7. Hukuk Dairesi 2023/5807 E. , 2024/2155 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tahsis kararına dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28.03.2023 gün ve 2022/6239 Esas, 2023/1794 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalı vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki b…
**7. Hukuk Dairesi 2023/5807 E. , 2024/2155 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tahsis kararına dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28.03.2023 gün ve 2022/6239 Esas, 2023/1794 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalı vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatife, davalı Belediyenin 25.06.2001 tarih ve 2/68 No.lu meclis kararı ile dava konusu 17.400 metrekare miktarlı 404 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 387.000 metrekare miktarlı 348 parsel sayılı taşınmazın 2.600 metrekaresinin tahsis edildiğini, daha sonra müvekkili ile davalı ... arasında protokol düzenlendiğini ve müvekkilinin protokolde belirtilen 40.002.000.000,00 TL tahsis bedelini ödediğini, esasında müvekkilinden haksız olarak 80.000.000.000,00 TL alındığını, buna ilişkin hukuk ve ceza davalarının devam ettiğini, bedel ödendiğinden encümen kararıyla taşınmazların tapu kaydına tahsis şerhi konulmasına karar verildiğini, davalı Belediyeye inşaat ruhsatı alabilmek ve tapu devri için başvurulduğunu; ancak davalının taleplerine cevap vermediğini, müvekkilinin eski yönetim ve belediye yetkilileri hakkında zimmet ve yolsuzluk suçlarından şikayette bulunması üzerine tahsisin davalı tarafından 20.10.2004 tarihinde haksız olarak iptal edildiğini, bu fesih kararının açık ve kesin olmadığını, geçersiz olduğunu, müvekkiline 20 dönüm tahsis edildiği halde Belediye Başkanının tahsis edilen taşınmazın 10 dönümünün kendi menfaatine olacak şekilde iadesine zorladığını ileri sürerek; dava konusu 404 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 348 parsel sayılı taşınmazın 2.600 metrekaresinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili dahili davalı dilekçelerinde; dahili davalıların, dava konusu 404 ve 348 parsel sayılı taşınmazlarda yapılan imar uygulaması ile oluşan taşınmazları davalı Belediyeden taşınmazların tapu kaydında "tahsis şerhi", "davalıdır şerhi" ve "ihtiyati tedbir" şerhi bulunmasına rağmen kötü niyetle ve muvazaalı olarak devraldıklarını ileri sürerek, davayı dahili davalılara da yöneltmek istediklerini ifade etmiştir. 3. Davacı vekili 16.02.2017 tarihli beyan dilekçesinde; tahsise konu 348 ve 404 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulamasıyla oluşan ve yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilen 5839 ada 14, 15, 16, 17, 18, 19, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 81, 82, 83 ve 84; 5921 ada 7; 5922 ada 1, 2, 11, 12, 13 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil; 5839 ada 78, 79 ve 80 parsel sayılı taşınmaz ile 5921 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi uyarınca davalı Belediyeden tazminat talep ettiklerini beyan ederek, bu taşınmazların bedelinin davalı Belediyeden dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... (eski ...) Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile yapılan arsa tahsis sözleşmesinin meclis ve encümen kararıyla feshedildiğini, davacı tarafça tahsis sözleşmesinin iptaline ilişkin kararın iptali için açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının edimlerini yerine getirmediğini, davacının ödediği paranın davacıya iade edildiğini, bu hususunun noter vasıtasıyla davacıya bildirildiğini, bu nedenle davacının tapu iptali ve tescil isteminde bulunamayacağını, arsa tahsis sözleşmesinin feshinden sonra taşınmazların 2886 sayılı Devlet İhale Kanun'u ile üçüncü kişilere ihale edilerek devredildiğini, davacının sözleşmenin 3/g maddesi uyarınca süresi içerisinde inşaat ruhsatı almak için başvurmadığını, diğer yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Dahili davalılar S.S. ... Köylüm Konut Yapı Kooperatifi vekili ile S.S. Koru ... Konakları Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalı S.S. ... ... ... Konut Yapı Kooperatifi (davalı kooperatif) vekili beyan dilekçesinde; müvekkili ile davacı kooperatifin