmiştir. Davalı ticari defterlerinde davacının borç hanesine 2022 yılında 40.707,26 TL ve 2023 yılında ise 3.763,53 TL olmak üzere 44.470,79 TL tutarında yakıt ödemesi dekont etmiş davacının hesabına borç kaydetmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu kayıtların dayanağı yakıtın davacı tarafından alınıp alınmadığı tarafımca tespit edilememiştir. Davalı davacının düzenlediği 31.01.2023 tarih ve ... numaralı 21.869,71 TL tutarlı faturası için Beyoğlu 57. Noterliğinden davacıya gönderdiği ihtarname ile faturaya yasal süresi içinde itiraz etmiş, faturayı kabul etmemiş ve faturayı ticari defterlerine kaydetmemiştir. Aynı ihtarnamede sözleşmenin 11 ve 13. Maddelerine göre haksız fesih nedeni ile davacıya 31.01.2023 tarihli ... numaralı ve 50.000,00 TL tutarlı haksız fesih nedeni ile Cezai şart faturası düzenlendiğini ve bedelinin tahsil edileceği ihtar edilmiştir. Davalı bu 50.000,00 TL tutarındaki cezai şart faturasını davacının borç hanesine kaydetmiştir. Davacı taraf davalının düzenlediği 31.01.2023 tarihli ... numaralı ve 50.000,00 TL tutarlı haksız fesih nedeni ile Cezai şart faturasını kabul etmemiştir. Kabul etmediğine dair Bakırköy 6. Noterliğinden 07.02.2023 tarih ve 02480 numaralı ihtarnameyi davalıya göndermiştir. İhtarnamede faturayı kabul etmediğini ve faturayı ticari defterine işlemeyeceğini beyan etmiştir. Ancak davacının bu 50.000,00 TL lik faturayı ticari defterlerine işlediği tespit edilmiştir....Taraflardan 2022-2023 yıllarına ait Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve tarafların lehlerinde delil niteliği taşıdığı, Davacının işletme usulüne göre defter tuttuğu tespit edilmiştir. İşletme hesabı defterinde usul olarak alıan ve verilen paralar deftere kaydedilmez . Alım ve satım faturaları kaydedilir. Davacının davalıdan aldığı ve ya varsa yaptığı ödemelerin ticari defterden tespit edilemediğinden davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı işletme defterinin incelenmesi ile tespit edilememektedir. Davalının ticari defterlerinde davacının hesabı 50.000,00 TL lik cezai şart faturası da düşüldüğünde 7.601,41 TL davacının davalıya borçlu olduğu şekilde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Sayın mahkemece davalının 50.000,00 TL lik cezai şart faturasını talep edemeyeceğine karar verilmesi halinde davalının ticari defterlerine göre bu defa Davacı (7.601,41-50.000,00 TL) = 42.398,59 TL davacının davalıdan alacaklı olacağı hesaplanmaktadır. Davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve BA-BS bildirim zorunluluğu olmadığı, bu nedenle de BA-BS bildiriminde bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalının bu dönemlere ait beyanları aşağıdaki tablo:1 de ki gibidir. Davalının, 2023 yılı ocak ayında davacı tarafından düzenlenen davalının kabul etmediği ve defterlerine işlemediği 31.01.2023 tarih ve ... numaralı 21.869,71 TL tutarlı faturayı 2023-01 dönem BA beyanı ile alım olarak bildirdiği tespit edilmiştir. Yine davalının davacıya düzenlediği 50.000,00 TL'lik cezai şart faturasını da 2023-01 dönemi BS beyanı ile satım olarak beyan ettiği tespit edilmiştir..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.05.2013 tarih ve 2012/11-1601 E., 2013/752 K. sayılı ilamı:"...Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir...Somut olaydaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan “Taşeron Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Bu sözleşmenin cezai şartı belirleyen 16. maddesinde “Bu sözleşmeyi imzalamış olan taşeron araç sahibi iş bu sözleşmenin sona ermesi ya da fesih edilmesini takip eden 2 (iki) yıl içerisinde, gerek ferden gerek başka bir şirket unvanı altında "..." adına taşıma işleri yaptığı şahıs veya firmaların taşıma işlerini üstlenemez. Taşeron araç sahibi herhangi bir şekilde bahse konu şahıs ve firmaların taşımasını üstlendiği takdirde, ...' e 10.000,00 TL cezai şart ödemeyi şimdiden kayıtsız şartsız kabul ve taahhüt etmektedir. İşbu sözleşmenin süresinin bitimi veya tarafların sözleşmeyi fesh veya sona erme tarihinden itibaren 2 (iki) yıl müddetle geçerli ve tarafları bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.Bu şekildeki hükmün konulma amacının, yukarıda açıklandığı üzere, taraflardan birisinin (davalının) çalışma özgürlüğünü sınırlayan bir hüküm olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu