(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/21947 E. , 2015/23950 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/21947 E. , 2015/23950 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı vekili, davacının davalı işverenler bünyesinde asgari ücretle bekçi ve bahçıvan olarak çalıştığını, hiçbir neden gösterilmeden iş sözleşmesine son verildiğini, müvekkilinin 2003 yılına kadar maaşının ... tarafından ödendiğini, 2003 yılından sonra ise kat malikleri yönetim kurulunca ödendiğini, sigorta primlerinin ise tüm dönem boyunca ... tarafından yatırıldığını öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacının müvekkili tarafından yapılan yazlıkların inşaatında bekçilik yaptığını, 2003 yılından itibaren diğer davalı nezdinde çalışmaya devam ettiğini, katılım payı yerine sigorta primlerinin müvekkili tarafından yatırıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Evler Kat Malikleri vekili, dava tarihinde binaların henüz iskanının alınmadığını, davalı müteahhit ile site kat malikleri arasında organik bir bağ bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. İşçi devrinde de aynı hükümler uygulanmaktadır. Değinilen Yasanın 120 nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Somut olayda; davacı, 2003 yılına kadar maaşının davalı ... tarafından, 2003 yılından sonra ise diğer davalı tarafından ödendiğini iddia etmiştir. Davalı ..., davacının inşaatta bekçilik yapmak üzere işe alındığını, 2003 yılından itibaren diğer davalı hizmetinde çalıştığını, kendisinin katılım payı yerine sigorta primlerini yatırdığını savunmuştur. Diğer davalı ise, davacının yanlarında sigortalı olarak çalışmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. Dinlenen tanıkların, davacının hangi tarihler arasında inşaatta bekçi olarak hangi tarihler arasında ise sitede görevli olarak çalıştığına ilişkin açık beyanları bulunmamaktadır. Ayrıca, mahkemece davacı ve davacının iddiası ile örtüşür mahiyetteki davalı ...'ün beyanları doğrultusunda davacının görev yaptığı inşaatın bittiği tarih araştırılmamıştır. Öncelikle davacının bekçi olarak çalıştığı inşaatın bittiği tarih araştırılarak tespit edilecek tarihe kadar davacının davalı ... yanında bekçi olarak fiilen çalıştığı kabul edilmeli, inşaatın bittiği tarihin tespit edilmesi halinde inşaatın bitim tarihinden itibaren ise diğer davalı işyerinde çalıştığı kabul edilmelidir. Davacının davalılar yanında geçirdiği çalışma süreleri tespit edildikten sonra, ihbar tazminatından ve yıllık izin ücretinden son işverenin sorumlu olduğu, davalı ...'ün ise kendi çalıştırdığı dönem ve o tarihlerdeki ücreti ile sınırlı olmak ve zamanaşımı süreleri de değerlendirilmek üzere kıdem tazminatı ve fazla mesai ücretinden sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmelidir. Mahkemece bu davalının tüm alacaklardan diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olması hatalı olup davalı ... vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ... Evler Kat Malikleri Yönetim Kuruluna yükletilmesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.