10. Ceza Dairesi 2015/1169 E. , 2015/23394 K. Adalet Bakanlığı’nın, uyuşturucu madde ticereti yapma suçundan hükümlü ... hakkındaki hükmün infazı aşamasında Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 09.04.2014 tarihinde 2014/498 değişik sayı ile verilen itirazın kabulüne ilişkin kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 27.01.2015 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜL…
**10. Ceza Dairesi 2015/1169 E. , 2015/23394 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı’nın, uyuşturucu madde ticereti yapma suçundan hükümlü ... hakkındaki hükmün infazı aşamasında Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 09.04.2014 tarihinde 2014/498 değişik sayı ile verilen itirazın kabulüne ilişkin kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 27.01.2015 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İncelenen dosyadan; a) Hükümlü ...'ın uyuşturucu madde ticereti yapma suçundan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne konu cezasını Kırıkhan Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda infaz ettiği sırada, Kırıkhan Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığı'nca 13.03.2014 tarihinde 2014/88 karar sayı ile hükümlünün ceza infaz kurumuna alkol soktuğu ve diğer hükümlülere alkol temin ettiği, hükümlünün eylemi ile diğer hükümlülere kötü örnek olduğu, kanun, tüzük ve yönetmelikleri ve idarenin uyulmasını emrettiği düzenlemeleri kusurlu olarak ihlal ettiği gerekçesiyle, 5275 sayılı Kanun’un 44. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca 11 gün hücreye koyma cezası verildiği, b) Hükümlünün disiplin cezasına karşı şikayet yoluna başvurması üzerine, Hatay İnfaz Hakimliği'nce 28.03.2014 tarihinde 2014/683 esas ve 2014/696 karar sayı ile 5275 sayılı Kanun'un 44. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde alkol ibaresinin yer almadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği, c) Cumhuriyet savcısının bu karara itiraz etmesi üzerine, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 09.04.2014 tarihinde 2014/498 değişik iş sayı ile 5275 sayılı Kanun'un 44. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde yer alan her türlü uyuşturucu madde ibaresi kapsamında alkollü içeceklerin de bulunduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, hükümlü hakkında Kırıkhan Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 13.04.2014 tarih ve 2014/88 sayılı kararın onaylanmasına karar verildiği Anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında; « Dosya kapsamına göre, 1-01/03/2014 tarihinde infaz kurumunda bulunan bazı hükümlülerin alkol kullandıkları duyumunun alınması üzerine idare tarafından yapılan soruşturma sonucunda, bazı hükümlülerin kan tahlili sonuçlarına göre alkol kullandıklarının tespit edildiği ve yapılan inceleme neticesinde hükümlü ...’ın diğer hükümlülere kola ile karışık alkol verdiği kanaatine varılarak, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 79/1-2 ve 83/1-f maddelerine aykırı olarak, hükümlünün bu eylemi ile kurumda bulunan diğer hükümlülere kötü örnek olduğu, kurumun güvenlik ve disiplininin sağlanması bakımından kanun, tüzük ve yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği düzenlemeleri kusurlu olarak ihlal ettiği anlaşıldığından, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 44/3-g maddesi uyarınca 11 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Çözümlenmesi gereken meselenin hükümlünün eyleminin ve bunun müeyyidesinin ne olduğu noktasında toplandığı, hükümlüye disiplin cezası verilmesini gerektiren eylemin kuruma alkol sokmak veya kurumda bulunan diğer hükümlülere alkol temin etmek suretiyle Tüzük’ün 79/1-2 ve 83/1-f maddelerine aykırı davranılması şeklinde tarif edildiği, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 79. Maddesinde, “(1) Hükümlü, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanma ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla yükümlüdür. (2) Hükümlü, kurumun güvenlik ve iyileştirme programlarına tam bir uyum göstermekle yükümlüdür. Her ne amaçla olursa olsun, bilerek kendi yaşamlarını ve bedensel bütünlüklerini tehlikeye düşürecek eylemlere girişmeleri, cezanın yerine getirilmesine katlanma yükümlülüğünün ihlâli sayılır.” şeklinde, 83/1-f maddesinde ise, “Hükümlüler alkollü içkiler içemez, uyuşturucu, uçucu ve uyarıcı maddeler kullanamaz.” biçiminde bir düzenleme yer aldığı, anılan maddelerde kuruma alkol sokmak veya diğer hükümlülere alkol temin etmenin yasak olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, Hükümlünün bu eylemi neticesinde, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 44/3-g maddesi uyarınca 11 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Anılan maddeye bakıldığında, “Her türlü ateşli silâh, mermi, patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı, aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve uyuşturucu ilâç ve madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracını kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak.” şeklinde tarif edilen eylemlerin gerçekleştirilmesi halinde 11 günden 20 güne kadar hücreye koyma cezası verileceğinin hüküm altına alındığı, Görüldüğü üzere hükümlünün