7. Hukuk Dairesi 2024/2667 E. , 2024/4007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1066 E., 2022/1207 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/185 E., 2022/43 K. Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine
**7. Hukuk Dairesi 2024/2667 E. , 2024/4007 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1066 E., 2022/1207 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/185 E., 2022/43 K. Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11233 parsel, 5 parsel (eski ada 136, 5 parsel) sayılı taşınmazda müvekkilinin ve davalıların hissedar olup aralarında ayrıca derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, üzerindeki bina, müştemilat, duvar, ağaç ve bitkileri ihya etmek suretiyle müvekkilinin aidiyet hakkı bulunduğunu, kök muris ...'nun mirasçılarınca yapının müvekkillere ait olduğu kabul edilmiş ise de, taşınmaz çevresindeki duvarların kendilerine ait olduğunu davalıların ortaklığın giderilmesi davasında iddia ettiklerini belirterek; davalılardan ..., ..., ... ve ... yönünden anataşınmazı çevreleyen ihata duvarları, ağaçlar ve bitkilerin, diğer davalılar yönünden bina ve müştemilatları dahil olmak üzere ihata duvarları, ağaç ve bitkilerin aidiyetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekillerinin murisi ...'nun 11233 ada, 5 parsel sayılı "evli bağ" vasıflı taşınmazın maliki iken davalı ...'a satış sözleşmesi ile diğer davalılar murisi ...'na takas suretiyle hisse devri yapıldığını, taşınmazı çevreleyen duvarların 1990'lı yıllarda müvekkillerimin murisi ... tarafından yaptırılması nedeniyle evin ve evin etrafındaki duvarların müvekkillerine ait olduğunu, taşınmaz üzerindeki iki katlı ev ve ağaçlar üzerinde müvekkillerinin muhdesat iddiaları bulunmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur. Diğer davalıların dosyaya sunmuş olduğu cevabi yazı bulunmamaktadır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Bilirkişi raporunda belirtilen "tripleks mesken yapı, bina müştemilatı yapı, ardiye, su deposu, tel örgü ve direk, çardak, kümes, hayvan barınağı, garaj, çeşme, aydınlatma sistemi ve direkleri, asmalık alan, çim saha, niteliği raporda belirtilen ağaçlar" şeklindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin anlaşıldığı; taşınmazın bütünleyici parçası veya kalıcı nitelikte yapı olmayan unsurlarının muhdesat niteliğinde olmadığı, sonradan yapılan imalatların yeni bir muhtesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderlerin de mevcut muhtesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerden olduğu, aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyaların da teferruat niteliğinde olduğu, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhtesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasının ancak koşullarının varlığı halinde sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği, bunun haricinde dava konusu edilen muhdesatların toplam değerinin 667.200,00 TL olduğu, kabulüne karar verilen muhdesatların toplam değerinin 497.400,00 TL olduğu ve reddine karar verilen muhdesatların toplam değerinin 169.800,00 TL olduğu, yargılama giderlerinin bu miktarlar üzerinden yapılması gerektiği, bir kısım davalılar vekilinin beyanında iki katlı ev, evin etrafını çevreleyen duvar, duvar içerisindeki ağaçlarla ilgili mülkiyet iddialarının olmadığını beyan ettiği görülmekle kabul edilen muhtesatlarla ilgili yargılama gideri ve vekalet ücretinden taşınmazdaki hisseleri oranında sorumlu tutulmaları..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; “Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 11233 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, bilirkişi raporunda belirtilen "tripleks mesken yapı, bina müştemilatı yapı, ardiye, su deposu, tel örgü ve direk, çardak, kümes, hayvan barınağı, garaj, çeşme, aydınlatma sistemi ve direkleri, asmalık alan, çim saha, niteliği raporda belirtilen ağaçlar " şeklindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, ahşap çatılı dekoratif bahçe kapısı, süs havuzu, hafriyat çalışması ve peyzaj, kilitli parke taşı, bordür taşına ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; Hükmün usul ve kanuna aykırı olduğunu, gerekçenin kendi içinde çelişkili olduğunu zira çim saha, asmalık alan muhdesat kapsamında değerlendirilirken benzeri olan harfiyat çalışması, peyzaj çalışması ve bahçe işlerinin de; ağaçlar gibi sökülüp götürülemeyecek olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında da, reddedilen imalat ve yapıların eklenti olduğu yönünde bir tespit bulunmadığını, neye dayanarak bazı imalatların eklenti bazılarının iyileştirme sayıldığının anlaşılamadığını, Yargıtay içtihatlarına göre iyileştirme var ise bunun esaslı iyileştirme olup olmadığının gözetilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarında havuzun muhdesat olarak kabul edildiğini, son olarak her ne kadar bir kısım davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri ve iddiaları kabul ettikleri belirtilerek haklarında herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de, esasen bu kişilerin ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazı çevreleyen duvarların murise ait olduğunu belirtmiş olmaları ve muhdesat iddialarını kabul etmemeleri nedeniyle eldeki davanın açılmak zorunda kalındığını, en azından duvar yönünden ilk başta davayı kabul etmemeleri nedeniyle duvarın değeri yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebeplerine ve ahşap çatılı dekoratif bahçe kapısı, kilitli parke taşı, süs havuzu, bordür taşının sökülüp götürülebilir olması nedeniyle muhdesat niteliğinde olmamaları, hafriyat çalışması ve peyzaj çalışmasının ise iyileştirici ve tamamlayıcı nitelikte olması, ortaklığın giderilmesi davasında henüz muhdesatların belirlenmemiş olmadan eldeki davanın açılmış olmasına göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri. 2. Bilindiği üzere ve kural olarak tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” denilmektedir. 3. 6100 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin (h) bendine göre, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verir. 4. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ilgili maddeleri şöyledir: “A. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği III. Arazideki yapılar 1. Arazi ve yapı malzemesi IV. Araziye dikilen fidanlar Madde 729- Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır. Ağaçlar ve ormanlar üst hakkına konu olamaz.” 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.