T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/374 Esas KARAR NO :2026/294 DAVA:Ticari Şirket (Fesih olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma istemli) DAVA TARİHİ:30/05/2025 KARAR TARİHİ:07/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 30/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin iki ort…
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/374 Esas KARAR NO :2026/294 DAVA:Ticari Şirket (Fesih olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma istemli) DAVA TARİHİ:30/05/2025 KARAR TARİHİ:07/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 30/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin iki ortağından biri olup %30 hisseye sahip olduğunu, diğer ortak davalı ...'ün şirkette %70 hisseye sahip olduğunu, şirketi tek başına temsil , sevk ve idare ettiğini, davalı şirket yetkilisi ve %70 hissedarı davalı ...'ün davalı şirketteki faaliyetlerinde şirket müşterilerinden kendi şahsi hesaplarına paralar tahsil edip, şirkete ve müvekkiline ticari olarak zarar vermesi sonucu; müvekkili tarafından davalılar aleyhinde ihtarnameler keşide edildiğini, davalının müvekkiline şirketten hiç bir kar payı ödemediği gibi, şirketin ... reklam giderlerini sürekli müvekkilinin kredi kartlarından ödettiğini ve bu meblağları müvekkili davacıya iade etmediği gibi, bu hususu şirket resmi kayıtlarına işlemediğini, davacının icra takibi başlattığını, şirketin önceki hissedarı ...tarafından, şirketin vergi, sgk vb. resmi borçlarının ödenmesi için davalı ...'ün şahsi hesabına, 15,000.00TL ve 750,000.00TL havale gönderildiğini, davalının müvekkiline karşı yaptığı şikayette; Şirketin 200,000.00-USD'nın çalındığını beyan ettiğini, anılan meblağın kaynağının ve akıbetinin ne olduğu hakkında herhangi bir bilgi verilmediği gibi şirketin defter ve kayıtlarında da anılan meblağla ilgili herhangi bir kayıt olmadığını, davalının müvekkili hakkında koruma kararı aldırdığını, kararın kaldırıldığını, bu nedenlerden dolayı; davalı ...'ün davalı şirketi temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasına, davalı şirkete re'sen belirlenecek birinin kayyım atanmasına, ... ...Reklam San. Tic. Ltd. Şti.'nin internet sitesi olan www...com, sosyal medya sitelerine ... nezdindeki acenta belgesi ve logosunun gerek davalı şirket, gerek davalı ... ve gerekse üçüncü kişiler tarafından kullanılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıların bankamlardaki TL ve Döviz hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, şirketin kamu kurumlarına ve piyasaya olan bilimum borçlarından davalı ...'ün sorumlu olacağına, davalı ...'ün şahsi hesaplarına yaptırdığı havale ve transferler de dahil olmak üzere; Şirkete ait bilimum gelirlerin tespit edildikten sonra müvekkilinin kar payının doğmuş olduğu tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle davalılardan tahsili ile taraflarına ödenmesine, davalı şirketin haklı sebeple feshine ve şirketin güncel gerçek değeri tespit edilerek, bu değer üzerinden müvekkiline ayrılma akçesi ödenmesine, şirketin feshedilmemesi halinde; diğer ortak davalı ...'ün ortaklıktan çıkarılarak müvekkili tarafından ortaklığın devamının sağlanmasına veya müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi ve şirketin güncel gerçek değeri tespit edilerek, bu değer üzerinden müvekkiline ayrılma akçesi ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili tarafından sunulan tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının .... Noterliği ... yevmiye numaralı 22 Aralık 2023 tarihli ihtarnamesi ile kendisinin müvekkili şirkete hiç bir katkısının olmadığını, müvekkili şirketin işleyişi, alacak ve borçlarına ilişkin hiçbir bilgisi olmadığını kabul ettiğini, müvekkilinin basiretli bir tacirin kendisinden beklenecek tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davacının müvekkili aleyhine başlatmış olduğu .... İcra Dairesi' nin 2025/... Esas sayılı dosyasına itiraz ettiklerini, müvekkilinin ... Polis merkezinde 2024/... dosyası üzerinden yaptığı şikayette davacının kendisinden şikayetçi olduğunu, davacının müvekkili şirkete girerek 200.000 Dolar parayı çaldığını, şirketin önceki hissedarı ...tarafından ...' a ve ...' a devredildiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, mahkeme aksi kanaatteyse davacının ayrılmasına, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, Davalı şirketin Vergi kayıtları, Davalı şirketin SGK kayıtları, Davalı şirketin