7. Hukuk Dairesi 2012/459 E. , 2012/6729 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 148 ada 18 ve 19 parsel sayılı sırasıyla 12266,25 m2 ve 27821,03 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan sözedilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... ta
**7. Hukuk Dairesi 2012/459 E. , 2012/6729 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 148 ada 18 ve 19 parsel sayılı sırasıyla 12266,25 m2 ve 27821,03 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan sözedilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 148 ada 18 parsel sayılı taşınmazın olağan yöntemlere göre kadastro işlemlerinin tamamlanması için kadastro tutanağının Kadastro Müdürülüğü'ne gönderilmesine, 148 ada 19 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davanın reddine, 148 ada 19 parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi hükmünde bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile kadastro mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27. maddesi hükmünde de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının resen Kadastro Mahkemesine devrolunacağı açıklanmış, müracaata kalmış davaların yenilenmesi halinde de bu hükmün uygulanacağı, kadastro hakiminin devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptıracağı, ilan süresi bitmeden duruşmaya başlanamayacağı, henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunacağı belirtilmiştir. Bu olguların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle istek olmasa bile mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Toplanan delillerden davaya konu taşınmazın kadastro tespitinin 09.04.2007 tarihinde yapıldığı, Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/130-2007/350 E.K. sayılı dosyasında tespit gününden önce davacı ... tarafından davalı ... aleyhine el atmanın önlenmesi davası açıldığı, mahkemece dava konusu edilen taşınmazın Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/116 Esas sayılı dosyasında da davalı olduğunun anlaşılması, 2004/116 Esas sayılı dosyada ise 148 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi ve kesinleşerek Kadastro Mahkemesi'nin 2007/71 esasına kaydedilmesi gerekçeleriyle 26.09.2007 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, taraflara tebligat yapılarak kararın kesinleştiği ve davacı vekilinin 14.04.2008 tarihli dilekçesi ile dosyanın Sarıoğlan Kadastro Mahkemesi'ne tevdini talep ettiği ancak dosyanın Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmadığı, davanın kadastro mahkemesine aktarılması gereken davalardan olduğu gözetildiğinde, davaya konu taşınmazın tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malik hanesi açık bırakılmak suretiyle yapıldığı, davanın tarafı olmayan gerçek hak sahipleri hakkında da aynı yasanın 30/2 maddesi hükmünün uygulanması gerektiği kuşkusuzdur. Nitekim öğreti ve uygulamada da, bir taşınmazın kadastro tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca yapılması halinde yanılgı ile malik hanesinin doldurulmasının hukuksal bir sonuç doğurmayacağı kabul edilmektedir. O halde mahkemece öncelikle Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/130-2007/350 E.K. sayılı dosyasının kadastro mahkemesine aktarılması ve görülen dava dosyası ile birleştirilmesi sağlanmalı, aktarılan davanın kapsamı duraksamasız belirlenmeli, taşınmazın tespitinin malik hanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmış sayılacağı, bu nedenle malik hanesinin mahkemece doldurulması gerektiği gözden kaçırılmaksızın söz konusu davada taraf olan ...'a dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğe çıkartılmalı, bu yolla husumet yaygınlaştırılarak davada taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçen duruşma oturumuna geldiğinde davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.