İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:17/12/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2025 tarih ve 2025/137 Esas 2025/407 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatif…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2113 KARAR NO: 2025/2350 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/05/2025 ESAS NO: 2025/137 KARAR NO: 2025/407 DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:17/12/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2025 tarih ve 2025/137 Esas 2025/407 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu ve bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslim ettiğini, davalının ise müvekkili kooperatif üyesi olduğu ve ferdileşme suretiyle taşınmazı temin ettiğini, müvekkilinin halen tasfiye sürecine girmediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunduğunu, kooperatifin söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa da söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150 m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanınca kadar şimdilik 100,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, müvekkili kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verildiğini, bu ödemenin aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edildiğini, ara ödeme, yargıtay içtihatları tarafın ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemi ve yalnızca genel kurul kararı ile alındığını, Kayseri İli...İlçesi... Mah. ...ada, ... parsel... blok ... Bölüm No ...' de kayıtlı mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydına davalıdır şerhi konulmasını, şimdilik 100,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllı %18 ayık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davalının müvekkilini genel kurullara çağırmadığını, müvekkilinin isminin hazirun cetvellerinde dahi bulunmadığını, müvekkilinin davacının üyesi olmadığını, alınan genel kurul kararı ile üyelikten çıkarıldığını, bu kararır iptali ile ilgili herhangi bir dava açılmadığını, genel kurullara müvekkilinin çağrılmamasının bu durumun göstergesi olduğunu, müvekkilinin halen kooperatif üyesiymiş gibi aidat talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin genel kurul kararı ile üyelikten çıkarılmasının eşitli ilkesine aykırı olmadığını, her yıl aidat borcu yansıtıldığının o yılın ticari defterleri incelenerek ve o yıl yansıtılan aidatın genel kurul kararı incelenerek bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini, geçmişe yönelik aidat borcu yansıtılmasını kabul etmediklerini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı, müvekkilini temürrüde düşürmemiş olup haksız ve fahiş faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı kooperatifin müvekkilinden aidat talebinde bulunmasına rağmen müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalıdır şerhi konulmasının talep etmiş olup dava konusu yapılmayan bir taşınmaza ilişkin olarak şerh konulmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Kaldırma ilamı doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup,bilirkişi raporunda 08/04/2012 ve 01/06/2014 tarihli ara ödeme kararlarının imalatın devamına ilişkin alındığı,diğer ara ödeme alınmasına ilişkin kararlarda içerik belirtilmediği,ara ödemelerin ek ödeme niteliğinde olmadığının, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/917 esas 2023/237 karar sayılı dosyasında 28/11/2021 tarihli genel kurulun 3,11,12 ve 14.maddelerinin iptali için davanın açıldığı ancak iş bu maddelerin ara ödemeye ve aidat alınmasına ilişkin olmadığından davanın esasını etki etmeyeceği, ara ödemeye ilişkin mahkemelerde açılan 60 adet davanın bulunduğunun tespit edildiği ancak bir kısım üyeden daha sonra talepte bulunulabileceği gözetildiğinde bu haliyle tüm üyelerden talep edilip edilmediğinin tespitinin yapılmasının bu aşamada mümkün olmayacağı mahkememizce değerlendirilmiş olup, Yargıtay 23. HD'nin içtihatlarından anlaşıldığı üzere Genel Kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek olmadan genel kurullarca kararlaştırılan parasal yükümlülüklere ilişkin kararlar daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece tüm üyeleri bağlayacağı, genel kurulca belirlenen aidat miktarı,ara ödeme ve gecikme faizi oranları, genel kurul kararlarına katılsın ya da katılmasın ortaklara ayrıca tebliğinin gerekmediği, toplantıya katılmayan üyeler için de bağlayıcı olduğu, kesinleşmiş olması ve yok hükmünde olmaması halinde bu kararın alacağın dayanağı durumunda olduğu, davacı kooperatifin genel kurul toplantılarında aidat ve ara ödeme alınmasına ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının ödemesi gereken aidat borcunun 114.835-TL, ara ödeme borcunun ise 121.000 TL olduğunun tespit edildiğinden bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne dair verilmiştir. 1-Davanın KABULÜ ile, 235.635,00-TL' nin (aidat ve ara ödeme) davanın ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili'nin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahal mahkemesince 14/02/2025 tarih ve 2 no lu ara kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda, davacı vekiline dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu yönünde beyanda bulunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmiş olmasına rağmen davacı tarafça süresi içerisinde istenen hususlarla ilgili herhangi bir açıklamada bulunulmadığını, genel kurul kararlarının iptaline yönelik olarak dava açılıp açılmadığı ile ilgili olarak UYAP sistemi üzerinden araştırma yapılarak buna göre bilirkişi raporu alınması gerekirken davacı kooperatif kayıtları ile yetinilmesinin doğru olmadığını, davacı kooperatifin ara ödeme konusunda eşitlik ilkesine uygun hareket etmediği ile ilgili olarak karara dayanak alınan bilirkişi raporunda kooperatif kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, davalı kooperatif vekilinin ara ödeme konusunda 60 adet ara ödeme talepli davanın bulunduğu yönündeki beyanının bulunduğu belirtilmekle yetinildiğini, tüm üyelerden ara ödeme alınıp alınmadığı konusunda kooperatif kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, müvekkilinin davacı kooperatifteki üyeliğinin devam ettiğini kesinlikle kabul etmediklerini, mahal mahkemesince karara dayanak alınan bilirkişi raporunun davacı kooperatifin defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, lehine delil teşkil etme şartlarını taşıyıp taşımadığı konusunda herhangi bir tespit yapılamaksızın ve davacı kayıtları incelenmeksizin düzenlendiğini, karara ve yapılan hesaplamalar da denetime elverişli olmadığından kararın bu nedenle kaldırılması gerekeceğini, davanın zaman aşımı süresinden sonra açıldığını, dosyada yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, rapora yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, müvekkilinin ucuza konut sahibi olabilmek için kooperatif üyesi olduğunu, kararın icrası halinde müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlarının doğmasının muhtemel olduğunu, kararın kesinleşmesine kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini, tüm bu nedenlerle öncelikle kararın icrasının durdurulmasını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tamamen reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Davaya konu olayda mahkemece konusunda uzman bilirkişiden alınan ana ve ek raporlardaki tespit ve değerlendirmelere göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava konusunun aidat ve ara ödemelere yönelik olduğu ancak somut olayda söz konusu raporların ara ödemelerin neye ilişkin olduğunu/ neden kaynaklandığını aydınlatmaya yeterli olmadığı, ilk derece mahkemesince bu konuda davacı yandan açıklama istenilmiş ise de davacı tarafın açıklamada bulunmaktan kaçındığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece davacı kooperatifin ara ödeme istemekte haklı olup olmadığının tespiti açısından davacı kooperatif defter, kayıt ve belgeleri yeniden inceletilip ek bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle kooperatif üyesi olduğu iddia olunan davalının toplam aidat borcunun ve ara ödeme alacağının dayanağının tespitinin istenilmesi, ayrıca ara ödeme yükümlülüğünün tümünün nedeninin saptanamaması durumunda ise davacı yanın bunun sonuçlarına katlanması ve ara ödeme alacağının neden kaynaklandığı saptanan 2012-2014 yıllarıyla sınırlı olarak hüküm kurulması gerekirken aksi değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 02/05/2025 tarih ve 2025/137E - 2025/407K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve isitnaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.11/12/2025