6. Ceza Dairesi 2016/6967 E. , 2019/3264 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’ün, yakınan ...’e karşı işlediği yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanığın aşamalardaki ifadelerinde "41 TK 870 plakalı kamyonetin ablası adına trafikte kayıtlı olduğunu, otonun kendisi tarafından kullanıldığını" söylediği…
**6. Ceza Dairesi 2016/6967 E. , 2019/3264 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’ün, yakınan ...’e karşı işlediği yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanığın aşamalardaki ifadelerinde "41 TK 870 plakalı kamyonetin ablası adına trafikte kayıtlı olduğunu, otonun kendisi tarafından kullanıldığını" söylediği; soruşturma evrakı arasında bulunan 04/07/2013 tarihli "Araç Trafikten Men Tutanağı"nda araç sahibinin adı soyadı ve kimlik bilgilerinin yazılı olmadığı, araç sürücüsünün sanık ... olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nin 290/2-son madde ve fıkrasında belirtildiği üzere öncelikle aracın mülkiyetinin kime ait olduğu trafik kayıtlarından araştırılıp, aracın sanık adına kayıtlı olmadığı tespit edildiği takdirde, sanığın anılan yasa maddesinde sadece malın sahiplerine tanınan ceza indiriminden yararlandırılmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; TC. Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasa’nın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usûl ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 8. maddesi gereğince, baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanının ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanık ...’ten alınmasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının yargılama giderleri ile ilgili bölümünden “Müdafi ücreti 608,00 TL'nin sanıktan tahsiline" yazılı kısmın çıkarılması suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.