T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/523 Esas KARAR NO:2026/229 DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ:16/09/2021 KARAR TARİHİ:15/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 16/09/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve ...'ın ... San. Tic. A.Ş. nin %15 ve %10 oranında hisseye sahip olduklarını, davalı şirketin TTK…
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/523 Esas KARAR NO:2026/229 DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ:16/09/2021 KARAR TARİHİ:15/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 16/09/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve ...'ın ... San. Tic. A.Ş. nin %15 ve %10 oranında hisseye sahip olduklarını, davalı şirketin TTK hükümlerine aykırı olarak genel kurulları 3 yılda bir yaptığını, bu hususta gönderilen ihtarnamelere olumsuz olarak dönüldüğünden .... Asliye Tic. Mah. 2017/... E dava sonucu genel kurulun yapılabildiğini, 2003 yılından itibaren kar paylarının her hangi bir haklı gerekçe olmadan dağıtılmadığını, kar paylarının dağıtılması hususunda ... Asliye Tic. Mahk, 2018/... E sayılı dosya ile genel kurul kararının iptali için dava açtıklarını, 2012 yılında ortaklara eşit miktarda kar payı dağıtımı kararı alınsaydı ...'ın 100.938,49 TL, ...'ın da 67.292,32 TL kar payı alabileceğini, Davalı Şirketin 2017 yılında ortaklara eşit miktarda kar payı dağıtımı kararı alsaydı ...'a 39.783,90 TL, ...'a da 26.522,60 TL kar payı dağıtabileceğini, dosyaya sunulan dilekçelerde de açıkça kabul edildiğini, fiktif kayıtlar ve açık hesaplar üzerinden yürütülen satışlar muvacehesinde gerçek kar payı miktarları, bilançolarda beyan edilenden çok daha yüksek olduğunu, o nedenle müvekkillerin müstahak oldukları kar paylarının da yüksek olması gerektiğini, karın düşürülmesi için kanunen kabul edilmeyen giderlerin, içeriği belli olmayan giderler mevcut olduğunu, ... Asliye Tic. Mahk. sunulan bilirkişi raporunda şirketin kasada 1.850.076,56 TL, Ortaklardan Alacakların da 268.495,83 TL olduğunu, bu tutarlar için 7143 sayılı yasa kapsamında 63.557,17 TL ödenerek kayıtların düzeltildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/... E. 2020/... K. Sayılı kararı ile 2015 yılına ait genel kurulda alınan Yönetimin ibrasını iptal ettiği, İptal gerekçesinin ise Ortakların kendilerinin ibrasına ilişkin oylamada oy kullandıkları gerekçesinin olduğunu, Davalı Şirketin kar payı dağıtmaktan imtina edişinin düzenli ve gereği gibi genel kurul yapmayışı kar payı dağıtmamak için geçerli bir durum bulunmadığını, müvekkillerinin ilgili yıllarda etde etmesi gereken kar payı tutarlarının bilirkişi raporları ile tespit edilebildiğini, davalı şirketin Şirket karını kasıtlı olarak düşürdükleri, davalı şirketin fiktif hesaplar oluşturarak bu kayıtların bilançoda senelerce sabit tutarak bilançoların gerçeği yansıtmadığını, önceki yılda 100.000,00 TL olan karın bir sonraki yılda 2.750,00 TL olması gibi. 800.000,00 TL değerinde araçların alındığını, 2.750,00-TL kar edildiği durumda bu araçların alınamayacağı, Davalı Şirket yöneticilerinin objektif iyiniyet kurallarının mevcut olmadığı, dürüstlükten bahsedilemeyeceğini, TTK 531 Mad. Gereği azınlığın, çoğunluk pay sahiplerinin kötüye kullanılan davranışlarına karşı etkin koruma altına alınması gerektiğini, sonuç olarak davalı şirketin feshine veya müvekkillerinin karar tarihine en yakın tarihteki hisse değerlerinin faizleriyle birlikte verilerek ortaklıktan çıkartılmalarına, bu yapılırken müvekkillerin kar paylarının ticari faiz ile birlikte ödenmesine, Yargıtay İçtihadı uyarınca dava sürecinde davacının ayrıca mal varlığını azaltması yönünde menfi işlemler yapılmasını önlemek için HMK 389.nci maddesine göre tedbir konulmasına, Mahkeme aynı görüşte değil ise davalı şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 21/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından TTK 531. Madde kapsamında davacılar tarafından açılan davaların derdest olduğunu, iş bu dava bakımından davacıların hukuki yararı olmadığı gibi derdestlik yönünden