4. Ceza Dairesi 2009/28224 E. , 2010/1637 K. Silah tehdit ve basit yaralama suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 106/2-a, 86/2, 52/2. Maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 2.400.00 yeni Tük Lirası adli para cezası ile cezalandırıLmasına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2007 tarihli ve 2007/424 esas, 2007/865 sayılı kararının kesinleşmesini mütekaip infazı sırasında, sanığın cezasının 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren kanun kapsamında olduğundan leh…
**4. Ceza Dairesi 2009/28224 E. , 2010/1637 K.** **"İçtihat Metni"** Silah tehdit ve basit yaralama suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 106/2-a, 86/2, 52/2. Maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 2.400.00 yeni Tük Lirası adli para cezası ile cezalandırıLmasına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2007 tarihli ve 2007/424 esas, 2007/865 sayılı kararının kesinleşmesini mütekaip infazı sırasında, sanığın cezasının 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren kanun kapsamında olduğundan lehine olan maddelerin uygulanması ve tahliye talebinin, 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesinden önce haklarındaki hüküm kesinleşenler hakkında, aynı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231/5 ve devamı maddelerinin uygulanma olanağı bulunmadığından bahisle önceki cezanın aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 21.11.2008 tarihli ve 2007/424 esas, 2007/865 sayııl ek kararına karşı, sanığın 02.03.2009 tarihli dilekçesi ile yaptığı itirazının reddine dair ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2009 tarihli ve 2009/633 değişik sayılı, Adalet Bakanlığınca 13.11.2009 gün ve 64321 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2009 gün ve 272061 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre, kesinleşmiş hükümlerin, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağı yönünden uyarlama yapılmasına konu olabileceği gözetilmeden verilen karara itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bi sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip olup, bu husus Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346/25 sayılı kararında da açıkça vurgulanmıştır. Karma bir niteliği bulunan bu kurumun, maddi ceza hukukuna ilişkin yönü nazara alındığında, 5237 sayılı Yasanın 7. maddesinde tanımlanan lehe yasanın geçmişe yürümesi ilkesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun önceki hükümlere de uygulanması doğaldır. Kaldı ki, Yasa koyucu da olası tartışmaları engellemek için 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasına bu hususu; “Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ile 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme , araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde incelme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir” hükmü ile yasal bir çözüme kavuşturmuştur. Gerek yasal düzenleme gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yargısal kararları, gerekse hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun hukuki niteliği nazara alındığında, bu kurumun kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan hükümler yönünden de uygulanması zorunludur. Bu bağlamda, ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2008 tarih ve 2007/424-865 sayılı ek kararını itirazen inceleyen ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2009 tarih ve 2009/633 değişik ... sayılı itirazın reddi kararı hukuka uyar bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2009 tarih ve 2009/633 değişik ... sayılı itirazın reddi kararının CYY.nın 309. maddesi uyarınca Yasa Yararına Bozulmasına, mahkemesince yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline gönderilmesine, 08.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.