T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1974 KARAR NO : 2026/882 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.05.2019 ES…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1974 KARAR NO : 2026/882 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.05.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/282 E., 2019/311 K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16.04.2026 YAZIM TARİHİ : 16.04.2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Kooperatifin iflasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, KK, anasözleşme ve yüksek yargı kararları gereği kooperatif ortaklarının taahhüt etmiş oldukları ortaklık paylarını ödemeleri gerektiğini, dolayısıyla ortakların kooperatifin iflas etmesine neden olan borçlarından sorumlu olduklarını, ancak davalının B Blok 28 numaralı daireye bağlı ortaklığı için bugüne kadar yapması gereken ödemeyi yapmadığını ve Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2017/17126 sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkilinin davacının ortağı olduğunu, davacının 2001 yılından bu yana taahhüt ettiği daireleri tamamlayamadığını, yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve genel kurul toplantılarını yapmadığını, tespit edilen borcu kabul etmediklerini, alacağın likit olmadığını, faiz istenemeyeceğini, davacı tarafça istenilen tutarın neye göre belirlendiğinin bilinmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen 01/04/2019 tarihli bilirkişi raporu (2. Ek rapor) ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 21/09/2008 tarihli genel kurulda alınan eşitleme kararının Mahkememizin 26/04/2012 tarih 2012/55 E. 2012/111 karar sayılı ilamı ile iptal edildiği ve dolayısıyla bu karar doğrultusunda bir alacak/borç değerlendirmesinin yapılamayacağı, davacı kooperatifte normal statülü ortaklığı bulunan davalının, kooperatif genel kurullarında alınan kararlar gereği yapmış olduğu ödemelerin mahsubu sonrasında davacı kooperatife 42.233,00 TL borcunun bulunduğu kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulü ile Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2017/17126 esas sayılı dosyasıyla yapılan takibin 42.233,00 TL'lik kesimine yönelik davalı itirazının iptali ile takibin 42.233,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz üzerinden devamına, Dava konusu alacağın likit nitelikte olduğu gözetilerek, İİK’nun 67/2 maddesi gereğince davalı borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince yetki itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiği, davanın açıldığı yer mahkemesinin yetkisiz olduğunu, davacının müvekkilini genel kurul toplantılarından ve alınan kararlardan haberdar etmediğini, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, takibe konu edilen borcun kooperatif tarafından tek taraflı olarak belirlendiğini, müvekkilinin bu borcun dayanağını bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle borca itiraz etmesinin hukuka uygun olduğunu, kooperatifin kötü yönetimi sonucu iflas ettiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen kendisine ait olmayan borçların yüklenmeye çalışıldığını, alacağın likit nitelikte olmadığını, bilirkişi raporlarında dahi farklı tutarların tespit edildiğini, bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre alacağın miktarının borçlu tarafından belirlenebilir olmadığı durumlarda icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, somut olayda bu şartların oluşmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğine dayalı parasal yükümlülüklerin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 2.884,94 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 721,23 TL harcın düşümü ile kalan 2.163,71 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 16.04.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...