de itiraz ettiklerini, davalı şirketin bir aile şirketi olduğu, davacıların şirketteki payları toplamının %25 olduğunu, son 10 yılda 3 yılda bir genel kurulların yapıldığını, davacıların açtığı davaların birçoğunu mahkemelerin reddettiğini, davacı tarafın kar miktarının düşürüldüğü iddialarının kabul edilemeyeceğini, kasa hesabında görünen 1.850.076,56 TL gerçekte olmayan fiktif bir hesap olduğunu, ülkemizde çoğu şirkette bu durumun mevcut olduğunu, bu durumun davacı tarafın da bildiğini, davacı tarafın tedbir talebine ilişkin ileri sürdüğü hususlarla ilgili mahkemelerin gerekli incelemeyi yaptığını, gerek tedbir kararının gerekse kayyum talebinin herhangi bir hukuki dayanağının olmadığını, davacının iddiatarının temelsiz olduğunu, talep edilen konular hakkında yargılamaların yapıldığı ve halen devam ettiğini, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesi talep etmişlerdir. DELİLLER : İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, Tapu kayıtları, Belediye kayıtları, SGM kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/... Sayılı Dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/.... Sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/.... Sayılı dosyası, Bilirkişi kök ve ek raporları, Sulh Beyanları ve tüm dosya kapsamı. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas, 2020/... Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; davacılar ... ve ... tarafından davalı ... San. Tic. A.Ş. aleyhine açılan davalı şirketin 20/03/2017 tarihli genel kurulunda alınan 1,2,3,4 ve 5 numaralı kararların iptali istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5 numaralı kararın iptal edildiği, diğerlerine yönelik iptal talebinin reddine karar verildiği ve kararın istinaf edildiği istinaf incelemesi sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 01.02.2024 , 2021/180 Esas, 2024/145 K.sayılı kararı uyarınca; Davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 20.03.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildiği ve kararın 12/06/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; davacılar ... ve ... tarafından davalı ... San. Tic. A.Ş. aleyhine açılan davalı şirketin 2003-2015 yılları arası kar payının tahsiline yönelik davanın reddine karar verildiği ve kararın istinaf incelemesi sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nin 18.01.2024 tarihli, 2021/1185 Esas, 2024/99 K.sayılı kararı uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine 28/02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; davacılar ... ve ... tarafından davalı ... San. Tic. A.Ş. aleyhine açılan davalı şirketin 15/11/2018 tarihli genel kurulunda alınan 1,2,3,4,5,6,7 ve 8 numaralı kararların iptali ve şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve 4 ve 8 numaralı karar ile 6 numaralı kararın yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kısmının iptaline, 3,5 ve 6 numaralı kararın denetçinin ibrasına ilişkin kısmı ve 7 numaralı kararın denetçi seçimine ilişkin kısmının batıl olduğunun tespitine, 1,27 numaralı kararlar yönünden iptal talebinin ve özel denetçi atanması isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... Esas, 2017/... Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; davacılar ... ve ... tarafından davalı ... San. Tic. A.Ş. aleyhine açılan davalı şirketin 2015 yılı genel kurulunun yapılabilmesi genel kurula çağrı izni verilmesine yönelik davanın yargılama sırasında genel kurulun yapılmış olması nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2017/1011 Esas, 2018/44 Karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesinin kararı kesin olduğundan dolayı istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Şirketin defter kayıtlarının usulüne uygun olarak yapıldığı, Vergi Barışı Kanunları kapsamında işletmeden çekilen ve Diğer ... Grubu içerisinde Geçici Hesapta görünen 2.118.572,39 TL nın Şirket Yöneticileri tarafından hangi amaçlarla hangi işler için harcandığının izah edilmesi gerektiği, Şirketin toplam 6.000.000,00 TL özvarlığı olmasına rağmen 4.000.000,00 