11. Hukuk Dairesi 2009/14010 E. , 2011/9032 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.06.2009 tarih ve 2007/404 - 2009/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutan…
**11. Hukuk Dairesi 2009/14010 E. , 2011/9032 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.06.2009 tarih ve 2007/404 - 2009/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı ... Tic. A.Ş.'nin diğer davalı limited şirketin kurucusu olduklarını, davalı limited şirketin fiili ve hukuki olarak diğer davalı şirket ile bu şirketin ortakları tarafından yönetildiğini, şirketin kuruluş aşamasından beri müvekkillerine bilgi verilmediğini, zaman zaman müvekkillerinden imza alındığını, ortağı oldukları şirketin gelirinin son derece yüksek olmasına rağmen müvekkillerine bugüne kadar kar payı ödenmediğini, elde edilen tüm gelirin diğer davalı şirket ve ortakları tarafından kullanıldığını, müvekkiline bu amaçla verilen çekin ödenmediğini ve icra takibine konu olduğunu, dava dışı Mustafa Kavurmacı'nın davalı anonim şirket adına 14.07.2006 tarihli protokol ile müvekkilinden 100.000 USD aldığını, karşılığında anonim şirkette sahibi olduğu hissenin %10'unu müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, ancak bu taahhüdün de yerine getirilmediğini, müvekkilleri ile davalı ortak şirket yetkilileri arasında güven kalmadığını ileri sürerek, davalı anonim şirketin ortaklıktan çıkarılmasına, aksi halde diğer davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili şirketlerin şirket kayıtları ile işlerini usulüne göre yürüttüklerini, davacılara gerekli bilgilerin verildiğini, ödemelerin zamanında yapıldığını, şirketin kuruluşundan bu yana davacıların iddia ettikleri hususlarla ilgili bir rahatsızlıklarını bildirmediklerini, TTK'nun 551. maddesindeki koşulların oluşmadığını, şirketin feshini gerektirecek haklı bir nedenin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.