aynı zamanda davalı ... ile sözleşme imzaladığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ve inşaatlarını yaptığını, yapılan inşaatların değerinin arsa değerinden fazla olduğunu, davacıya tahsis edilen taşınmazların müvekkiline tahsis edilenden farklı olduğunu, davacının imar uygulamasını iptal ettirmeden eldeki davayı açamayacağını, davacının iyi niyetli olmadığını, muvazaanın söz konusu olmadığını, davacının müvekkiline tahsis edilen taşınmazlardan haberdar olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 4. Dahili davalı...beyan dilekçesinde; dava konusu 5839 ada 16 parsel sayılı taşınmazı dava dışı ...'ten 27.03.2013 tarihinde bedelini ödeyerek satın aldığını, taşınmazı satın aldığında tapu kaydında hiçbir takyidat bulunmadığını ve iyi niyetli olduğunu belirtip davanın reddini istemiştir. 5. Dahili davalı ..., ... ve ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazları davalı kooperatif üyeliği karşılığında, üyelikten kaynaklanan mükellefiyetlerini yerine getirerek devraldıklarını, davacıya yapılan tahsis işlemini bilebilecek durumda olmadıklarını, davalı kooperatifin taşınmazları 14.12.2006 tarihinde bedelini ödeyerek satın aldığını, taşınmazı devraldıklarında tapu kaydında herhangi bir şerh bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazları davalı kooperatife üye olan birinden satın almak suretiyle davalı kooperatife üye olduklarını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır. 6. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; iyi niyetle davalı kooperatife üye olan ve yer alan müvekkiline karşı kötü niyet iddiasının ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin tapuda hiçbir takyidat olmayan gayrimenkulü tapu kaydına güven ilkesi ile aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 7. Dahili davalılar ..., ..., , ................. vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan tahsisin iptali ile birlikte taşınmazların iyi niyetli üçüncü kişilere devredildiğini, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davalı Belediyenin, müvekkillerinin de ortağı ve üyesi oldukları davalı kooperatife bir kısım taşınmazı tahsis ettiğini, yapılan devirden sonra davalı kooperatif tarafından taşınmazlara binalar yapıldığını, daha sonra binalar için ferdileşme yapıldığını, her bir üyeye tapu verildiğini, üyelerin kendi aralarında da satışlar yaptığını, müvekkillerinin bir kısmının davalı kooperatif üyesi davalı ...'den devraldığını, devirlerin davacı ile davalı arasındaki ihtilaf bilinmeden yapıldığını, davacının varsa zararının davalı ... tarafından tazmin edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 8. Diğer dahili davalılar ise cevap ve beyan dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.02.2011 tarihli ve 2006/345 Esas, 2011/116 Karar sayılı kararı ile yapılan imar uygulamasının idare mahkemesinde açılacak dava ile iptalinden ve 348 ile 404 parsellerin eski hale getirilmesinden sonra davanın incelenebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.02.2011 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 28.02.2012 tarihli ve 2011/14626 Esas, 2012/2842 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu 348 ve 404 parsel sayılı taşınmazların imar ile revizyon gördüğü, bu parsellerin gittileri üzerinden davacı kooperatifin dayanak tahsis sözleşmesi değişen durumlara uyarlanarak işin esası hakkında inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, imar uygulamasının iptalini gerektirir bir istem ve durum olmadığı halde yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 13.09.2012 tarihli ve 2012/9766 Esas, 2012/10234 Karar sayılı ilamı ile davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcileri ve vekili; davalı ... vekili; dahili davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ve ... vekili; dahili davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Dairemizin 28.03.2023 tarihli ve 2022/6239 Esas, 2023/1794 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... vekili, davacı vekili, davalı ... vekili, dahili davalılar ... vd. vekili ve davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; 83 ve 84 parsel sayılı taşınmazların eski 403 parsel sayılı taşınmazda kaldığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; dava konusu 5839 ada 14, 15; 5921 ada 7; 5922 ada 7; 5922 ada 11, 12, 13; 5839 ada 81 ve 82 parsel sayılı taşınmazların eski 404 parsel sayılı taşınmazdan geldiğini, şuyulandırma cetvellerinde bu taşınmazların eski 348 parsel sayılı taşınmazdan geldiğinin belirtilmiş olmasının tek başına ret gerekçesi olmaması gerektiğini, davalı kooperatifin hem 404 hem de 348 parsel sayılı taşınmazda tahsis edilen 2.600 metrekarenin nereye tekabül ettiğini bildiğini, bilirkişi raporunda da bunun belirlendiğini belirterek, karar düzeltmesi istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu taşınmazlar yönünden kesinleşme şerhi konulabilmesi için kısmen onama kararı verilmesini istediklerini beyan etmiştir. 3. Dahili davalılar ... vd. vekili karar düzeltme dilekçesinde; bozma ilamında davalı kooperatife satış yapıldığı belirtilse de satış yapılmadığını, eski 348 parsel sayılı taşınmaza ilişkin gerekçesinin eski 404 parsel sayılı taşınmaz yönünden de geçerli olması gerektiğini, imar uygulaması sonrasında davacıya 5903 ve 5905 adalardaki parsellerin tahsis edildiğini, davalı kooperatif tarafından yapılan işlemleri üyelerinin bilmesinin mümkün olmadığını, 83 ve 84 parsel sayılı taşınmazların eski 403 parsel sayılı taşınmazda kaldığını, bu taşınmazlara yönelik gerekçenin de hatalı olduğunu, müvekkillerinin dahili davalı yoluyla davaya dahil edilmelerinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; davalı kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, kooperatifin tasfiye aşamasına girdiğini, taraf teşkili sağlanmadan tüzel kişiliği sona ermiş kooperatif hakkında karar verildiğini, müvekkilinin davalı kooperatiften üyelik devraldığı tarihte tapu kayıtlarında herhangi bir şerh bulunmadığını, bozma kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, 29.05.2003 tarihinde mülkiyetin davalı kooperatife geçtiğini, Belediye adına kayıtlı olmayan taşınmazlar için dava açıldığını, davaya dahil edilmelerinin hatalı olduğunu, davacının yapılan imar uygulamasına vakıf olduğunu, kendisine 5903 ve 5905 adada bulunan taşınmazların verildiğini bildiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerine iyi niyetle bina inşâ ettiğini beyan ederek bozma ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 5. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; arsa tahsis protokolüne dayalı olarak tescile karar verilmesinin mümkün olmadığını, tahsis işleminin tescil işleminden daha üstün tutulamayacağını, müvekkili Belediye adına kayıtlı taşınmazlar yönünden verilen tapu iptali ve tescil kararında hukuka uyarlık bulunmadığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, tahsisin iptal edildiğini, davacının ödediği bedelin davacı adına açılan hesaba iade edildiğini, ilgili mevzuatta verilen sürede konut yapımına başlanmaması halinde tahsisin iptal edilerek taşınmazın geri alınacağının düzenlendiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği gözetilmeden karar verildiğini beyan ederek karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 6. Davalı ... vekili 02.01.2024 tarihli dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili Belediyeye ödenen tüm bedellerin dava tarihinden önce iade edilmesine rağmen ihtirazi kayıt sunulmaksızın kabul edildiği ve paranın çekildiğinin tespit edildiğini, taşınmazların davalı kooperatif adına 24.12.2006 tarihinde tescil edildiği tarihte tapuda tahsis şerhinin bulunmadığını, protokolün feshine ilişkin meclis kararının yürürlükte olduğunu beyan etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Belediye Meclisinin 25.06.2001 tarihli ve 2/68 numaralı tahsis kararına dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat istemlerine ilişkindir. 