11. Hukuk Dairesi 2025/3434 E. , 2026/1048 K. "" MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1957 Esas, 2025/176 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ...12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/497 E., 2023/465 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından ha…
11. Hukuk Dairesi 2025/3434 E. , 2026/1048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1957 Esas, 2025/176 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ...12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/497 E., 2023/465 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili aleyhine ...15. İcra Müdürlüğünün 2017/6912 E. sayılı dosyasından yaptığı takibe karşı itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin davalı idareye borcunun bulunmadığının sözleşme ve ödeme makbuzları ile sabit olduğunu, dava konusu takibin dayanağı olan borç ödemeden aciz belgesinin, muvazaalı ve yok hükmünde olduğunu, aciz belgesinin verildiği icra takip dosyasının mevcut olmadığı gibi aciz belgesi sicil defterinde de kayıtlı olmadığını, icra takibi kesinleşmeden borç ödenmeden aciz belgesi düzenlenmesinin kanuna ve kamu düzenine aykırı olduğunu, icra takibinin mükerrer takip olduğundan kanuna ve kamu düzenine aykırı olduğunu, takip dayanağı borç ödemeden aciz belgesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) öngördüğü aciz vesikası niteliğinde olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını ileri sürerek ...15. İcra Müdürlüğünün 2017/6912 E. sayılı dosyasından yapılan takibin yasal dayanaktan ve illetten yoksun, mutlak butlan ile batıl ve yok hükmünde olması nedeniyle iptali ile müvekkili şirketin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, takip dayanağı olan borç ödemeden aciz belgesinin İİK'nın 68. maddesinde tahdidi olarak sayılan belgelerden olup yetkili makamlarca usulüne uygun olarak düzenlendiğini, takip konusu aciz belgesinin alınma tarihinin 02.05.2003 olduğundan 20 yıllık zamanaşımına tabi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan hisse satış sözleşmesi uyarınca, ödeme hususunun rakam ve tarih olarak kararlaştırıldığı, son taksit tutarının ödenmediği, bakiye tutar için başlatılan icra takibi üzerine kesin rehin açığı belgesi düzenlendiği, takibin devamında borçlunun borca karşılayacak malvarlığı bulunmadığından 02.05.2003 tarihli borç ödemeden aciz belgesi düzenlendiği, bu belgeye dayalı olarak ...25. İcra Müdürlüğünün 2014/5517 E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, takibin iptaline karar verilmesi sonrası, ...15. İcra Müdürlüğünün 2015/6878 E. sayılı dosyası ile başlatılan takibin süresinde işlem yapılmaması sebebiyle kaldırıldığı, 2017/6212 E. sayılı yeni esas numarası üzerinden takibe devam edildiği, itiraz üzerine duran takibin devamı için icra hukuk mahkemesinde açılan davada itirazın kaldırılmasına karar verildiği ve bu kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, kararın gerekçesi ve dava konusu borcun kaynağı gözetildiğinde davacının iddiasının yerinde olmadığı, borç ödemeden aciz belgesinin mutlak butlan ile batıl olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, ileri sürülen hususların icra hukuk mahkemesi nezdinde de gündeme getirildiği, yeni bir takip dosyası üzerinden icraya devam edilmesine yasal bir engelin bulunmadığı, bu nedenle davacının iddialarının yerinde olmadığı ve takip konusu borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın taraflar arasında yapılan 31.03.1995 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı borçlunun sözleşme gereğince takside bağlanan özelleştirme borcunun ödenmesinde gecikmelere sebep olduğu, dava konusu yapılan ...6. İcra Müdürlüğü'nün 2002/10183 E. sayılı icra takibi sonucunda alacağın tahsil edilememesi nedeniyle 02.05.2003 tarihli borç ödemeden aciz belgesinin düzenlendiği, aciz belgesinde yazan borcun, aciz belgesinin düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacak olması nedeniyle davada zamanaşımı süresinin dolmadığı İİK'nın 146/6 maddesi, taraflar arasında yargılama konusu olan istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen ...4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 05.12.2017 tarih ve 2017/843 E., 2017/911 K. sayılı emsal ilamının eldeki dava yönünden kuvvetli delil niteliğinde olduğu, buna göre davalı alacaklının alacağını davada ispatladığı, buna karşılık davacı borçlunun borcu olmadığını veya borcu ödediğini davada ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibindeki alacaktan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.