12. Hukuk Dairesi 2009/28896 E. , 2010/10604 K. "" MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Haciz, cebri icra organı tarafından yapılan devlete ilişkin bir hakimiyet tasarrufu olup, icra takibinin konusu olan belli bir para ala…
**12. Hukuk Dairesi 2009/28896 E. , 2010/10604 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Haciz, cebri icra organı tarafından yapılan devlete ilişkin bir hakimiyet tasarrufu olup, icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. İcra dairesinin, haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir (m.79/1). İcra müdürü, "borçlunun kendi yedinde veya 3. şahısta olan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı" haczedecektir(m.85/1). Gerek İcra ve İflas Yasası'nın 79. maddesinden, gerekse 85. madde ifadesinden ortaya çıkan sonuç, icra müdürüne haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığıdır. Gerçekten de 79. madde kesin bir ifade ile icra dairesinin haczi yapacağından, 85. madde ise yasal koşullar altında borçlunun mal ve alacaklarının haczolunacağından söz etmektedir. 85. madde sadece "alacaklara yetecek miktarın" saptanması konusunda icra müdürüne bir takdir hakkı tanımaktadır. (HGK.nun 31.03.2004 tarih ve 2001/12-202 E. 2004/196 K.) Ayrıca, icra müdürü haciz işlemini yaparken haciz tarihinde taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir. Böyle olduğu takdirde icra müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılmalıdır. (HGK.nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. 2001/516 K.) Somut olayda alacaklı tarafından borçlu "....... TAŞ OCAKLARI" aleyhine ilama dayalı olarak takip yapılmış, alacaklı vekilinin ........'a ait taşınmaz, mevduat, hak ve alacaklarının haczi talebi, icra müdürlüğünce reddedilmiştir. ........TAŞ OCAKLARI" ibaresi tüzel kişilik olmadığı gibi, bu isimde ticaret sicilinde kayıtlı bir şirket de mevcut değildir. Çorlu Ticaret Sicili Memurluğu'nun 08.09.2009 tarihli cevabi yazısına göre, borçlunun, ortak olduğu ....... ........ Ltd. Şti. olduğu gibi, "Taş Nakli İhzar Yol ve Köprü İnşaatı ve Taahhüt İşleri" adı altında bir şahıs işletmesinin bulunduğu da anlaşılmıştır. Ayrıca Çorlu Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabına göre R. Ç.ın süsleme ve yapı taşlarının kırılması ve kesilmesi taş, kum, çakıl vb. toptan satışı ithalat ihracat işi ile uğraştığı ve faal vergi mükellefi olduğu da bildirilmiştir. Bu durumda R.Ç., borçtan şahsen sorumlu olup, mahkemece şikayetin kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.