İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/12/2023 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik g…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/12/2023 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/04/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın kayıtlı maliki, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın yaya geçidi üzerinde davacı ...'nın kızı, davacı ...'nın kardeşi olan ...'ya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğinden bahisle belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada davacı ... için artırılmış haliyle 273.611,57 TL (davalı sigorta şirketi 115.068,00TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatının 11/06/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 350.000,00 TL, davacı ... için 350.000,00 TL manevi tazminatın 11/06/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sürücünün yaya geçidinden geçmekte olan küçük kız çocuğunu görmediği, kaza sonrası hemen kazazedenin yardımına gittiği, müvekkilinin kusurunun olmadığı, ölenin yaşı sebebiyle ileride anne ve babasına destek olacağının henüz belirli olmadığı, aksine yaşı itibariyle anne ve babasının ölene destek olacakları, öte yandan olay anında küçüğün yanında bulunan yakınının da çocuğu kontrol altında tutmadığı için kusurlu olduğu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, davadan önce müvekkili şirkete yazılı başvuru şartının yerine getirilmediği, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği, müvekkili sigorta şirketinin işletenin kusuru, poliçe kapsamı ve limiti ile sorumluluğunun bulunduğu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosya örneği, trafik kazası tespit tutanağı, kusur raporu, tazminat bilirkişisi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 13/04/2023 gün ve ... esas, ... sayılı kararında özetle; davacıların yakını ...'nın ölümü ile neticelenen trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu, tazminat bilirkişisi raporuna göre davacı ...'nın destek zararının 273.611,57 TL olduğu, dava dışı annenin de destek zararı alacağı dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı itibariyle bu zarardan 115.068,00 TL miktarla sınırlı olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 20.000,00 TL geçici ödeme yapıldığı gerekçesiyle, maddi tazminat davasının tam olarak kabulü ile 253.611,57 TL (davalı sigorta için 95.068,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) maddi tazminatın 11/06/2021 tarihinden (davalı sigorta için 20/08/2021 tarihinden) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL yönünden yargılama sırasında konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, 20.000,00 TL'ye 11/06/2021 tarihinden (davalı sigorta için 20/08/2021 tarihinden) ödeme tarihi olan 26/01/2022 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın 11/06/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 14/11/2023 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile; 6545 Sayılı Kanun'un 45'inci maddesi ile değiştirilen 5235 Sayılı Kanunun 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında, asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı, konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değerinin beş yüz bin Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın bazı uyuşmazlıklara asliye ticaret mahkemesinin heyet hâlinde inceleme yapıp, karar vermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. 5235 Sayılı Yasa'nın 5'inci maddesinin 3'üncü fıkrasındaki heyet hâlinde incelemeye ilişkin parasal sınır, 22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Kanun'un 54'üncü maddesiyle, “üç yüz bin” Türk Lirası dan, “beş yüz bin” Türk Lirasına yükseltilmiştir. Az yukarıda belirtilen 7251 Sayılı Yasa, 28/07/2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davacının son olarak tamamlama harcını yatırıldığı 27/12/2022 tarihi itibariyle, davacı ... açısından dava değeri beş yüz bin Türk Lirası miktarın üzerinde olduğundan, uyuşmazlıkla ilgili, ticaret mahkemesinin heyet hâlinde inceleme yapması gerekirken, tek hakim tarafından davaya bakılması suretiyle sonuçlandırılması doğru olmadığı gerekçesiyle 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi uyarınca istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-1) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın heyet halinde yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama üzerine verilen 26/12/2023 gün ve ... esas, ... sayılı kararla özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, nüfus kaydına göre de davacı küçük ...'nın velayetinin davacı babada olduğu gerekçesiyle; maddi tazminat davasının tam olarak kabulü ile 253.611,57 TL (davalı sigorta için 95.068,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) maddi tazminatın 11/06/2021 tarihinden (davalı sigorta için 20/08/2021 tarihinden) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL yönünden yargılama sırasında konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, 20.000,00 TL'ye 11/06/2021 tarihinden (davalı sigorta için 20/08/2021 tarihinden) ödeme tarihi olan 26/01/2022 tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın 11/06/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılardan ...'nın velayetinin davacı baba dışında dava dışı anneye de müşterek verilip verilmediği konusunda gerekli araştırmanın yapılmadığı, müşterek velayet halinde davacı babanın tek başına dava açamayacağı ve davacı küçüğün aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, müvekkillerinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu, müvekkillerinin cezalandırıldığı, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru bulunup bulunmadığını ve dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yeterince araştırılmadığı, sigorta şirketi tarafından kazadan 09/08/2021 tarihinde haberdar olunduğu belirtilmişken 20/08/2021 tarihi itibariyle faiz uygulanma gerekçesinin açıklanmadığı, sigorta şirketi teminat limitine ödediği faiz ve vekalet ücreti gibi ek ödemelerin dahil edilmemesi gerektiği, ilk derece mahkemesince sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden hatalı karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır. İSTİNAFA CEVAP: Davacılar vekili istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı ...'nın kızı ve davacı ...'nın kardeşi olan ..., davalıların işleteni, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu vefat etmiştir. Davacılar, yakınlarının ölümünden dolayı destekten yoksunluk zararı ile manevi zararının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının tam, manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2022 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'ın bilinçli taksir ve tam kusurla ...'nın ölümüne sebebiyet vermesinden dolayı TCK'nın 85/1, 22/3 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin istinaf yasa yolu denetiminden geçerek 15/09/2022 tarihinde kesinleşmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının istinaf yasa yolu incelemesinde; Davalılar ... ve ... vekili, davacı ...'nın diğer davacı kızı adına dava açma yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince davacıların aile nüfus kaydının tetkikinden davacı çocuk ...'nın velayetinin Antalya 2. Aile Mahkemesi'nin 16/06/2020 tarihinde kesinleşen ... esas-... karar sayılı dosyasıyla davacı baba ...'ya verildiği gerekçesiyle bu talep kabul görmemiştir. Davacı ... ile dava dışı eski eşi arasındaki boşanma ve velayet dava dosyalarının Uyap üzerinden incelenmesi için ilgili aile mahkemelerinden talepte bulunulmuştur. İncelenen dava dosyalarına göre; Davacı ...; davacı ... ile dava dışı ... (...) ...'nin önceki evliliklerinden müşterek çocuğu olup, anne ve babası arasında görülen anlaşmalı boşanma davası sonrasında Antalya 2. Aile Mahkemesinin 10/03/2020 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile anne ve babanın boşanmaları sonucu ölen kardeşi ... ile birlikte velayetleri anne ve babaya ortaklaşa bırakılmış, çocukların baba yanında kalmalarına karar verilmiştir. Bu karar yasa yoluna başvurulmazın 16/06/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Dava dışı anne ... 25/09/2024 tarihli dilekçesi ile; ... üzerindeki eski eşi ... ile birlikte ortaklaşa velayetin kaldırılarak çocuğun velayetinin kendisine verilmesi istemli dava açmış, Antalya 4. Aile Mahkemesinin 11/12/2024 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile Antalya 2. Aile Mahkemesinin ... esas-... karar sayılı dosyasında hükmedilen ortak velayetin kaldırılarak, ...'nın velayetinin annesi ...'ye verilmesine karar verilmiş, bu karar yasa yoluna başvurulmaksızın 29/01/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ..., dava tarihinde ve halen reşit olmadığından HMK'nın 51 ve 52. maddeleri gereğince davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilmeleri gereklidir. Somut olayda, dava ve karar tarihi itibariyle davacı ...'nın velayeti boşanmış olmalarına rağmen davacı babası ... ile dava dışı annesi ...'dedir. Eldeki dava ise davacı babanın tek başına davacı kızı adına verdiği vekaletnameye göre davacılar vekili tarafından açılmıştır. Yargılama aşamasında dava dışı annenin bu davaya muvafakat verdiğine dair bir beyan ya da bilgiye rastlanılamamıştır. Davacı ...'nın taraf ehliyeti bulunmasına rağmen, yaş küçüklüğü nedeniyle dava ehliyeti bulunmadığından, boşanma kararı sonrasında ortaklaşa veleyat hakkına sahip olan anne ve babadan her biri tek başına kanuni temsil yetkisini kullanamayacağı dikkate alındığında, davayı birlikte açıp takip etmeleri ya da velayet hakkında sahip bulunanlardan birisinin açtığı davaya muvafakat etmesi gereklidir. İzah edildiği üzere davacı ...'nın davada kanuni temsili tekemmül etmediği anlaşılmaktadır. Davacı ... yönüyle, kızı ...'nın trafik kazasına bağlı ölümü nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasının tekemmül etmiş olması nedeniyle, Anayasa ile korunan adil yargılama hakkı ile hak arama özgürlüğünün geciktirilmesi için davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının iş bu dosyadan tefriki ile Dairemizin başka bir esasına kaydına, davacı ...'nın açtığı davanın eldeki dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmelidir. Bu nedenle davacı ...'nın, davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davası tefrik edilerek Dairemizin ... esasına kaydedilmiş ve davacı ...'nın talepleri konusunda o dosyadan karar verilmesi yoluna gidilmiştir. 2-Davacı ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan istinaf yasa yolu incelemesinde; a)Ceza dava dosyası kapsamı itibariyle, ölen 2016 doğumlu ...'nın yanında halası ... olduğu halde yaya geçidinden yolun karşısına geçmek için yol kenarında beklerken ... isimli kişinin sürücüsü olduğu aracın sağ şeritte durarak yayalara yol verdiği ve geçmeleri için el işareti yaptığı, bu aracın arkasından gelen servis aracının da durduğu, bunun üzerine yayaların yaya geçidinden yoluna karşına geçmek için yol kaplamasına indiği, ...'nın ilk duran aracın önüne geldiğinde halasının elini bırakarak karşı tarafa doğru koşmaya başladığı, o sırada sol şeritte otomobiliyle seyir halinde bulunan davalı ...'