11. Hukuk Dairesi 2010/211 E. , 2011/8548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2000/1244-2009/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/211 E. , 2011/8548 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2000/1244-2009/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalıların değişik dönemlerde müdürlüğünü yaptıkları Durmuş Şahin Gıda San.ve Tic.Ltd. Şti. arasında 1998 yılı başından itibaren kurulan ticari ilişki çerçevesinde yapılan alışveriş karşılığı alınan çeklerin karlıksız çıkması üzerine Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 1999/2348 E.nolu dosyası ile takibe konulduğunu, alacağın tahsil edilememesi sebebiyle 09.06.2000 tarihli aciz vesikası alındığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın 09.06.2000 tarihi itibarı ile 370.912.830.000 TL (370.912.83 TL) olduğunu, bu zarardan şirket müdürleri olan davalıların sorumlu olduğunu, davalılardan ...'in 13.05.1996 tarihinde şirket anasözleşmesi ile 10 yıllığına şirket müdürü seçildiğini, 07.01.1999 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile ...'in şirket müdürlüğüne seçildiğini, davalıların kendi dönemlerindeki kusurlu eylemlerinden ve davalı ...'in TTK’nun 337. maddesi uyarınca kendinden önceki müdür Mustafa Şahin tarafından yapılmış olan usulsüzlükleri ortaya çıkarmadığı için sorumlu olduklarını, limited şirketlerde TTK’nun 556. maddesi uyarınca idarecilerin sorumluluğunun A.Ş yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hükümlerine atıf yaparak düzenlediğini, TTK’nun 336/5 maddesi uyarınca limited şirket müdürlerinin kanun ve anasözleşmenin kendisine yüklediği vazifeleri kasten veya ihmal neticesi olarak yapmaması halinde şirket ortaklarına ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen sorumlu olduğu hükmüne yer verildiğini, limited şirket müdürlerinin şirketin mali durumunun bozulması halinde tedbir almakla sorumlu olduğunu, TTK’nun 546. maddesi uyarınca "esas sermayesinin yarısı kaybedilmiş veya şirketin borçları mevcudundan fazla tutmuşsa yahut şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emareler mevcut ise anonim şirketler hakkındaki 324. madde hükmü tatbik olunur" hükmüne yer verdiğini, davalıların müdürlüğünü yapmış oldukları şirketin aciz halinde olduğunun aciz belgesi ile tespit edildiğini, davalıların ortaklar genel kurulunu toplantıya çağırmadığını, şirketin feshine kadar varılabilecek kararların alınmasını sağladıklarını, gerekli tedbirleri almadıkları gibi arttırılan sermayeyi de ödemediklerini, ödenmiş gibi gösterdiklerini, TTK’nun 546. maddesi uyarınca müvekkili şirketin zararından yönetim kurulu üyeleri olarak sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000.000.000 TL (10.000 TL)’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, müdür sıfatıyla yapmaları gereken her türlü işlemi usulüne uygun olarak yaptıklarını, taahhüt edilen şirket sermayesinin tamamının ödendiğini, müvekkillerinin şahsi sorumluluğunu gerektirecek bir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın isteminin dolayısıyla zararla ilgili olduğu, alacağın davalılardan değil davalıların bir dönem yöneticiliğini yaptıkları Durmuş Şahin Gıda Otomotiv Temizlik Ür.San. Tic. Ltd. Şti'nin borcundan kaynaklandığı, ortaklar veya alacaklıların açacakları davalarda tazminatın ortaklığa verilmesini isteyebileceği, tazminatın kendilerine verilmesi hususunda dava açamayacakları, davacı vekili dolayısıyla zararın davalılardan alınarak müvekkili şirkete ödenmesi şeklinde talepte bulunduğundan diğer hususlar incelenmeksizin davanın bu nedenle reddi gerektiği, ayrıca davalı yöneticilerin davacı şirketi zarara uğrattıklarının ve TTK’nun 336. maddesinde yazılı tazminat koşullarının gerçekleştiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, şirketin zor duruma düşmesi ile davalıların yeterli sermaye artışı yaptığı, taahhüt edilen sermayenin de davalılar ve ortaklarca karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı şirketin talebinin mahkemenin kabulünün aksine doğrudan zarara ilişkin olması nedeniyle tazminatın alacaklı davacı şirkete ödenmesinin istenmesi mümkün olup mahkemenin zararın dolaylı zarar olduğuna dair kabulü yerinde değil ise de TTK’nun 338. maddesindeki düzenleme uyarınca davalı müdürlerin kusursuz olduklarını kanıtlamış olmalarına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.