6. Ceza Dairesi 2019/2158 E. , 2019/4577 K. Sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine ilişkin Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.12.2005 gün ve 2014/272 Esas, 2015/416 Karar sayılı hükmün sanık savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 01.07.2019 gün ve 2016/7551 Esas, 2019/3946 Karar sayılı ilamı uyarınca onanmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının…
**6. Ceza Dairesi 2019/2158 E. , 2019/4577 K.** **"İçtihat Metni"** Sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine ilişkin Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.12.2005 gün ve 2014/272 Esas, 2015/416 Karar sayılı hükmün sanık savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 01.07.2019 gün ve 2016/7551 Esas, 2019/3946 Karar sayılı ilamı uyarınca onanmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2019 gün, 6-2016/69589 sayılı yazılarında; “İtiraza konu olayda Başsavcılığımız ile Yüksek 6.Ceza Dairesi arasında, itirazın konusunu oluşturan hukuki uyuşmazlık, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı yağma suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı, mevcut eylemin suç vasfının doğru belirlenip belirlenmediği noktasında toplanmaktadır. Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde; polis karakolunda mağdurun rızasıyla teslim ettiği suça konu olmayan diğer cep telefonundan polis tarafından elde edilen verilerle de doğrulandığı şekilde sanık savunmalarında, olaydan önce müştekinin ... isimli Suriye uyruklu bayanla duygusal arkadaşlığının olduğu ve cep telefonunda birlikte çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu, müştekinin ...'a "Benimle birlikte olmazsan resimleri kocana gösteririm" dediği, ...'ın kardeşi ...'ın kocasının çalıştığı iş yerinin sahibi olan ...'a durumu anlatarak yardım istediği, ...'ın da yeğeni olan suça sürüklenen çocuğa olaydan bahsedip müştekinin cep telefonundaki ... isimli kişiye ait resimleri silmesini istediği, olay günü ...'ın müştekiyi arayarak görüşmeyi teklif ettiği, müştekinin de bunu kabul ederek ... ile parkta buluştuğu, bu sırada ...'ın parkın önünde suça sürüklenen çocuğu beklediği, bir süre sonra suça sürüklenen çocuk ve arkadaşları olan ... ve ...'ün parka geldikleri, ...'ın kısa bir süre suça sürüklenen çocuk ile konuştuktan sonra müşteki ve ...'nın yanlarına giderek oturduğu, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının da başka bir masaya oturdukları, daha sonra ... ve ...'ın müştekinin yanından ayrıldıkları, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının müştekinin yanına gittikleri, suça sürüklenen çocuğun müştekiden cep telefonunu istediği, müştekinin vermemesi üzerine bıçak ile müştekiyi kolundan yaraladığı, müştekinin kaçtığı, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının müştekiyi kovaladıkları, suça sürüklenen çocuğun arkadaşı olan ...'ün müştekiyi yakalayarak yere düşürdüğü ve elindeki bıçağı müştekiye doğru salladığı bu sırada ...'ın müştekinin cebinden cep telefonunu aldığı, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının polis aracını görmeleri üzerine kaçmaya başladıkları, ...'ın müştekiye ait cep telefonunu suça sürüklenen çocuğa verdiği, suça sürüklenen çocuğunda cep telefonunu park yakınında beklemekte olan ...'a verdiği, polis tarafından ...'ün olay yerinden kaçarken yakalandığı, ...'ün telefonu ile suça sürüklenen çocuğun aradığında suça sürüklenen çocuğun bulundukları yeri söylediği, polisin belirtilen yere gittiğinde suça sürüklenen çocuğu yakaladığı ve suça sürüklenen çocuğun yanında bulunan ...'ın müştekiye ait telefonu polis teslim etmesi şeklinde gelişen olayda, suça sürüklenen çocuğun ...'