11. Hukuk Dairesi 2008/12736 E. , 2010/4052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2008 tarih ve 2006/339 - 2008/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... İnş. ve Tic.Ltd.Şti. ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya iç
**11. Hukuk Dairesi 2008/12736 E. , 2010/4052 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2008 tarih ve 2006/339 - 2008/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... İnş. ve Tic.Ltd.Şti. ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğunu, diğer davalıların sözleşmenin müşterek borçlu müteselsil kefili olduklarını, müvekkilince anılan kredi ilişkileri kapsamında davalı şirket lehine Milli Eğitim Bakanlığı'na sunulmak üzere üç adet teminat mektubu verildiğini, davalı şirketin Milli Eğitim Bakanlığı'na yaptığı başvuru ile bu teminat mektupları için damga vergisi yönünden istisna kapsamında olduğuna ilişkin yazı aldıklarını, bu nedenle tahakukuk eden 3.480,22 YTL damga vergisinin tahsil edilmeden teminat mektuplarının verildiğini, Maliye Bakanlığı muhasebat kontrolörlerinin işbu istisna uygulamasını kabul etmeyerek vergi ve ceza tahakkuk ettirdiklerini, davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu 3.480,22 YTL vergi, 5.605,00 YTL gecikme faizi ve 1000,00 YTL cezanın uzlaşma ile ödendiğini, bu ödemenin davalılara noter ihtarnamesiyle bildirildiğini ve bu ihtar üzerine davalıların asıl vergiyi yatırdıklarını, gecikme faizi ve cezasını ise ödemediklerini ileri sürerek, 6.605,00 YTL'nin davalılardan % 90 oranında temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının dava konu damga vergisinin alınıp alınmayacağını araştırmak zorunda olduğunu, bu araştırmayı yapmayarak kusurlu davrandığını, vergi dairesinden bildirim yapıldığında gerekli kanun yollarına başvurmadığını, faiz ve cezadan damga vergisine konu kağıtları düzenleyen tarafın sorumlu olduğunu, bu nedenle faiz ve cezanın rucüen tahsilinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının kredi sözleşmesi kapsamında, ihaleler için davalılara teminat mektubu düzenleyip verdiği,damga vergisinin yükümlüsünün davalı taraf olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.605,00 YTL'nın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalı şirket ve ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, genel kredi sözleşmesi çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirket lehine verilen teminat mektuplarından dolayı kendisine tahakkuk ettirilen vergiye bağlı olarak ödenen gecikme faizinin ve cezasının rücuen tahsili istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı şirket tarafından kazanılan çeşitli ihaleler için çeşitli miktarlarda davacı bankadan teminat mektupları alındığı, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınan yazı çerçevesinde davacı banka tarafından davalı şirkete verilen teminat mektuplarından Damga Vergisinin kesilmediği, Maliye Bakanlığı'nca davacı bankada yapılan denetimler sırasında Damga Vergisi kesilmemesi nedeni ile davacıya damga vergisi, gecikme cezası ve ceza olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, asıl ve fer'i borçların davacı Banka tarafından ödendiği çekişme konusu değildir.Esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların gecikme cezası ve cezadan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmakta olup,mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, davalıların anılan kalemlerden sorumlu olduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, bankalar, özel yasa ile kurulan ve ekonomik alanda çeşitli imtiyazlar tanınan kuruluşlar olup, hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.Davacı Bankanın yasanın yorumundan kaynaklanan hatasına dayalı olarak Damga Vergisinden doğan yükümlülüklerini zamanında yerine getirmede tedbirli ve basiretli davranmadığı, bu bağlamada gecikme cezası ve cezanın doğumuna neden olduğu aşikar olup, davalı şirketin muafiyete ilişkin olarak davacıya sunmuş olduğu yazının şirket yönünden ancak müterafik kusur teşkil edeceğinin ilke olarak kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, davalı şirketin sorumluluğu bu çerçevede değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.. 2-Öte yandan, davacı tarafından davaya dayanak yapılan genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğu anlaşılan davalılardan ...'in anılan kredi sözleşmesinin hükümleri çerçevesinde davaya konu edilen gerek gecikme cezası, gerekse ceza kalemlerden dolayı ne şekilde sorumlu tutulduğununun denetime elverişli bir şekile karar yerinde gösterilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz bu davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Davacı vekilinin temyizine gelince, dava dilekçesinde ödenen kalemlerin ödeme tarihinden itibaren % 90 faizi ile davalılardan tahsili istenmiş olup, davacı tarafça davaya dayanak yapılan kredi sözleşmesinden dolayı davalılardan kredi faizi talep edip edemeyeceğinin de karar yerinde tartışmasız bırakılması doğru olmamış, kararın davacı yarına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan şirket ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan mümeyyizler yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.