TL civarında ciro yapmasının ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sermayenin verimsiz olarak kullanıldığı, Şirketin uzun süre kay payı dağıtmaması/eksik dağıtması, şirket yöneticilerince ciddi oranlarda harcamalar yapılmasına rağmen bu konuda azınlık pay sahiplerine bilgi verilmemesi ve yapılan harcamaların izah edilmemesi, sermayenin verimsiz olarak kullanılması ve dolayısıyla şirketin kötü yönetilmesi, ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle davaların süre gelmesi nedeniyle haklı nedenlerle fesih koşullarının yerine geldiği, feshin son çare olarak düşünülmesi gerektiği, şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen, yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olması durumunda fesih yerine fesih talebinde bulunan pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödemesinin daha yerinde olacağı ve bu hususun Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/... Talimat numaralı dosyası kanalı ile alınan ... ve ... tarafından hazırlanan 24/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Söz konusu yapıların tamamının birbirinden ayrılmaz bir bütünün parçası şeklinde bir bütünün vazgeçilmez ya da bütünleyici parçası olarak (Mütemmim Cüz) işlem/faaliyet için kullanıldığı ve kullanılabileceğini; binalardan birinin bütünden ayrı bir amaçla kullanılmasının teknik olarak mümkün olamayacağını, kullanılmak istendiğinde konuya esas İşletmeden/fabrikadan rantabl verim alınamayacağını; bu nedenle değerleme/tespit yapılırken bir bütün olarak değerlendirme/tespit yapılması gerektiğini; 386/23 numaralı parsel üzerinde; 14 adet yapıların değerinin 5.407.689,62 TL( KDV hariç); arsa değerinin 2.509.200,00-TL ( KDV hariç) ve içinde bulunan toplam 107 Adet makineni 5.600.000,00 -TL olabileceği kanaatine varmışlardır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 17/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Şirketin ...’da Gayrimenkullerinin ve tesis makinelerinin bulunduğunu, Mahallinde Uzman Bilirkişiler tarafından hazırlanan raporların dosyaya sunulduğunu, söz konusu raporlarda varlıkların emsal rayiç değerlerinin tespit edildiğini, Şirketin stoklarının Tekstil Mühendisi Bilirkişi tarafından değerlemesinin yapılması sonucu hazırlanan raporun dosyaya sunulduğunu, Şirketin İstanbul da bulunan gayrimenkullerinin Gayrimenkul Değerleme Uzmanı tarafından rayiç/emsal değerlerinin belirlendiği, hazırlanan raporun dosyaya sunulduğu, Şirketin 30.09.2023 tarihine ait Bilançosu Kaydi Değerlere ve Rayiç/emsal bedellere göre düzenlenmesi sonucunda; şirket varlıklarının değerlendirilmesi sonucu Şirketin Özvarlığı’nın 134.505.957,86 TL olduğu tespit ve sonucuna varıldığının sonuç ve kanaatine varmışlardır. Kargı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/36 Talimat numaralı dosyası kanalı ile alınan ... ve ... tarafından hazırlanan 21/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Söz konusu yapıların tamamının birbirinden ayrılmaz bir bütünün parçası şeklinde bir bütünün vazgeçilmez ya da bütünleyici parçası olarak ( Mütemmim Cüz) işlem/faaliyet için kullanıldığı ve kullanılabileceği; binalardan birinin bütünden ayrı bir amaçla kullanılmasının teknik olarak mümkün olamayacağı, kullanılmak istendiğinde konuya esas İşletmeden/fabrikadan rantabl verim alınamayacağı; bu nedenle değerleme/tespit yapılırken bir bütün olarak değerlendirme/tespit yapılması gerektiği; 386/23 numaralı parsel üzerinde; 14 adet yapıların değerinin 14.271.379,38 TL( KDV hariç); arsa değerinin 6.273.100,00 TL ( KDV hariç); toplamda ise 20.544.479,38 TL ( KDV hariç) (21/08/2024 tarihi itibarıyle) olabileceği kanaatine varıldığını, makine ve ekipmanlar özellik ve mevcut yıpranma durumlarına göre değerlendirilmiş olup makine ve ekipmanların genel toplamının rapor tarihi itibariyle (21/08/2024) rayiç değerinin 6.712.000,00-TL olabileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 11/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kök raporlarında 30.09.2023 tarihli değerlemeler sonucu ġirketin Özvarlığı tespit edilerek sunulduğunu, rapor tarihinden sonra uzunca bir zaman geçmesi, yaşanan enflasyon süreci nedeniyle varlıkların değerlerinin aşınması, Davacı ve Davalı tarafların Bilirkişi Raporuna karşı yaptıkları itirazlar ve beyanlarda dikkate alınmak suretiyle söz konusu ġirketin Varlıklarının 31.12.2024 tarihi itibariyle değerlemelerinin yapılmasının gerekli olduğunu, şirketin varlıklarının rayiç değerlerinin tespitlerinin yapılabilmesi için; ... San. Ve Tic. A.