11. Hukuk Dairesi 2023/5263 E. , 2023/7751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/160 Esas, 2021/172 Karar BİRLEŞEN DAVA : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/577 E. HÜKÜM : Davanın reddi KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacılar vekili Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkem
**11. Hukuk Dairesi 2023/5263 E. , 2023/7751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/160 Esas, 2021/172 Karar BİRLEŞEN DAVA : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/577 E. HÜKÜM : Davanın reddi KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacılar vekili Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; davacının davalı bankanın Tekirdağ Şubesi'nde eşi ile birlikte müşterek hesabının bulunduğunu, davacının 2009 yılı Ekim ayında hesabının son durumunu öğrenmek için bankaya gittiğinde banka görevlilerinin kendisine hesapta vadeli olarak 366.948,00 TL bulunduğunu; ancak eşinin bir kısım kefaletleri nedeniyle hesap üzerinde tasarruf edemeyeceğini ve hesaba bloke konulduğunu bildirdiklerini, bunun üzerine bankaya ihtarname göndererek hesaptaki paranın ½'sinin ödenmesinin istenildiğini, bankanın ödeme yapmadığı gibi paranın bir kısmına el koyduğunu, bir kısmını ise davacının eşi adına açılan hesaba aktarıp bloke altına aldığını ileri sürerek 183.474,00 TL'nin ve bu paraya işlemesi gereken faizin davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili; davacının dava dışı şirket tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, borcun süresinde ödenmemesi nedeniyle bankanın talebi üzerine vade uzatım dilekçesini bankaya verdiğini, aradan uzun bir süre geçtikten sonra davalı tarafından gönderilen ihtarname ile kredi hesabının kat edildiğini, bankaya vade uzatımı için verilen evrakın banka tarafından tahrif edildiğini, davacıyı sorumlu tutacak biçimde ilaveler ve düzenlemeler yapıldığını, buna dayalı olarak hesaptaki paraya el konulduğunu, paraya el konulacağı ve hakkında yasal işlem yapılacağı şeklinde korkutularak boş kağıtlara imzasının alındığını ileri sürerek banka tarafından el konulan para ve mahrum kalınan faiz geliri karşılığı 160.000,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak vadeli hesabın 26.03.2012 tarihinde kapatıldığı, vadesiz hesaplara aktarılan tutarların kredi hesaplarının kapatılmasında kullanıldığı tespit edildiğinden davacının ana dava dosyasında davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacı ...'in teselsüllü müşterek hesap sözleşmesi gereğince davalı bankanın müşterek hesap sahiplerinden ...'in kredi kefaletine bağlı olarak doğan borcu nedeniyle hesabın tümü üzerinden davalı bankanın rehin, hapis ve mahsup haklarına sahip olduğu, ...'in kefaleti nedeniyle ödenmeyen ve kat edilen kredi borcunun kapatılması işleminde hesaptaki paranın kullanıldığı, söz konusu mevduat hesabından vadesiz hesaplara aktarılan tutarların kefalet nedeni ile kredi borcunun kapatılmasında kullanıldığı sabit olduğundan birleşen dosyanın davacılarının davalıdan vadeli hesap gereğince bir alacağının bulunmadığı, alacağı bulunmadığından dolayı mahrum kaldığı faiz kaybının da bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 16.02.2023 tarihli ve 2021/6677 E. 2023/903 K. sayılı kararıyla, mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, rehin sözleşmesinin açılmamış hesap için oluşturulduğunu, muris ... açısından arttırılan limitin müşterek müteselsil kefalet sözleşmesinin geçersiz olması karşısında asıl davada davacının parasına ve birleşen davada da muris ...'in hesabındaki paraya el konulmasının kabul edilemeyeceğini, rapora itirazlarının karşılanmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davacıların hesapları üzerinde yapılan işlemlerin usüle uygun olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Aşağıda yazılı bakiye 375,10 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00\*2 = 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.