11. Hukuk Dairesi 2010/15004 E. , 2011/15723 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2009/501-2010/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2010/15004 E. , 2011/15723 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2009/501-2010/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı; davalı bankanın hesabını yakın izlemeye alıp, hesap üzerine yasal takip kaydı koyduğunu, bilahare yaptığı hatayı farkeden davalının kendi kayıtlarında gerekli düzeltmeyi yaptığını, ancak T.C Merkez Bankası kayıtlarında yasal takip kaydının devam ettiğini, bundan dolayı diğer bankalara yaptığı kredi başvurularının kabul edilmediğini ve mağdur olduğunu ileri sürerek, hesabı ile ilgili olarak davalı Banka tarafından Merkez Bankası nezdinde oluşturulan yanlış sicil kaydının davalı tarafından düzeltilmesini, tüketici hakem heyeti kararının uygulanmasını ve davalının manevi tazminat ödemesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı hakkında Merkez Bankasına yapılan yedi adet bildirim olduğunu ancak, müvekkili Banka tarafından Merkez Bankasına yapılmış bir bildirim bulunmadığını, zira davalı hakkında yasal takip hesaplarının olmadığını, kaldı ki kullandığı kredi ve kredi kartı ödemelerindeki gecikme nedeniyle müvekkili açısından davacının yakın izlemede olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Bankaca Merkez Bankası'na yapılmış bir bildirimin olmadığı, ancak davalı bankanın Moda Şubesi tarafından yazılan 27.04.2009 tarihli yazıda davacıya ait hesap üzerinde Ocak 2009 tarihinde görülen kanuni takip kaydının sehven konulduğunun ve kayıtların düzeltildiğinin belirtilmesine rağmen davacı hakkındaki takip kaydının kaldırılmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne, davacı hakkında konulan takip kaydının iptali ile davacının yasaklı olmadığının tespitine ve durumun Merkez Bankasına bildirilmesine karar verilmiştir. Kararı; davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı banka tarafından Merkez Bankası nezdinde oluşturulan yanlış sicil kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı Banka' nın hatalı işlemi ile kendisi hakkında Merkez Bankası nezdinde yanlış sicil oluşturulduğunun ileri sürülmesine nazaran, mahkemece davalı Banka' nın davacı ile ilgili olarak Merkez Bankasına yaptığı bir bildirimin bulunmadığının saptanmış olmasına ve bu halde davalının Merkez Bankası nezdinde düzeltmesi gereken bir kayıt bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.