11. Hukuk Dairesi 2013/5287 E. , 2013/20227 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/11/2012 tarih ve 2009/597-2012/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar…
**11. Hukuk Dairesi 2013/5287 E. , 2013/20227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/11/2012 tarih ve 2009/597-2012/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın... Şubesi'ndeki vadeli döviz hesaplarından 30.06.2009 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden EFT işlemleri ile toplam 41.600,00 USD'nin başka bir hesaba havale edildiğini, işlem yapılırken müvekkili adına kayıtlı telefon hattına yedek SIM kart çıkartıldığını, müvekkilinin zarara uğratıldığını belirterek şimdilik 41.600,00 USD'nın, diğer zararlar için 500,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilleri, olayın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek ayrı ayrı davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olayın meydana gelmesinde davacı mevduat sahibinin kusuru bulunduğunun kanıtlanamadığı, davacının banka hesabında bulunan paranın 3. kişiler tarafından rızası hilafına alındığı ve dolandırıcılık eyleminin bankaya karşı işlendiği, bu nedenle diğer davalının da zarardan sorumlu olmadığı, bir güven kurumu olan bankanın objektif özen borcu altında olması nedeniyle hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, mevduat alacağı dışındaki maddi zararın kanıtlanamadığı, manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 41.600 USD'nin olay tarihi olan 30/06/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre USD cinsi dövize uygulanan faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacının 500 TL maddi tazminat ve manevi tazminat isteminin reddine, davalı ... Hizmetleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.361,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.