Ş. ne ait 2023 hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesi ve mali tabloların (Bilanço, Gelir Tablosu, Enflasyon Düzeltmesine ilişkin Kayıtlar) ... San. Ve Tic. A.Ş. ne ait 31.12.2024 tarihine ilişkin Mali Tabloların (Bilanço, Gelir Tablosu, Detay Mizan) incelenmesine ihtiyaç bulunduğunu, Davacı tarafından ... San. Ve Tic. A.Ş. nin kredibilitesi, tanınırlığı, knov-how, bankalar nezdinde yarattığı itibar, müşteri kalitesi vb. hususların da değerlemesinin yapılması talep edildiğinden, Mahkeme tarafından da uygun görülmesi halinde Bilirkişi Heyetine Marka Değerleme Uzmanının da dahil edilmesinini talep etmişlerdir. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 24/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Şirketin kaydi değerlere göre (Stok) Ticari Mallar Toplamı 4.538.550,11 TL olarak görünmesine rağmen rayiç değerlere göre stoklar 6.899.718,00 TL olduğunu, şirketin ...Varlıklar içinde yer alan fabrika binası ve arsası, Müştemilatı, Diğer Gayrimenkuller, tesis Makine Ve Cihazlar, Demirbaşlar, Taşıtlar kaydi değerlere göre değeri düzenlenen aydi ve rayiç değerlere göre Bilirkişilerce yapılan değerlendirmeler sonucuuzmanlarca yapılan değerlemeler sonucu kaydi değerlere göre değerinin 27.913.994,23 TL, Rayiç Değerlere göre değerinin 204.501.193,34 Tl olduğu görüldüğünü, şirketin sahip olduğu “...) markasının rayiç değeri 523.140,00 TL olarak değerlendirildiğini,Yapılan değerlemeler sonucu tespit edilen rayiç bedeller ve şirketin mali tabloları üzerinde yapılan incelemeler sonucu ... San. Tic. A.Ş. nin değerinin 30.09.2025 tarihi itibariyle 215.549.413,95 TL olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/... Talimat numaralı dosyası kanalı ile alınan ... tarafından hazırlanan 14/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Söz konusu yapıların tamamının birbirinden ayrılmaz bir bütünün parçası şeklinde bir bütünün vazgeçilmez ya da bütünleyici parçası olarak ( Mütemmim Cüz) işlem/faaliyet için kullanıldığı ve kullanılabileceği; binalardan birinin bütünden ayrı bir amaçla kullanılmasının teknik olarak mümkün olamayacağı, kullanılmak istendiğinde konuya esas İşletmeden/fabrikadan rantabl verim alınamayacağı; bu nedenle değerleme/tespit yapılırken bir bütün olarak değerlendirme/tespit yapılması gerektiği; 386/23 numaralı parsel üzerinde; 14 adet yapıların değerinin 51.966.602,40 TL( KDV hariç); arsa değerinin 9.409.650,00 TL ( KDV hariç); toplamda ise 61.376.252,40 TL ( KDV hariç) 14.01.2026 tarihi itibarı ile ( belirtilen tarihten 1 gün öncesi ) olabileceği kanaatine varıldığını, kök rapor ve 1. Ek raporda herhangi bir eksiklik bulunmadığının sonuç ve kanaatine varmışlardır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/... Talimat numaralı dosyası kanalı ile alınan ... tarafından hazırlanan 24/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kök raporda belirlenen makine ve ekipmanlarının güncel değerinin yıpranma ve enflasyon oranları dikkate alındığında Kdv hariç 6.778.000,00 TL olabileceği kanaatine varmıştır. Davacılar vekili tarafından sunulan 10/04/2026 tarihli sulh dilekçesinde özetle; Davanın tarafları, aralarında sulhe varmış olduklarından, sulh nedeniyle karar vermeye lüzum kalmadığını, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden olan hak ve alacaklarını almış olduklarından, yargılama gideri, vekalet ücreti dahil olmak üzere başkaca herhangi bir talepleri bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı; taraflar arasındaki sulh nedeniyle mezkur davada karar vermeye yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar vekili tarafından davacılar