nokta da tespiti gereken, bu sınırlamanın hukuka ve ahlaka aykırı olup olmadığıdır.Genel Kurul görüşmeler sırasında bir kısım üyelerce bu sözleşme hükmünün geçersiz sayılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin bu hükmü ile davalının sadece sınırlı süreli olarak belirli sayıdaki davacı müşterileri ile sözleşme yapmasının engellendiği ileri sürülmüş ise de; kurul çoğunluğu tarafından bu görüş kabul edilmemiş ve sözleşmenin bu hükmünün; davacı tarafın taşıma sözleşmesi yaptığı üçüncü kişilerin, sadece kendisi veya kendisinin izin verdiği alt taşıyıcılar tarafından taşınması, bu kişi ve kurumların başkaları ile sözleşme yapmalarının engellenmesi amacına hizmet ettiği, sözleşmenin bu haliyle iki yıllık bir süre için dahi olsa gelecek taşıma dönemlerindeki ihalelerde davacı taşıyıcının serbest piyasa koşulları içinde kendisine rakip olmasını engellemeye yönelik bir düzenleme olduğu, sözleşmenin bu haliyle taşıma piyasasının parsellenmesi sonucunu doğuracak şekilde davacı tarafın çalışma ve sözleşme hürriyetini ortadan kaldıran bir “kelepçeleme” düzenlemesi olduğu, yapılan işin niteliği gereği davacının ticari sırrı olarak vasıflandırılabilecek bir durumun da bulunmadığı, sözleşmenin anılan hükmünün haksız rekabeti önlemeye yönelik bir düzenleme olarak kabulünün dahi mümkün bulunmadığı kabul edilmiştir.Bu itibarla, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 16. maddesinde düzenlenen cezai şart hükmünün geçersiz sayılması gerekir..." şeklindedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarih ve 2018/183 E., 2019/2223 K. sayılı ilamı:"...6098 sayılı TBK'nın 30. ve devamı maddelerinde sözleşmenin hata, hile ve ikrah hallerinde geçersiz sayılabileceği, 26. maddesinde de sözleşme hürriyeti düzenlenmiştir. Rekabet yasağı kaydı için ise kanunda bağlı olduğu sözleşmeye göre özel hüküm mevcut ise (örn: TBK 444-447) o hüküm, yoksa genel hüküm olan TBK 26-27 ve MK 23/2 maddesi çerçevesinde çözüm getirilmesi gerekir. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre davacı işveren, davalı ise araç sahibi olan yüklenicidir ve yüklenici bu sözleşmeyle kendi aracı ile İstanbul'dan Kocaeli Üniversitesine öğrenci taşıma işini üstlenmiş ve sözleşme süresinin sona ermesinden sonra yüklenicinin aynı işverenle çalışmak istememesi durumunda haksız rekabete sebebiyet vermemesi için 1 yıl süreyle davalının aynı üniversiteye İstanbul'dan öğrenci taşımayacağı kararlaştırılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 55. maddesine göre de iş şartlarına uymamak, özellikle kanun veya sözleşme ile rakiplere de yüklenmiş olan olağan iş şartlarına uymamanın haksız rekabet oluşturacağıda gözetildiğinde davalının, davacı vasıtasıyla aldığı bir işi davacıyı devreden çıkararak üstlenmesini engellemeye yönelik olması, davalının taşıma yapmayacağı güzergahın belirli olması, bu güzergah dışında davalının çalışmasını engelleyecek bir hüküm içermemesi ve 1 yıl süreyle sınırlı olarak geçerli olması değerlendirildiğinde; taraflar arasında sözleşme serbestisi kapsamında haksız rekabeti önlemeye yönelik olarak düzenlenen cezai şartın geçerli olduğunun kabulü gerekirken, yazılı şekilde cezai şartın geçersiz kabul edilmesi doğru görülmemiştir..."şeklindedir.Somut olayda, takip konusu 31.12.2022 tarihli ve ... numaralı 19.515,76 TL, 30.11.2022 tarihli ve ... numaralı 8.878,00 TL tutarlı faturalara davalı tarafça cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş, son olarak takip konusu edilen 31.01.2023 tarihli ve ... numaralı faturanın takipte istenilen 18.105,76 TL'lik kısmı yönünden Beyoğlu 57. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 07.02.2023 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edilerek fatura iade edilmiştir. Davalı taraf ayrıca cevap dilekçesinde davacıya borçlu değil aksine davacıdan alacaklı olduğunu söyleyerek fatura bedellerinin bir kısmının havale yoluyla, bir kısmının kullanmış olduğu yakıttan ödendiğini ve kesilen cezai şart faturasından mahsup edildiğini belirtmiştir. Davalı tarafça davalı tarafa düzenlenen cezai şarta ilişkin 31.01.2023 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL bedelli faturaya da davacı tarafça Bakırköy 6. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 07.02.2023 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edilmiştir.Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında rekabet etmemeye dayalı taahhüt ve buna bağlı cezai şarta sözleşmenin 13. maddesinin süresinin açıkça belirtilmediği, davacının taşıma yapmayacağı güzergahın belirli olmadığı, davacının yapılan işin niteliği gereği davalının ticari sırrı olarak vasıflandırılabilecek bir durumun da bulunmadığı, davacının ihaleyi kaybeden davalı ile rekabet etmek ve çalışmasını engellemek amacıyla ihaleye kazanan firma adına taşıma hizmeti yapmadığı ve sözleşmenin anılan hükmünün haksız rekabeti önlemeye yönelik bir düzenleme olarak kabulünün dahi mümkün bulunmadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 13. maddesinde düzenlenen cezai şart hükmünün geçersiz sayılması gerektiğinden davalının cezai şarta ilişkin faturası nedeniyle davacıdan alacağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ancak taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin yukarıda yer alan 11. maddesinde ise ayrıca başkaca bir cezai şart daha düzenlenmiş olup, bu yönden mahkemece inceleme ve değerlendirme ise yapılmamıştır. Sözleşmede bu cezai şartın koşulu olarak düzenlenen tedarikçinin sözleşme süresi içinde işi bırakması halinde somut olayda söz konusu olduğu anlaşılmakla son bir aylık hakedişin tedarikçiye ödenmeyeceği ile tedarikçinin ayrıca üç aylık hakedişi tutarındaki bedeli cezai şart olarak işverene ödeyeceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece bu kapsamda taraf defter ve kayıtları itibariyle son hakediş tutarı tespit edilerek cezai şart miktarı belirlenmek suretiyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir.Mahkemece taraf defter ve kayıtları nedeniyle aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere yukarıda geçersiz sayılmasına karar verilen 31.01.2023 tarihli ... numaralı 50.000,00 TL bedelli fatura bedeli düşüldüğünde davalının kendi defterine göre davacıya 42.398,59 TL miktarında borçlu olduğunun kayıtlı anlaşılmıştır. Dava konusu takip çıkış miktarının ise 46.499,52 TL olduğu ve 31.01.2023 tarihli ve ... numaralı faturanın takipte istenilen 18.105,76 TL'lik kısmı yönünden Beyoğlu 57. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 07.02.2023 tarihli ihtarnamesindeki "...Sefer sayısı, birim fiyat ücreti dikkate alındığında tek yanlı ve gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş olup, faturanın kabulü mümkün değildir..." açıklaması ile davalının itirazı da dikkate alındığında aradaki fark yönünden davacının itiraza uğrayan fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Ayrıca davalı şirket ticari defterlerinde yer alan ve mali müşavir bilirkişi incelemesinde yakıtların davacı tarafça alınıp alınamadığı tespit edilemediğine dair görüşe rağmen cevap dilekçesinde yer alan ve delil olarak bildirilen akaryakıta ilişkin kayıtlarda ilgili kuruluşlardan mahkemece getirtilmemiştir. Davalı defterlerindeki yakıt ödemesine ilişkin dekont kayıtları ile davacının itiraz uğrayan faturasındaki taşıma hizmetini ifa edip etmediği, etmiş ise talep edebileceği hizmet ücreti ne kadar olduğu konusunda da hiç bir araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm tesis edilemeyeceğinden mahkemenin aksi yönde yazılı şekilde davanın reddine dair karar vermesi isabetsizdir.Mahkemece yapılacak iş taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi kapsamında taraf defter ve kayıtları itibariyle hakediş ve cezai şart bedellerinin tespiti ile bu bedellerin takip konusu faturalar toplamından daha düşük olduğunun anlaşılması durumunda ise davacının itiraz uğrayan 31.01.2023 tarihli faturasındaki taşıma hizmetini ifa edip etmediği, etmiş ise talep edebileceği hizmet ücreti ne kadar olduğu, davalının akaryakıt ödemesi yaptığına ilişkin savunması yönünden akaryakıt firması ve ödemeye ilişkin bankalardan kuruluş kayıtlarının getirtilmek suretiyle celbi ile davalının davacıya takip konusu fatura dönemlerdeki akaryakıt ödemesi olup olmadığının tespiti ile davalının ilk iki faturaya itirazının olmaması ve davalının kendi defterine göre davacıya 42.398,59 TL miktarında borçlu olduğunun kayıtlı olması da dikkate alınarak neticeten takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespit edilerek hüküm altına alınmasıdır. Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemenin 2024/426 E. 2025/242 K. sayılı 10/03/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/10/2025