11. Hukuk Dairesi 2014/5118 E. , 2014/16471 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2013 tarih ve 2012/556-2013/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tu…
**11. Hukuk Dairesi 2014/5118 E. , 2014/16471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2013 tarih ve 2012/556-2013/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalıların dava dışı limited şirketin ortakları iken müvekkilinin, 12.10.2007 tarihli protokol ile hissesini davalılara devrettiğini, hisse devir protokolü gereğince 175.000 TL devir bedelinin yarısının 2008 yılı içerisinde, yarısının ise 3 yıl içinde ödenmesinin gerektiğini, ancak davalıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan takibe de itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, dava konusu hisselerin asıl sahibinin davacının babası olduğunu, evrak üzerinde davacının ortak göründüğünü, davacının hisselerinin müvekkillerine devredildiğini, davacının dayandığı protokolde belirlenen 175.000 TL'nin, şirketin gizli ortağı ...'ın, şirketin banka kredisi kullanması için ipotek ettirdiği konutunu, banka kredi borcunun ödenmemesine binaen teminat altına almak için yazıldığını, ancak bu hususun açıkça belirtilmediğini, noterde düzenlenen hisse devir senetlerinde davacının herhangi bir alacağının kalmadığının belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 12.10.2007 tarihli protokol ile davacının, dava dışı şirketteki hisselerini davalılara devrettikleri, devir bedeli olarak 175.000 TL'nin belirlendiği ve yarısının 2008 yılı içinde yarısının ise üç yıl içinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, ayrıca şirket adına banka kredisi almak için davacı tarafından teminat olarak gösterilen evin ipoteğinin yeni kredi dönemine kadar devam edeceğinin, kredinin geriye ödendiği tarihte teminatın geçersiz olacağının hüküm altına alındığı, işbu protokolde devir bedeli olarak tespit edilen miktarın teminat olduğu hususunda herhangi bir kayda yer verilmediği, dolayısıyla protokolde öngörülen hisse devir bedelinin davalılardan talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının 175.000 TL asıl alacak, 84.414,41 TL faiz olmak üzere toplam 259.414,41 TL üzerinden iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13.290,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.