7. Hukuk Dairesi 2024/3247 E. , 2024/5266 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/41 E., 2024/88 K. DAVA TARİHİ : 26.04.2017 KARAR : Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat ile el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın Yargıtay ilamı kesinleşen talepler…
**7. Hukuk Dairesi 2024/3247 E. , 2024/5266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/41 E., 2024/88 K. DAVA TARİHİ : 26.04.2017 KARAR : Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat ile el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın Yargıtay ilamı kesinleşen talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA- BİRLEŞTİRİLEN DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmalarında 203 ada 16 parsel numaralı taşınmazın ..., 17 parsel sayılı taşınmazın da davalı ... adına tespit edildiğini, tarafların kadastro tespitinden habersiz olarak babalarından kalan taşınmazları taksim ederek 16 ve 17 numaralı parselleri kuzeyden güneye doğru ikiye ayıracak şekilde böldüklerini, doğu tarafının müvekkilde kaldığını, batı tarafının da davalıda kaldığını, müvekkilin 2016 yılında taksim neticesi kendisinin zilyedi olduğu yere malik olduğunu da düşünerek iyiniyetle kendi malzemesi ve emekleri ile bir ev inşa etmiş olduğunu belirterek; uygun bir bedel karşılığında müvekkilin yapmış olduğu evin bulunduğu alan ile söz konusu evden yararlanmak için zaruri olan kısmın tapusunun iptali ve davacı adına tescilini, bu mümkün değil ise söz konusu yapının dava tarihindeki değerinin tespiti ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı-birleştirilen davada davacı birleştirilen dosyadaki dava dilekçesinde; davalının tapulu olan taşınmazına müdahalede bulunduğunu ileri sürerek davalı tarafından taşınmazına yol yapılması ve ev inşaatına başlanılması şeklinde yapılan müdahalenin önlenmesini ve kâl'e karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların babalarından miras kalmadığını, kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli 2019/131 Esas, 2022/59 Karar sayılı kararı ile davacı- birleştirilen davalı yönünden iyiniyet koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla davacı-birleştirilen davalının temliken tescil talebinin reddine, tazminat talebinin asgari levazım değeri üzerinden kabulüne; birleştirilen dava bakımından ise davacı ...'ın dava konusu taşınmazda malik olduğu, davalının taşınmaza ilişkin herhangi bir üstün hakkının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacının müdahalenin men'i talebinin kabulüne, kâl talebinin ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF