7. Hukuk Dairesi 2023/470 E. , 2024/424 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/971 E., 2022/1123 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tomarza Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/18 E., 2021/190 K. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerç…
**7. Hukuk Dairesi 2023/470 E. , 2024/424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/971 E., 2022/1123 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tomarza Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/18 E., 2021/190 K. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun’un 21/2 nci maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligatın, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanun’un 10 uncu maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması gerekir. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanunun 20 ve 21inci maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliği’nin 29 uncu maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir. Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanun’un 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2 nci maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun’un 21/2 inci maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir. Tebligat Kanunu’nun 10/2 ve 21/2 nci maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya Tebligat Kanunu’nun 21/2 nci maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36 ncı maddesine ve Tebligat Kanunu'nun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince: davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'a yapılan gerekçeli karar ve temyiz başvuru dilekçesi tebligatlarının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na aykırı olarak ilk seferde, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesine göre, adı geçen davalıların adres kayıt sistemindeki adresine yapılması nedeniyle usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın ve temyiz başvuru dilekçesinin adı geçen davalıların adreslerine yukarıda belirtilen ilkelere uygun şekilde tebliğinin sağlanması ve kanuni temyiz süresinin beklenilmesi, Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.