Esas sözleşmesi, Dekontlar, .... Noterliği ... yevmiye numaralı 22 Aralık 2023 tarihli ihtarnamesi, .... Noterliği'nin 20.11.2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, .... Noterliği' nin 20 Aralık 2024 tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... İcra Dairesi'nin 2025 /... Esas sayılı dosyası, .... Aile Mahkemesi' nin 04.11.2024 tarihli 2024/... D.iş sayılı dosyası, .... Aile Mahkemesinin 09.12.2024 tarihli ... sayılı dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... soruşturma sayılı dosyası, Banka hareketleri, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasının uyap üzerinden incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... ...Reklam San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine ... reklam ödemelerinden kaynaklı toplam 754.981,29-TL alacak için adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki şüpheliler ... ve ... hakkında şirket defterlerinin çalındığından bahisle hırsızlık suçundan yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği, müştekiler ... ve ... tarafından yapılan hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan daimi arama kararı verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 09/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin 2021-2022-2023 yıllarına ait yasal defterlerinin zayi olması sebebi ile inceleme yapılamadığı, davalı şirketin 2024-2025 (01-06ay) yıllına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Haklı sebeple fesih şartlarının gerçekleştiği, TTK. m. 636/no.3, cümle 2 uyarınca davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan, davalı şirketin aktiflerinin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin tespiti halinde davalı şirketin TTK m. 376 ve 377 hükümleri uyarınca iflasına da karar verilebileceği, ... ... San. Tic. Ltd Şti’nin 2025 yılına ait bilançosuna göre defter değerinin (-) 2.229.205,85 TL olduğu, Şirket’in net aktif değerinin 30.11.2025 itibarıyla (-) 2.229.205,85 TL olduğu, Davalı şirketin 30.11.2025 tarihli mali verilerine ve kaydi değerlere göre Öz Kaynaklarının- 2.229.205,85 TL olduğu ve şirketin TTK 376 kapsamında borca batık olduğu, Şirketin iflasına karar verilmesi halinde Tasfiye Değeri’nin ortaya çıkacağı ve İflas Dairesi tarafından hesaplanacağının sonuç ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı şirket aleyhine açılan davalı şirketin feshi olmadığı takdirde ayrılma payı değeri ödenerek şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. Davacı taraf şirket yetkilisi ve ortağı olan diğer davalı tarafından şirket gelirlerinin kendi malvarlığına geçirildiğinden, kar payı ödenmediğinden ve şirket zarara uğratıldığından davalı şirketin haklı nedenlerle feshi koşulları oluştuğundan davalı şirketin feshine karar verilmesini, aksi halde davalının ortaklıktan çıkarılmasına veya müvekkilin şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilerek tespit edilecek ayrılma payının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf kar paylarının davacı tarafa ödendiğini, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi hareket ettiğini, davacının iddialarının soyut olduğunu, davacı tarafın iddiaları haksız ve yersiz olup, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de Mahkememizin 30/05/2025 tarihli ara kararı ile Davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanmasına ve davalının temsil yetkisinin durdurulması, şirketin hesaplarına bloke konulması, şirketin internet ve sosyal medya hesaplarının kullanılmasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, davacı tarafça bu ara kararlara karşı istinaf yasa yoluna gidilmemiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; feshi istenilen davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasına kayıtlı ve ... ... Ticaret Ltd. Şti. unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin ... - İstanbul olduğu, şirketin ana sözleşme tescil tarihinin 07/06/2018 olduğu, şirket yetkilisinin ... olduğu, davacı ...'