11. Hukuk Dairesi 2011/10752 E. , 2012/17641 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2011 tarih ve 2008/438-2011/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10752 E. , 2012/17641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2011 tarih ve 2008/438-2011/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tarafların 19/01/2007 tarihinde Bal-Yazar İnş. Tah. Gıda Akar. Teks. Tem. Taş. San. Tic. Ltd. Şirketi’ni kurduklarını, şirketin temsil yetkisinin 10 yıl süre ile davalıya verildiğini, ancak şirketin kuruluşundan bu yana bir ticari faaliyetinin olmadığı gibi şirket adına Türkiye Finans Bankası aracılığıyla kredi kullanıldığını, aynı bankaya birden fazla bono verildiğinin öğrenildiğini, 20 aydan bu yana ortaklık toplantısı yapılmadığını, kar dağıtımının olmadığını, müvekkilinin şirketin faaliyetleri konusunda bilgisinin olmadığını şirketin neye göre borçlandığını bilmediğini belirterek şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şirketin kurulmasının temel amacının tapuda kayıtlı bir taşınmaz üzerindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yürütülmesi olduğunu, şirketin kurulmasından evvel arsa sahipleri ile imzalanan inşaat taahhüt sözleşmesine tarafların ortak müteahhit olarak imza attıklarını, bunun yürütülmesi için de söz konusu şirketi kurduklarını, inşaatın 3 yıllık süre içinde bitirileceğinin taahhüt edildiğini, davacının arsa sahipleri ile birlikte hareket ederek bir kısım bağımsız bölümlerin tapularını devretmekten kaçındığını, bu nedenle daire satın alan 3. kişilere tapularının verilemediğini, davacının amacının inşaatın gelir elde edememesinden dolayı zamanında bitirilip teslim edilmesini engellemek, elindeki tapuları vermemek ve müvekkilini işten el çektirmek olduğunu,şirketin defterlerinin usulüne uygun olduğunu, tapularını alamayan 3. kişilerin ödeme yapmayı durdurdukları için şirketin banka hesaplarında bir hareket olmadığını ve kambiyo evrakının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu şirketin davacının iddia ettiği gibi banka kredisi kullanmadığı, borç-alacak senedinin bulunmadığı, mevcut haliyle şirketin borçları ve sermayesinin aktif değerlere bağlanmış olduğu, yapılan borçlanma ve ödenen sermayenin şirket gayesi dışında kullanıldığına ilişkin her hangi bir kayda rastlanılmadığı, şirketin borca batık olmadığı, sermayenin 2/3 oranında azalmadığı, dolayısıyla aciz duruma düşmediği, şirketin feshi için gereken şartların oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.