11. Hukuk Dairesi 2009/284 E. , 2010/10526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.09.2008 tarih ve 2005/599-2008/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinle
**11. Hukuk Dairesi 2009/284 E. , 2010/10526 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.09.2008 tarih ve 2005/599-2008/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 01.05.2004 tarihli yurt içi akaryakıt taşıma sözleşmesi uyarınca taşıma işini üstlenen müvekkili şirketin, taşıtan davalıya kesin ve süresiz, 70.000,00 TL bedelli banka teminat mektubu verdiğini, sözleşmenin 08.15. ve 10.1.4 maddelerinde teminat mektubunun, davalının sözleşmeden dolayı uğrayacağı zararların tazmini amacına matuf olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirketin üstlendiği taşımayı yapan aracın sürücüsü ...' ın akaryakıtı satıp, yerine doldurduğu suyu varma yerinde tanklara boşaltmaya çalışırken yakalanması üzerine davalının 22.03.2005 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi dolandırıcılık nedeniyle feshettiğini ve zararların netleşmesine kadar teminatın iade olunmayacağını müvekkili şirkete bildirdiğini ve zararı olan 27.000,00 TL akaryakıt bedelini müvekkiline olan 35.000,00 TL borcundan tahsil ettiğini, müvekkilinin bakiye 8.000,00 TL alacağının kaldığını, davalının zararı bu şekilde karşılandığı halde, davalının teminat mektubunu da nakte çevirip irad kaydettiğini, müvekkilinin şikayeti üzerine sürücü hakkında ceza davası açılması karşısında, müvekkilini suçlu gören fesih gerekçesinin haklı olmadığını, fesih ihbarnamesinde zararın teminattan karşılanıp, bakiyesinin iade edileceğinin bildirildiğini, esasen sözleşmede de teminat mektubunun bu amaçla verildiğinin belirtildiğini, sözleşmede "teminatın irad kaydedileceği belirtildiği halde, irad kaydedilen teminatın yüklenicinin borcundan (taşıyanın) mahsup edilemeyeceğine" dair bir hükme yer verilmemesi karşısında teminatın cezai şart olarak kabulünün mümkün olmadığını, davalının zararını, borcundan mahsup edip tahsil etmesi nedeniyle teminat mektubunun iadesi gerektiğini, sözleşmede teminatın cezai şart olduğuna dair bir hükme yer verilmediğini, gerek sözleşmenin haksız feshi gerekse teminat mektubunun cezai şart görülüp irad kaydı nedeniyle müvekkiline mektup bedelinin iadesi gerektiğini ileri sürerek, 70.000,00 TL' nin faiziyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin 17.1 maddesinin taşıtan davalıya haklı fesih hallerinde teminatı irad kaydetme hakkı ve ayrıca zararını henüz ödenmemiş borçlarından mahsup edip tahsil etme hakkı verdiğini, 8.15 ve 10.1.4 maddelerin teminatın amacının münhasıran şirketin uğrayacağı zararlara özgülenmesine ilişkin olduğu anlamına gelmediğini, bu maddelerin teminatın cezai şart olarak tahsiline engel olmadığını, akaryakıt bedelinin teminattan ayrı olarak tahsilinin, teminatın cezai şart olarak ayrıca tahsil edileceğinin göstergesi olduğunu, 17 nci maddenin cezai şart hükmü içerdiğini, zararın hem irad hem de ayrıca tahsil yolu ile karşılanması esasını getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen iki ayrı bilirkişi kurulu raporuna göre, sözleşmenin 8.15 ve 17.1 nci maddelerine ve davacının feshi ihbar tebligatındaki beyanına göre teminat mektubunun cezai şart olarak verildiğinin kabul edilemeyeceği, mektubun zarardan mahsup edilemyeceği de açıkça kararlaştırılmadığından ve davalının zararını davacıya ait doğmuş ve ödenmemiş istihkaktan mahsup sureti ile tahsil ettiğinden, paraya çevrilen teminat mektubunun bedelini davalının iade etmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.213,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.