T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/450 KARAR NO : 2026/91 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2014 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; müvekillerinden ---, yanında ---- olduğu halde kendi sevk ve idaresindeki---- plak…
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/450 KARAR NO : 2026/91 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2014 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; müvekillerinden ---, yanında ---- olduğu halde kendi sevk ve idaresindeki---- plaka sayılı araç ile seyir halinde iken, davalı ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın orta refüjü aşıp karşı yöne geçmesi neticesinde meydana gelen trafik kazasına maruz kaldığını, kaza 26.03.2014 tarihinde meydana geldiğini, kaza davalı ---- kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğini, davalı bir başka aracın kendisini sıkıştırması sonucu kontrolü kaybederek karşı şeride geçtiğini beyan etmişse de, düzenlenen kaza raporunda bu hususla ilgili bir saptama yapılamadığını, kaza raporunda da belirtildiği gibi kazanın oluşumuna davalının kusurlu davranışı neden olduğunu, kaza sonucu müvekkili ------ Şube Müdürlüğünün 25.04.2014 gün ve ---- sayılı rapora göre yaşamsal tehlike geçirmeyecek, ----- ile giderilebilecek, müvekkili ---- ise ----- sayılı rapora göre yaşamsal tehlike ------ ile giderilemeyecek kırık oluşacak,kırığın yaşam foksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek şekilde yaralandığını, davacılar,davalı ------ kusurlu davranışı sonucu meydana gelen kaza nedeniyle işe gidemediklerinden maaşlarını alamadıkları gibi,tedavi süresince çeşitli masraflar yapmak zorunda kaldıklarını, bu kaza nedeniyle müvekkillerinin hem maddi hemde manevi zarara uğradıklarını ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın kabulü ile maddi manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı Sigorta şirketi vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; ----plakalı araç, sigortalı şirket tarafından tanzim edilen, 29.11.2013- 29.11.2014 vadeli ------- poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak dava konusu somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kanıtlanması gerektiğini, ayrıca dava konusu olay ticari iş niteliğinde olmadığından davacı vekilinin avans faizine yönelik taleplerinin reddi gerektiğini, tedavi masraflarından SGK sorumlu olduğunu, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Temerrüt süresi delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağını, Yargıtay yerleşik içtihatları ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, hasarın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce Sigorta şirketinin temerrüdü gerçekleşmeyeceğini ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ---- vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; 26.03.2014 günü saat 19.10 sıralarında müvekkili sevk ve idaresindeki --- plakalı araç peşinde ---- ve ---- içinde olduğu araçta arkasında olmak üzere ----istikametinde seyir halinde olduğunu, bu esnada bir minibüs ---- ve ----- içinde bulunduğu aracı yandan sıyırarak müvekkil sevk ve idaresindeki ----- plakalı araca hızlı bir biçimde çarptığını, müvekkili ve arkasındaki araçta bulunan --- ve ------ olayın şokuyla ve minibüsün hızı sebebiyle aracın plakasını göremediğini, olayla ilgili olarak ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ------ soruşturma numaralı şikayette bulunulduğunu, huzurdaki dava konusu ile ilgili olarak davacıların şikayeti üzerine ----. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----Sayılı dava açıldığını, bu davanın 28.10.2014 tarihli duruşmasında müvekkil ve tanık ------ kazanın oluş biçimi hakkında beyanda bulunduğunu, faili meçhul şahsın sevk ve idaresindeki minibüs müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarpında yağış nedeniyle yerlerinde kaygan olması dolayısıyla müvekkil direksiyon hâkimiyetini kaybetmiş ve orta refüjü aşarak diğer şeritten gelen ----- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araca çarptığını ve müvekkil ağır biçimde yaralandığını, müvekkilinin ayağı kırılmış ve hala tedavisi devam ettiğini, müvekkilinin hastahane kayıtlarında görüleceği üzere ağır biçimde yaralandığı için konu hakkında daha önce ifade verememiş ve şikayetçi olamadığını, meydana gelen kazanın oluş biçimi müvekkilinin arkasındaki araçta bulunan ------ tarafından da görüldüğünü, maddi-manevi tazminat davalarının en önemli şartı kusurun ve zararın varlığı olduğunu, müvekkilin herhangi bir kusuru söz konusu olmadığını, bir minibüsün kendisini sıkıştırması sonucu müvekkil direksiyon hakimiyetini kaybettiğiini, kaldı ki, müvekkili kazada esas zarara uğramış taraf olduğunu ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın safahatı incelendiğinde; davanın ilk olarak ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas numarasına kaydı yapıldığı, mahkemenin ----- karar nolu kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin------ Karar nolu kararı ile; ''...davanın ------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a/3. ve 355. maddesi gereğince kaldırılmasına...'' şeklide karar verildiği, bu kez dosyanın ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas numarasına kaydının yapıldığı, mahkemece ------ Karar nolu kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği mahkememizin iş bu esas numarasını aldığı görülmüştür.----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasının 01/07/2021 tarihli celsesinde dosyanın 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve süresi içerisinde davacılar vekilince yenilendiği görülmüştür.Davacılar vekilinin duruşmadan haberdar olduğu 08/10/2025 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu ancak dosyada gider avansı bulunmadığından dilekçesinin davacı asillere tebliğ edilemediği, mahkememizin 11/11/2025 tarihli celsesine katılmadığı, her ne kadar bu celse suç üstü ödeneğinden tebligat yapılmasına karar verilmişse de, davacılar vekilinin dilekçenin asillere tebliğinden itibaren 15 gün boyunca vekillik görevinin devam etmesi nedeniyle duruşmaları takip etmesi zorunlu olduğundan bu ara karardan 27/01/2026 tarihli celsede dönülmüş, davacılar vekili veya davacı asiller bu celseye de katılmadığından ve HMK 320. maddesinde; "(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." denildiğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın açılmamış sayılmasına, 2-Alınması gerekli karar harcı 732,00 -TL'nin davacı tarafça başlangıçta yatırılan 768,50-TL peşin harçtan mahsubu ile arta kalan bakiye 36,50-TL harcın karar kesinleştiğinde davacının talebi halinde kendisine iadesine, 3.davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4.Davalı ------ tarafından yapılan 31,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, 5.Davacı tarafından mahkemeler veznesine yatırılan gider avansından artacak kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6.Maddi tazminat istemi yönünden davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 7-Manevi tazminat istemi yönünden davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ----- verilmesine, Dair karar, davalı ---- vekilinin yüzene karşı diğer tarafların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.