T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/232 - 2026/369 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/232 KARAR NO : 2026/369 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2023/118 E. - 2023/426 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Tescili Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Huku…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/232 - 2026/369 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/232 KARAR NO : 2026/369 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2023/118 E. - 2023/426 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Tescili Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2023 tarih ve 2023/118 Esas - 2023/426 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2021/020897 sayılı ve “...” ibareli başvurusunun, 24 sınıf mallar ile 24 ve 25 sınıfta yer alan malların satışına özgü 35 sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden ilanı üzerine, davalı Şirketin “...” ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının dava konusu YİDK kararı ile kabul edilerek, başvurunun sayılan mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arsında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvuruda baskın bir şekil unsurunun yer aldığını, müvekkilinin markasında yer alan “...” nın, Roma mitolojisinde "barış", "esenlik", "anlaşma" ve "uyum tanrıçası" anlamına geldiğini, davalının markası olan “...” ibaresinin ise böyle bir anlamının bulunmadığını, dava konusu başvuruda yer alan “...” ibaresi ile redde mesnet markaları oluşturan “...” ibaresinin tamamen farklı olduklarını ve markaların bütünsel olarak birbirinden ayrıldığını ileri sürerek, ... YİDK'nın 2022-M-17649 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu olan mal ve hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markanın kapsamından çıkartılan dava konusu malların/hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markalar arasında marka işaretleri bakımından da benzerlik bulunduğu, dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasında baskın şekil unsurunun yer aldığını, dava konusu başvuruyu oluşturan “...” ın, Roma mitolojisinde barış, esenlik, anlaşma ve uyum tanrıçası anlamına geldiğini, davalının markası olan “...” ibaresinin ise böyle bir anlamının bulunmadığını, markaların bütünü itibariyle farklı olduklarını, ayrıca tarafların faaliyet alanlarının farklı bulunduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tescili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "şekil+ ..." ibareli başvuru ile davalı Şirketin redde mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında kapsamları yönünden emtia benzerliği şartı sağlandığı gibi, dava konusu başvurunun asli unsuru olan "..." ibaresi ile redde mesnet markaların asli unsuru "..." ibaresinin, tüketici dikkatini ilk bakışta çeken ilk 7 harflerinin aynı olduğu, ibarelerin sonlarında yer alan harf farklılıklarının ve başvuruda yer alan şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu başvuruyu oluşturan "..." ibaresi, anlamı yaygın olarak bilinen bir ibare olmadığından, markalar arasındaki anlamsal farklılığın markalar arasındaki iltibası ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.