vekilinin sulh dilekçesine karşı sunulan 14/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Davanın taraflarının aralarında sulhe varmış olduklarından, sulh nedeniyle karar vermeye lüzum kalmadığını, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden olan hak ve alacaklarını almış olduklarından, yargılama gideri, vekalet ücreti dahil olmak üzere başkaca herhangi bir talepleri bulunmadığını, taraflar arasındaki sulh nedeniyle, karar vermeye yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davalı şirketin TTK 531. maddesi gereğince fesih koşullarının oluşup oluşmadığı ve feshinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin Fesih İstemli Ticari Şirket davasıdır. Davacılar vekili davalı şirketin fesih koşulları oluştuğundan davalı şirketin feshine karar verilmesini, aksi halde müvekkillerinin payları ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacının mevcut talepleriyle ilgili derdest davaların bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi hakkında, Mahkememizin 20/12/2024 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davanın türü ve niteliği gereği HMK 392/1 uyarınca takdiren 100.000,00-TL nakdi veya gayri nakdi teminat yatırıldığında davalı şirketin taşınmaz malvarlığının satış ve devrinin önlenmesi hususunda davalı şirketin taşınmazlarının tapu kayıtlarına tedbir konulmasına, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2025/725 Esas, 2025/851 Karar ve 22/05/2025 tarihli karar ilamı ile HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca, davalı vekilinin ihtiyati tedbire vaki itirazları haklı görüldüğünden ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne, Mahkememizin 20.12.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Dava konusu ihtilafın davalı şirketin TTK 531. maddesi gereğince fesih koşullarının oluşup oluşmadığı ve feshinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin fesih davasıdır. Davacı tarafça 10/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile karşı taraf ile sulh olduklarını, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini, bu sebeple sulh nedeni ile davada karar verilmesine yer olmadığında dair karar verilmesini, davalı taraf vekili ise 14/04/2026 tarihli dilekçesi ile sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmişlerdir. Her ne kadar davacı tarafça davalı şirketin haklı sebeple fesih koşulları oluştuğundan davalı şirketin feshine karar verilmesine, aksi halde müvekkillerinin payları ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına yönelik eldeki dava açılmışsa da, davacı vekili tarafından sunulan 10/04/2026 tarihli dilekçe ile; karşı taraf ile sulh olduklarını, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini, bu sebeple sulh nedeni ile davada karar verilmesine yer olmadığında dair karar verilmesini, davalı taraf vekili ise 14/04/2026 tarihli dilekçesi ile sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirdikleri anlaşıldığından tarafların sulh olması nedeni ile konusuz kalan dava hakkında HMK'nın 315/1 maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar tarafından açılan dava hakkında tarafların HMK'nın 313. maddesine göre sulh oldukları anlaşıldığından konusuz kalan dava hakkında HMK'nın 315/1 maddesi gereğince KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Harçlar kanunu gereğince, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulunduğundan, alınması gereken maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00-TL karar harcından davacılar tarafından yatırılan 59,30-TL peyin harcın mahsubu ile bakiye 428,70-TL karar harcının davacılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Taraflarca yargılama gideri talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4- Davacı tarafça vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından davacı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Davalı tarafça vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından davalı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/04/2026 Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*