ın müşteki ile birlikte çekilmiş fotoğraflarını telefondan silmek amacıyla müştekinin telefonunu aldığı anlaşılmakta olup suça sürüklenen çocuğun yağma kastıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, zira suça sürüklenen çocuğun mağdurun üzerinden bulunması kuvvetle muhtemel başka bir eşya veya parayı almaya dahi teşebbüs etmediği, amacının sadece cep telefonundaki resimleri silmek olduğu suça sürüklenen çocuğun müştekiye karşı gerçekleştirdiği eyleminin silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde hata yapıldığı itirazımızın temelini oluşturmaktadır. Yağma suçu araç ve amaç hareketlerden oluşan çok hareketli bir suçtur. Cebir ve tehdit araç hareket, eşyayı alma amaç harekettir. O halde cebir, şiddet ve/veya tehditin malın alınmasında bir nedensellik bağı vardır. Hal böyle olunca; cebir, şiddet veya tehdidin yağma maksadına yönelmiş olması şarttır. Sanığın eylem ve söylemleriyle yağma kastından bahsedilmeyeceği düşünülmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı olup, olayda yağma suçu oluşmamıştır. Nitekim, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/10/2016 tarih, 2016/6-331 Esas, 2016/352 sayılı kararında benzer olayda "...Eşi olan mağdureyi darp ettiği ve boşayacağını söyleyerek parmağında takılı olan alyansı ve tektaş yüzüğü zorla çıkarıp aldığı olayda; sanığın, mağdurenin başkaca bir eşyasını almaması... Toplumda da evlilik birliğinin sembolü olarak kabul edilen alyans ve tektaş yüzüğü mağdurenin parmağından çıkarıp almasında, faydalanma amacıyla hareket ettiği sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı.." yönünde içtihat edilmiştir. Yine Yüksek 6. Ceza Dairesinin 13/11/2017 tarih, 2014/9537 Esas, 2017/4681 sayılı kararında benzer olaydaki yağma suçundan mahkumiyete dair hükmün bozulmasına ilişkin kararda, "...Mağdur Melek Sağdıç'a ait suça konu cep telefonu ile olay saatinden sonra başka bir hat ile kullanılıp kullanılmadığı, bunun sanık ile bir bağdaşının olup olmadığı re'sen araştırılıp, sonucuna göre delillerin bir bütün halinde takdiri gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetenilip, sanığın mal edilnme kastının hangi delillere dayanarak benimsendiği de denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilip tartışılmadan genel geçişli ifadeler kullanılarak yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." şeklindeki ifadelerle sanığın mal edinme kastına vurgu yapılarak mahkumiyet hükmü bozulmuştur. Bu sebeplerle; sanığın üzerine atılı yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylemin mevcut haliyle silahla kasten yaralama olarak kabul edilebileceği düşüncesiyle onama kararına karşı itiraz zorunluluğu doğmuştur. Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01/09/2017 gün, 2016/7551 Esas, 2019/3946 Karar sayılı ONAMA kararının kaldırılarak, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2015 tarihli, 2014/272 Esas, 2015/416 Karar sayılı hükmünün suç vasfı yönünden BOZULMASINA karar verilmesi, itiraz kabul edilmediği takdirde dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere Yüksek Ceza Genel Kurulu Başkanlığına tevdii..” şeklinde belirtilerek itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 5271 sayılı CMK'nin 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede; Yağma suçunun, bir başkasının kendisinin veya yakınanın hayatına vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi 5237 sayılı TCK’nin 148. maddesiyle tanımlanmış, ayrıca aynı yasanın 149. maddesi netilekli yağma, 150/2. Maddesiyle de yağma suçunda daha az cezayı gerektir hal düzenlenmiştir. Cebir artı tehdit ile malın alınması veya teslime zorlanması söz konusudur. İcrâî hareketle işlenebilen bir suçtur. Yağma suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır. Malın her ne sebeple olursa olsun bu şekilde alınması yağma suçunu oluşturur. Bilindiği üzere subjektif sorumluluğun ilk şekli olan kast 5237 sayılı TCK'nin 21. maddesinde yer almıştır. Kast suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. O halde bilme ve isteme kastın unsurlarıdır. Kast kişi ile işlediği suçun maddi unsurları arasında psikolojik bağı da ifade etmektedir. Hareket ve kast birlikte olmalıdır. Failin iç dünyasını ilgilendiren kast failin olay öncesi failin iç dünyasını olay öncesi olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. Sanığı harekete geçiren etken saik psişik olgunun irade aşamasıdır. Sosyal ilişkilerin ve dışa vurmuş hareketlerin disiplini olan hukuk, ceza normunun ihlaline etki yapmadıkça faillin zihni ve ruhi durumu ile uğraşmaz. Suçun işlendiği zaman failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğini belirlemeyi bilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınması gerekir, bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Suç tarihinden önce müştekinin ... isimli Suriye uyruklu bayanla duygusal arkadaşlığının olduğu ve cep telefonunda birlikte çekilmiş fotoğraflarının bulunduğu, müştekinin ...'a "Benimle birlikte olmazsan resimleri kocana gösteririm" dediği, ...'