eylemi ile verilen ceza arasında bir irtibat bulunmadığı, ancak hükümlünün eyleminin bir an için ceza infaz kurumuna kanunla yasaklanmış madde sokmak olarak düşünülmesi halinde ise, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 44/2-g maddesinde yer alan, “Üçüncü fıkranın (g) bendinde belirtilenler dışında kalıp da Kanuna uygun olarak yasaklanmış bulunan her türlü eşya, araç, gereç veya malzemeyi ceza infaz kurumlarına sokmak, bulundurmak, kullanmak.” hükmüne aykırılık oluşturabileceği, bu durumda dahi kanunla yasaklanmış bir durum bulunması gerektiği, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un hiçbir maddesinde ceza infaz kurumuna alkol sokulmasının veya diğer hükümlülere alkol temin edilmesinin yasaklandığına dair bir hüküm bulunmadığı, yine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak” başlıklı 297/1. maddesinde yer alan, “İnfaz kurumuna veya tutukevine silâh, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikrî içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, ceza infaz kurumun alkol sokmanın yasaklanmadığı. Hükümlünün eyleminin kıyas yoluyla diğer yasak hükümler içeren maddelere göre değerlendirilip bir ceza verilmesinin de mümkün bulunmadığı, keza 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 48/1. maddesinde yer alan, “37 ilâ 46 ncı Maddelerde yer alan eylemlerin tanımına uymayan ve kanunda tanımları yapılmamış olan eylemler, nitelik ve ağırlıkları bakımından bunlara benzediklerinde, aynı maddelerdeki disiplin cezaları ile karşılanırlar.”şeklindeki hükmün, Anayasa Mahkemesinin 03/10/2013 tarihli ve 2013/28 esas, 2013/106 sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal gerekçesinde yer alan “... Kanun'da, tutuklu ve hükümlüler hakkında uygulanacak disiplin cezaları 37 ilâ 46. maddeler arasında düzenlenmiştir. Bu kurallarda disiplinsizlik oluşturan her bir fiil ayrı ayrı tanımlanmış, bu fiillerin işlenmesi durumunda verilecek cezalar da yine ayrıntılı olarak gösterilmiştir. İtiraz konusu kuralda ise 37 ilâ 46. maddelerde yer alan eylemlerin tanımına uymayan ve kanunda tanımları yapılmamış olan fiillerin, nitelik ve ağırlıkları bakımından bunlara benzediklerinde, aynı Maddelerdeki disiplin cezaları ile karşılanacağı öngörülmektedir... Anayasa'nın 38. Maddesinin birinci fıkrasında, “Kimse, …kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz” denilerek “suçun kanuniliği”, üçüncü fıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur" denilerek, "cezanın kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa'da öngörülen suçta ve cezada kanunilik ilkesi, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öne çıktığı günümüzde, ceza hukukunun da temel ilklerinden birini oluşturmaktadır. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca, hangi fiillerin yasaklandığının ve bu yasak fiillere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir... İtiraz konusu kuralla, Kanun'un 37 ilâ 46. maddelerinde yer almayan fiillerle ilgili olarak da disiplin cezasının uygulanabileceğinin öngörülmesi belirsizliğe neden olmaktadır. Zira, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, hangi fiilleri işlerlerse haklarında disiplin cezası uygulanabileceği konusunda duraksamaya sevk edilmektedir. Bu şekilde bir belirsizliğin kabul edilmesi ise hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmaz...” şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, 2-Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabul edilmesini müteakip, Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün kararının onaylanmasına da karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 48/3-a maddesinde sadece hücreye koyma disiplin cezası bakımından özel bir düzenleme yapılmış ve hücreye koyma cezasının infazına infaz hakiminin onayı ile başlanacağının hüküm altına alınmış olması karşısında, itiraz merciinin sadece itiraz konusu hakkında bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca hücreye koyma cezasının onaylanmasına da karar vermesinde, İsabet görülmemiştir.» denilerek, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2014 tarihli kararının kanun yararına bozulması istenmiştir. Kanun yararına bozma isteğinin kapsamına, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 24.01.2014 tarih ve 2014/1 sayılı kararına göre; özel ceza kanunlarından doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suçlara ilişkin temyiz incelemesi görevi Yargıtay 7. Ceza Dairesine ait olduğu, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19.01.2015 tarih ve 2015/8 sayılı kararı ile özel ceza kanunlarından kaynaklanan ve başka dairelerin görev alanına girmeyen işlere ait dava dosyaları iş bölümü değişikliğiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesi'ne devredilir kararı karşısında Dairemizin görev alanındaki suçlarla doğrudan ilişkili olmayan ve özel ceza kanunu niteliğindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanundan kaynaklanan dava ve işlere yönelik kanun yararına bozma isteminin Yargıtay 19. Ceza Dairesince incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE; gereği için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 02.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.