ın davalı şirkette %30 oranında pay sahibi olduğu ve şirketin merkezinin dava tarihi itibari ile ... / İstanbul adresinde bulunduğu anlaşıldığından hisse oranı itibariyle davacının dava açma hakkına sahip olduğu ve davanın yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; davacı açmış olduğu dava ile TTK'nın 636/3 maddesi gereğince haklı nedenlerle şirketin feshine karar verilmesini olmadığı takdirde TTK'nın 638/2 maddesi uyarınca ayrılma payı karşılığı ortaklıktan çıkma talep etmiştir. Davalı taraf ise ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığını, haklı nedenlerin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu kapsamda dava konusu ihtilaf Davalı şirketin davacı açısından haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı ve oluşmamışsa davacının ortaklıktan çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının ayrılma payının ödenip ödenmediği ve tespiti hususlarından kaynaklanmaktadır. Dava konusu ihtilafa ilişkin TTK'daki yasal düzenlemelere bakılacak olursa; Limited Şirkete ilişkin sona erme sebepleri başlığı altında yer alan TTK 636/3 maddesine göre; "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma başlığı altında düzenlenen TTK 638/2 maddesine göre; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller, tanık beyanları, ticaret sicil kayıtları, banka kayıtları, Sgk ve Vergi kayıtları, icra dosyası, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; Haklı sebeple fesih şartlarının gerçekleştiği, TTK. m. 636/no.3, cümle 2 uyarınca davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan, davalı şirketin aktiflerinin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin tespiti halinde davalı şirketin TTK m. 376 ve 377 hükümleri uyarınca iflasına da karar verilebileceği, ... ... San. Tic. Ltd Şti’nin 2025 yılına ait bilançosuna göre defter değerinin (-) 2.229.205,85 TL olduğu, Şirket’in net aktif değerinin 30.11.2025 itibarıyla (-) 2.229.205,85 TL olduğu, Davalı şirketin 30.11.2025 tarihli mali verilerine ve kaydi değerlere göre Öz Kaynaklarının- 2.229.205,85 TL olduğu ve şirketin TTK 376 kapsamında borca batık olduğu, Şirketin iflasına karar verilmesi halinde Tasfiye Değeri’nin ortaya çıkacağı ve İflas Dairesi tarafından hesaplanacağı görüşüne varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça TTK 636/3 ve 638/2 maddelerine dayalı haklı sebeple davalı şirketin feshi olmadığı takdirde pay değerinin ödenerek ortaklıktan çıkma istemine dayalı dava açıldığı, davalı tarafça davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davacının haksız olduğunu, şirketin feshi koşullarının oluşmadığı yönünde savunmada bulunmuş olup, dava konusu şirket limited şirket olup davacı ve davalının hissedar olduğu iki ortaklı bir şirkettir. Davacı taraf davalı diğer ortak ve yetkilinin şirketin gelirlerini kendi malvarlığına geçirdiği, şirketi zarara uğrattığı, bu şekilde davacı ve şirket zararına eylemlerde bulunduğu iddiasıyla eldeki haklı nedenle fesih istemine yönelik dava açılmıştır. TTK’da Limited şirkette haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplere de örnek madde metninde yer verilmemiştir. Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Hakim her somut olayda haklı sebep bunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir. Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebeplerde haklı sebep olarak ileri sürülebilir. Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sonuçlar gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir. Türk yargı kararlarında ise; Haklı sebep objektif veya sübjektif olabilir. Ana öge ortaya çıkan sebebin ortaklığın yaşamasını imkânsız hale getirmesidir. Her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddianın haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, gibi hususlar haklı neden olarak kabul edilebilir. Tedbir talebi yönünden; Mahkememizin 07/05/2026 tarihli son celsesinde, Davacı vekili tarafından davalı şirkete kayyım atanması, yöneticinin temsil yetkisinin kaldırılması, logosunun kullanılmasının ve banka hesaplarına tedbir konulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle davalı şirkette yönetim boşluğu bulunmaması nedeniyle ve tedbirin HMK 389 uyarınca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilmesi mümkün olduğundan davanın şirketin feshi olmadığı takdirde ortaklıktan çıkarma istemine yönelik olması nedeniyle tedbir talep edilen şirketin logosunun kullanılmaması ve banka hesaplarına tedbir konulması hususların davanın türü ve niteliği gereği uyuşmazlık konusu olmaması nedeni ile tedbir talebinin reddine oy birliği ile karar verilmiştir. Esas yönünden; Somut olay yönünden davalı şirketin incelenen sicil kayıtları, Vergi, Sgk kayıtları ve düzenlenen bilirkişi raporu ile şirketin mali durumu açısından borca batık durumda bulunduğu, davacı tarafın davalı şirketin feshine sebep olarak ileri sürdüğü hususların genellikle ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar olduğu, bu hususta taraflar arasında icra takibi, Aile Mahkemesi tedbir dosyası ve Savcılık soruşturma dosyası bulunduğu, bu nedenle davalı şirketin ortakları arasında ciddi anlaşmazlık ve husumet bulunduğu, toplanan deliller itibariyle ortakların bir araya gelmesinin imkan dahilinde olmadığı, şirketin finansal olarak borca batık olduğu, vergi borcunun bulunduğu, bilirkişi raporunda şirket müşterileri ile arasında bağlantı bulunmadığı belirtilmiş ise de banka hesap hareketlerine göre davalı ortak tarafından şirket faaliyetiyle ilgili ödemelerin kendi banka hesabı üzerinden tahsil edildiği anlaşılmış olup, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davalı şirketin haklı sebeple fesih koşullarının oluştuğu anlaşılmış ise de şirketin halen faal olması, vergi borcu nedeniyle kamu zararı oluşacağından, şirketteki ortaklık yapısı itibariyle faaliyetlerine devam etmesi halinde borca batıklıktan kurtulma ihtimali bulunması da göz önüne alınarak gerek feshin son çare olması ilkesi gerekse TTK 636/3 ikinci cümle uyarınca davacı ortağa payının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verme imkanı tanıyan alternatif çözüm yolu nedeniyle davalı şirketin feshi için yeterli koşullar oluşmadığı anlaşıldığından, davacı ortak ile diğer ortak arasında yaşanan fikir ayrılığı ve ciddi anlaşmazlıklar nedeniyle davacı ortak ile diğer ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelenmesi ve bunun davalı şirkete zarar vermesinden dolayı TTK 636/3 maddesinin ikinci cümlesindeki; Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir düzenlemesi kapsamında davacı şirketin ortaklık yapısı, davacı hissedarın şirketteki pay durumu, anlaşmazlıkların davacı ortak ile davalı diğer ortak arasında olması, davacı tarafın dava dilekçesi ile terditli olarak fesih olmadığı takdirde şirketteki payının gerçek değeri ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi yönündeki talebi ve feshin son çare olması ilkesi göz önüne alındığında davalı şirketin feshi yerine davacı şirket ortağının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş, benzer durumda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2026 tarih, 2025/3545 Esas, 2026/506 Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2024 tarih 2022/1042 Esas. 2024/1978 Karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere davalı şirketin borcu batık durumda olması nedeniyle davacının ayrılma akçesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davacının TTK 636/3 maddesi ikinci cümle uyarınca ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğinden davacı tarafın şirketin feshi ve tasfiyesi ile diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma istemine yönelik davada husumetin davalı şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğundan, davalı şirket ortağı ve yetkilisine husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket ortağı ve yetkilisi olan Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davacı tarafça davalı şirket aleyhine açılan terditli DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı ...'ın TTK'nın 636/3. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...-5 sicil numarasında kayıtlı davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti.'nin ORTAKLIĞINDAN ÇIKARILMASINA, Davalı şirketin borca batık olduğu tespit edildiğinden davacının ayrılma akçesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b) Davacının TTK 636/3 maddesi ikinci cümle uyarınca ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğinden davacı tarafın davalı şirketin feshi ve tasfiyesi ile diğer taleplerinin reddine, c) Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2- Karar kesinleştiğinde sicilde tescil ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 3- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken maktu 732,00-TL karar harcından mahsubu bakiye 116,60-TL karar harcının davalı şirketten tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafça yargılama sırasında yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç ile sarfına mecbur kalınan 12 adet tebligat-posta gideri 142,50-TL, bilirkişi ücreti 27.000,00-TL olmak üzere toplam 28.373,30-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine, 5- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalı ... yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2026 Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*