ın kardeşi ...'ın kocasının çalıştığı iş yerinin sahibi olan ...'a durumu anlatarak yardım istediği, ...'ın da yeğeni olan suça sürüklenen çocuğa olaydan bahsedip müştekinin cep telefonundaki ... isimli kişiye ait resimleri silmesini istediği, olay günü ...'ın müştekiyi arayarak görüşmeyi teklif ettiği, müştekinin de bunu kabul ederek ... ile parkta buluştuğu, bu sırada ...'ın parkın önünde suça sürüklenen çocuğu beklediği, bir süre sonra suça sürüklenen çocuk ve arkadaşları olan ... ve ...'ün parka geldikleri, ...'ın kısa bir süre suça sürüklenen çocuk ile konuştuktan sonra müşteki ve ...'nın yanlarına giderek oturduğu, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının da başka bir masaya oturdukları, daha sonra ... ve ...'ın müştekinin yanından ayrıldıkları, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının müştekinin yanına gittikleri, suça sürüklenen çocuğun müştekiden cep telefonunu istediği, müştekinin vermemesi üzerine bıçak ile müştekiyi kolundan yaraladığı, müştekinin kaçtığı, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının müştekiyi kovaladıkları, suça sürüklenen çocuğun arkadaşı olan ...'ün müştekiyi yakalayarak yere düşürdüğü ve elindeki bıçağı müştekiye doğru salladığı, bu sırada ...'ın müştekinin cebinden cep telefonunu aldığı, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının polis aracını görmeleri üzerine kaçmaya başladıkları, ...'ın müştekiye ait cep telefonunu suça sürüklenen çocuğa verdiği, suça sürüklenen çocuğun da cep telefonunu park yakınında beklemekte olan ...'a verdiği, polis tarafından ...'ün olay yerinden kaçarken yakalandığı, ...'ün telefonu ile suça sürüklenen çocuğun aradığında suça sürüklenen çocuğun bulundukları yeri söylediği, polisin belirtilen yere gittiğinde suça sürüklenen çocuğu yakaladığı ve suça sürüklenen çocuğun yanında bulunan ...'ın müştekiye ait telefonu polise teslim ettiği, müştekinin üzerindeki diğer cep telefonununda ...’ya ait görüntülerin bulunduğu ve müşteki hakkında Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2015 tarih, 2014/251 Esas 2015/157 sayılı kararı ile şantaj suçundan verilen 10 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve söz konusu bu hükmün ise 23/06/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, hal böyle olunca; 1-) Amcası ...’ın talimatı ile müşteki tarafından tehdit edildiğine inandığı ...’a yardımcı olmak düşüncesiyle, ...’ya ait görüntülerin silinmesini sağlamak kastıyla hareket eden mağdurun üzerinde bulunan telefon dışında başkaca bir eşyasını almaya yönelmeyen sanığın eyleminde, yağma suçunu işleme kastından bahsedilemeyeceğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişen gerekçeyle KABULÜNE, 2-) Dairemizin 01.07.2019 gün ve 2016/7551 Esas, 2019/3946 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-) Sanık ...’ın mağdur ...’ya karşı eylemiyle ilgili yapılan itirazın incelenmesinde, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak, ...’nun, bir süre birlikte olduğu ... ile ilgili telefonunda muhafaza ettiği, uygunsuz görüntüleri kullanıp, ...’nın istem dışı hareketlere zorlanmasından etkilenip, onun bir şekilde görüntüleri silmesine yardımcı olma kararı ile harekete geçen sanık ve arkadaşlarına, mağdurun karşı durması üzerine sanık ve arkadaşlarının onu yaralayıp görüntülerin kayıtlı olduğuna inandıkları cep telefonunu alıp, ...’nın ablası ...’a teslim ettikleri olayda, sanığın yağma kastından bahsedilemeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.