ın geldiği seyir hızıyla yaya geçidine girmesi nedeni ile sol şerit üzerinde ...'ya çarptığı, ...'nın çarpmanın etkisi ile tedavi altına alındığı hastanede yaşamını yitirdiği, trafik kazasının meydana geldiği yaya geçinde trafik ışığı bulunmadığı, ancak yaya geçidinden 9 metre önce yaya geçidi trafik levhasının bulunduğu, davalı sürücünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74/1 maddesi gereğince trafik ışığı ile kontrol edilmeyen yaya geçidine yaklaşırken yavaşlamak, yaya geçinden geçen veya geçmek üzere olan yayalara ilk geçiş hakkını vermek zorunda olduğu, oysa davalı sürücünün yaya geçidi trafik levhasına rağmen hızını azaltmadığı, mevcut hızıyla yaya geçidine girdiği, yaya geçidi önünde sağ şeritte duran ve görüşünü engelleyen iki aracın yayalara yol verdiğini öngörmesi ve her an kendi bulunduğu şeride hızla yürüyen yayaların geçebileceğini düşünmesi gerekirken, bu ihtimalleri de göz ardı ettiği, davalı sürücünün geldiği hızla yaya geçidine girdiği için ...'nın yürüyerek geçmesi halinde de trafik kazasının engellenemeyeceği, yaya geçidine yürüyerek girip, yaya geçidinin ortasından itibaren koşar adımla karşıya geçen yayaya koştuğu için kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, tüm kusurun yaya geçinde sağ şeritte duran araçların varlığına rağmen tedbirsizlik ve dikkatsizliği sonucu yaya geçidine mevcut hızıyla giren sürücüde olduğu, nizami şekilde yaya geçidini kullanan çocuğun maruz kaldığı trafik kazasında anne ve babanın bakım ve gözetim görevlerini ihmal ettiğinden söz edilemeyeceği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davalı araç sürücünün trafik kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğuna yönelik tespitinde dosya kapsamına aykırı bir yön görülmemiştir. b)Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf dilekçesi incelendiğinde maddi tazminat miktarına yönelen bir istinaf itirazları bulunmadığı görülmektedir. Maddi tazminatla ilgili istinaf nedenleri davalı sigorta şirketinin yargılama giderleri sorumluluğu ve sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi ile sınırlıdır. Hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda; davalı sigorta şirketinin teminat limiti 430.000,00 TL olarak belirlenmiş ve dava dışı anne ... (...)'un destek zararı da hesaplanarak, davacı baba ile dava dışı annenin destek zararları toplamı trafik sigortası poliçe limitini aştığından garame hesabı yapılarak davacı babanın davacı sigorta şirketinden talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 115.068,00 TL olduğu belirlenmiş, davacı babanın sigorta şirketinden aldığı 20.000,00 TL de mahsup edildiğinde davalı sigorta şirketinin davacı babaya 95.068,00 TL ödemesine karar verilmiştir. Davacı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğu 95.068,00 TL olduğuna göre, davalı sigorta şirketinin harç ve vekalet ücreti sorumluluğu da bu miktara göre belirlenmesi gerekir. Dolayısıyla davalı sigorta şirketinin, davalılar ... ve ... aleyhine hükmedilen maddi tazminat miktarı kadar harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün değildir. Öte yandan davalı sigorta şirketi, trafik kazasına sebebiyet veren aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı ...'nın yazılı başvurusu davalı sigorta şirketine 09/08/2021 tarihinde ulaşmış, ilk derece mahkemesi hafta sonu tatilini iş günü içerisinde değerlendirmeyerek davalı sigorta şirketinin 20/08/2021 tarihinde temerrüte düştüğünü belirlemiş olup, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalılar ... ve ... vekilinin davalı sigorta şirketinin yargılama gideri sorumluluğu ile temerrüt tarihine dair istinaf istemleri reddedilmiştir. c)Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı sürücünün tam kusurlu olması, haksız fiilin ölümle sonuçlanması, ölen ile davacı babanın yaşları, ölümün davacı baba üzerinde oluşturduğu elem ve ızdırap, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davacı ... için takdir edilen 300.000,00 TL manevi tazminat miktarı elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusuna yeter miktarda olduğu, fazla olmadığından davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf talepleri reddedilmiştir. Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı ... tarafından açılan davanın tefkiri ile Dairemizin başka bir esasına kaydına, davacı ... tarafından açılan davada ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının iş bu dosyadan tefriki ile Dairemizin başka bir esasına (...) kaydına ve tefrik olunan dosyaya yönelik istinaf itirazlarının yeni alınacak esasta değerlendirilmesine, 2-Davacı ... tarafından açılan davada ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 3-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusu davacı ... tarafından açılan dava bakımından haklı görüldüğünden ve verilen kararın mahiyeti gereği zorunlu olarak tefrik yapıldığından davalılar ... ve ... tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 12.869,89 TL istinaf karar harcının talepleri halinde iadesine, 4-Yapılan istinaf giderlerinin davalılar ... ve ... üzerinde bırakılmasına, 5-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 15/04/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca davacı ... yönünden kurulan hükümler için kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, davacı ... yönünden kurulan hükümler için KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...