2. Değerlendirme Dosya içeriğinden; 404 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 348 parsel sayılı taşınmazın ise 2.600 metrekaresinin davacıya 25.06.2001 tarihli ve 2/68 numaralı Belediye meclis kararıyla tahsisine karar verildiği, arsa bedelinin davacı tarafından ödenmesi nedeniyle 04.12.2001 tarih ve 276 sayılı encümen kararı gereği 07.12.2001 tarihinde 404 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine yalnızca davacı lehine, 348 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine ise davacı, davalı S.S. ... ... ... Konut Yapı Kooperatif ve diğer kooperatifler lehine tahsis şerhi konulduğu, daha sonra taşınmazın imar uygulamasına tâbi tutularak imar parselleri oluşturulduğu, 404 parsel sayılı taşınmazdan oluşan taşınmazların tapu kütüklerine yalnızca davacı lehine, 348 parsel sayılı taşınmazdan oluşan taşınmazların tapu kütüklerine ise davacı, davalı ve diğer kooperatifler lehine tahsis şerhi konulduğu, davalı kooperatif adına aralarında 404 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması ile oluşan dava konusu taşınmazların da olduğu, taşınmazlara ilişkin 30.12.2003 tarihinde yapı ruhsatı alındığı, yine 04.07.2003 tarihinde mimari projenin onaylandığı, ayrıca davalı kooperatifin bu taşınmazlara yönelik satın alma talebinde bulunduğu, 29.05.2003 tarihli encümen kararı ile davalı kooperatifin inşaat ruhsatı alabilmesi için dava konusu taşınmazların da aralarında bulunduğu taşınmazların şerhli olarak davalı kooperatife devrine karar verildiği, 20.10.2004 tarihli Belediye meclis kararı ile davacıya yapılan tahsisin iptaline karar verildiği, 30.12.2004 tarihinde davacı tarafından davalı ... aleyhine 20.10.2004 tarihli fesih kararının iptali için dava açıldığı ve davanın kabul edildiği, dava konusu taşınmazlarda davacı lehine konulan tahsis şerhinin 26.11.2004 tarihinde terkin edildiği, 30.06.2005 tarihinde 21.06.2005 tarihli encümen kararına istinaden davacının ödediği bedelin davalı ... tarafından davacı adına açılan hesaba yatırıldığı, 12.06.2006 tarihinde eldeki davanın açıldığı, 05.12.2006 tarihli encümen kararı ile dava konusu taşınmazların davalı kooperatife tahsisine karar verildiği, 14.12.2006 tarihli ve 18890 yevmiye numaralı satış akdi ile dava konusu 5828 ada 19 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazların davalı ... tarafından davalı Kooperatife devredildiği, dava konusu taşınmazların tapu kaydına 03.06.2009, 29.05.2013, 19.02.2014 tarihlerinde "davalıdır" şerhinin, 13.05.2010 tarihinde ise ihtiyati tedbir şerhinin konulduğu, davalıların bir kısmının taşınmazları ferdileşme yoluyla edindiği, bir kısmının ise taşınmazları devraldıkları tarihte tapu kayıtlarında "davalıdır" şerhi ile ihtiyati tedbir şerhinin yer aldığı anlaşılmıştır. Dosyanın açıklanan içeriğine göre Dairemizin bozma ilamında kural olarak bir isabetsizlik yok ise de; davalı ... vekilinin karar düzeltme aşamasında dosyaya sunduğu hesap ekstresinin incelenmesinde, davalı Belediyenin talimatına istinaden davacı adına açılan banka hesabına 30.06.2005 tarihinde davalı ... tarafından 45.859,10 TL arsa tahsis bedelinin yatırıldığı ve davacı kooperatif yetkilileri tarafından söz konusu hesaptan 16.05.2011 tarihine kadar değişik miktarlarda para çekildiği ve bu tarihte bakiyenin 0,76 TL olduğu anlaşılmıştır. O halde; Mahkemece, davacı kooperatif yetkililerinin, davalı Belediyenin talimatı üzerine davacı adına açılan banka hesabından, iade edilen arsa tahsis bedelini çekmesinin arsa tahsis sözleşmesine etkisinin üzerinde durulması gerektiği açıktır. Mahkemece, tahsis sözleşmesinin feshedilmediği ve ayakta olduğu sonucuna varılması halinde, karşılıklı iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, kural olarak karşı taraftan borcun ifasını talep eden kişinin kendi edimlerini yerine getirmiş olması gerektiği, bir başka ifade ile birlikte ifa kuralının gözetilmesi gerektiği de kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle karar düzeltme aşamasında sunulan hesap ekstresinin tahsis sözleşmesine etkisinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için davalı ... vekili, davacı vekili, davalı ... vekili, dahili davalılar ... vd. vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 28.03.2023 tarihli ve 2022/6239 Esas, 2023/1794 Karar sayılı ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekili, davacı vekili, davalı ... vekili, dahili davalılar ... vd. vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 28.03.2023 tarihli ve 2022/6239 Esas, 2023/1794 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 2. Mahkeme kararının değişik gerekçeyle BOZULMASINA, Peşin alınan karar düzeltme harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.